beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan
Bugun...


Ahmet yoldaş

facebook-paylas
AİLEDE İSTİŞARE: HUZURUN VE BEREKETİN ANAHTARI
Tarih: 08-09-2026 00:01:00 Güncelleme: 08-09-2026 00:01:00


 

İstişarenin en çok gerekli olduğu yerlerden biri hiç şüphesiz ailedir. Çünkü aile, toplumun çekirdeğidir.

Ailede alınan kararlar sadece bugünü değil, çocukların geleceğini ve toplumun yarınını da şekillendirir.

Ne yazık ki günümüzde birçok ailede istişare kültürü zayıflamıştır. Bazı eşler, "Ben erkeğim, kararı ben veririm." anlayışıyla hareket ederken; bazıları da eşinin fikrine değer vermemektedir.

Oysa İslam, aileyi tek kişinin yönettiği bir kurum değil; sevgi, merhamet ve istişare üzerine kurulu bir yuva olarak görmektedir.

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), aile içinde hanımlarıyla istişare eder, onların görüşlerine değer verirdi. Bunun en güzel örneklerinden biri Ümmü Seleme validemizin Hudeybiye sırasında verdiği hikmetli tavsiyedir. Sahâbîler kurbanlarını kesmekte tereddüt edince, Ümmü Seleme validemiz, "Ey Allah'ın Resûlü! Sen kimseye bir şey söylemeden kurbanını kes ve tıraş ol. Seni görünce onlar da seni takip edeceklerdir." dedi. Peygamber Efendimiz bu görüşü uyguladı ve sahâbîler de hemen onu takip ettiler. Böylece büyük bir kriz, hikmetli bir istişare sayesinde çözüldü.

Bu olay, kadınların görüşüne değer verilmesi gerektiğini ve aile içi istişarenin sünnet olduğunu açıkça göstermektedir.

İstişarenin ilk mektebi ailedir. Çünkü aile, toplumun temelidir. Evinde istişare kültürü olmayan bir insanın toplumda istişare kültürü oluşturması kolay değildir.

Kur'an, Hz. İbrahim ile oğlu Hz. İsmail arasında geçen çok önemli bir konuşmayı anlatır. Hz. İbrahim, gördüğü rüyayı oğluna aktararak:

"Yavrucuğum! Rüyamda seni kurban ettiğimi görüyorum. Bir düşün, senin görüşün nedir?" (Sâffât, 37/102) der.

Burada üzerinde düşünülmesi gereken çok önemli bir incelik vardır: Hz. İbrahim, Allah'ın emrine teslimiyet konusunda tereddüt etmiyordu. Fakat oğluyla konuşuyor, onun gönlünü alıyor ve onu karar sürecine muhatap ediyordu.

Bu, anne-babalara büyük bir eğitim dersidir.

Çocuğunun fikrini soran baba, çocuğuna sadece söz hakkı vermez; ona sorumluluk da kazandırır.

Ailede çocukların da yaşlarına ve anlayışlarına uygun meselelerde dinlenmesi gerekir.

"Sen daha çocuksun, sus!" anlayışıyla büyüyen çocuk, zamanla ailesiyle konuşmayı bırakabilir.

Ama fikri sorulan çocuk: "Ben bu ailenin bir parçasıyım." duygusunu kazanır.

Gençlerin fikirlerini dinlemek, onların her söylediğini kabul etmek değildir. Dinlemek başka, kabul etmek başkadır.

Önemli olan çocuklarımızı susturmak değil, onlara doğru düşünmeyi öğretmektir.

Ev alınırken, çocukların eğitimi planlanırken, taşınma kararı verilirken, maddî harcamalar yapılırken, hatta çocukların evliliği gibi önemli meselelerde aile fertlerinin görüşü alınmalıdır.

İstişare edilen eş, kendisini değerli hisseder; fikrine başvurulan çocuk ise sorumluluk duygusu kazanır. Böylece aile içinde sevgi, güven ve aidiyet duygusu güçlenir.

Elbette ailede her karar oylama ile alınacak değildir. Ailenin sorumlulukları ve görevleri vardır. Fakat sorumluluk sahibi olmak, eşinin fikrini küçümsemek anlamına gelmez.

Baskının olduğu evde korku büyür; istişarenin olduğu evde ise güven yeşerir. Emrin hâkim olduğu ailelerde gönüller uzaklaşabilir; ancak istişarenin hâkim olduğu ailelerde kalpler birbirine yaklaşır.

Bir kadının görüşünü dinlemek erkeğin otoritesini azaltmaz; aksine ailede hikmetin ortaya çıkmasına vesile olabilir.

Bugün boşanmaların, aile içi kırgınlıkların ve kuşak çatışmalarının önemli sebeplerinden biri de birbirini dinlememek ve ortak aklı terk etmektir.

Oysa Kur'an'ın ve sünnetin gösterdiği yol, konuşmak, dinlemek, anlamaya çalışmak ve sonunda ortak bir karara varmaktır.

Unutmayalım ki güçlü aileler güçlü toplumları; güçlü toplumlar ise güçlü medeniyetleri inşa eder. Güçlü ailelerin temelinde de sevgiyle birlikte istişare vardır.

İstişare, sadece fikir almak değildir; Allah'ın emrine teslim olmak, nefsin "ben bilirim" hastalığını tedavi etmektir. Mümin, karar verirken hem Rabbine dua eder hem de ehil kimselerle istişare eder. Çünkü hikmet, çoğu zaman ortak akılda gizlidir.

Geliniz; ailemizde, istişareyi yeniden ihya edelim. Kendi görüşümüzü mutlak doğru görmek yerine hakkın ortaya çıkmasını hedefleyelim. O zaman kararlarımız daha isabetli, hizmetlerimiz daha bereketli, birlik ve beraberliğimiz daha güçlü aile fertlerimiz daha mutlu be başarılı olacaktır.

Allah Teâlâ bizleri Kur'an ve sünnetin rehberliğinde hareket eden, nefsinin değil hakkın peşinden giden, istişareyi hayatının ayrılmaz bir parçası hâline getiren kullarından eylesin.

Kalplerimizi birlik üzere birleştirsin, işlerimize bereket, kararlarımıza isabet, hizmetlerimize ihlas nasip etsin. Âmin.

 

Ahmet YOLDAŞ

 



Bu yazı 889 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI