beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan
Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
Diyarbakır Artık Beklememelii!..
Tarih: 07-09-2026 00:05:00 Güncelleme: 07-09-2026 00:05:00


 

Sorunlar haber olduktan sonra mı görülecek?

Diyarbakır’ın artık alkıştan çok hesap sormaya, açıklamadan çok icraata ihtiyacı var.

Songül abla için ortaya konulan dayanışma, devlet kurumlarının hızlı biçimde harekete geçmesi ve toplumun duyarlılık göstermesi elbette önemli.

Özellikle olayın ilk anından itibaren Diyarbakır Valiliğinin devreye girerek ilgili kurumları harekete geçirmesi, kamu kurumlarının koordineli çalışabileceğini göstermesi açısından takdire değerdir.

Sağlık kurumlarının müdahalesi, Aile ve Sosyal Hizmetler birimlerinin devreye girmesi ve Diyarbakır’daki sivil toplum girişimlerinin harekete geçmesi önemli bir dayanışma örneğidir.

Ama burada duramayız.

Asıl soru şimdi başlıyor:

Diyarbakır’da kurumlar ve siyasiler sorunları ancak olay kamuoyuna yansıdıktan sonra mı görecek?

Songül abla üzerinden herkes kendisine bakmalı.

DİKO Başkanı’nın Songül abla olayında harekete geçmesi önemlidir.

 Ancak kamuoyunun sormaya hakkı olan bir soru var.

Songül abla yıllardır Sur’da yaşıyor. İş yerinizin hemen yanı başında yaşayan bir insanın yaşadığı sıkıntılar bugüne kadar neden görülmedi?

Bugün gösterilen duyarlılık neden daha önce gösterilmedi?

İnsanların sorunları ancak kameralar önüne çıktığında mı fark ediliyor?

Yoksa “sağ elin yaptığını sol elin duymaması” anlayışıyla mı hareket ediliyor?

Dayanışmanın değeri, olay gündem olduktan sonra ortaya çıkmasında değil; kimse görmeden, kimse bilmeden, ihtiyaç sahibinin yanında olabilmektedir.

Bu nedenle herkes kendi vicdanına şu soruyu sormalı:

“Ben bu insanın yanında daha önce neden yoktum?”

Bu soru yalnızca DİKO Başkanı’na değil, bu şehirde söz sahibi olan herkese sorulmalıdır.

Devlet kurumları harekete geçti, peki bundan sonrası?

Valiliğin hızlı refleksi önemliydi. Sağlık kurumlarının ve sosyal hizmet birimlerinin devreye girmesi de önemliydi.

Fakat devletin görevi yalnızca kriz çıktığında müdahale etmek değildir.

Asıl başarı, kriz çıkmadan önce önlem almaktır.

Diyarbakır’da sosyal sorunları artık günübirlik ele alamayız. Bir vatandaşın yaşadığı dramı haber olduktan sonra konuşup birkaç gün sonra unutamayız.

Bu olay bir başlangıç olmalı.

Diyarbakır Valiliği öncülüğünde ilgili kurumlar, belediyeler, sağlık kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum örgütleri ve meslek kuruluşları bir araya gelmeli; kentin sosyal sorunlarını masaya yatırmalıdır.

İntihar vakaları alarm veriyor.

Diyarbakır’da son dönemde intihar vakalarıyla ilgili haberlerin artması, artık alarm zillerinin çaldığını gösteriyor.

Burada kimse sorumluluğu birbirinin üzerine atmasın.

Bu mesele ne sadece sağlık kurumlarının ne belediyelerin ne de sosyal hizmet kurumlarının meselesidir.

Bu, Diyarbakır’ın ortak meselesidir.

Bir insan hayatını kaybettikten sonra “neden oldu?” diye sormak kolaydır.

Zor olan, o insanı hayatta tutacak mekanizmaları olay gerçekleşmeden kurmaktır.

Diyarbakır’ın artık bu konuda ciddi bir sosyal destek ve önleme politikası oluşturması gerekiyor.

Okullar açılıyor, ulaşım sorunu kapıda

Önümüzde yeni bir eğitim dönemi var. Uyum haftasıyla birlikte binlerce birinci sınıf öğrencisi okulla tanışacak.

Peki Diyarbakır hazır mı?

Veliler çocuklarını okula nasıl götürecek?

Yoğun olan kent trafiği okul servisleri, özel araçlar ve toplu taşıma yoğunluğuyla daha da sıkışacak.

Bunu herkes şimdiden görüyor.

O halde neden son gün bekleniyor?

Belediye, Karayolları ve ilgili bütün kurumlar bugünden masaya oturmalı.

Trafik akışı, kavşaklar, okul çevreleri, toplu taşıma ve servis güzergâhları yeniden değerlendirilmelidir.

Tedbir almak için kazayı beklemek, sorun çıkmasını beklemek, hastanenin açılmasını beklemek zorunda değiliz.

Şehir Hastanesi açılmadan ulaşım planı hazır olmalı

Diyarbakır Şehir Hastanesi açılmadan önce ulaşım meselesi çözülmelidir.

Hastane açıldıktan sonra “ulaşım sorunu var” demenin kimseye faydası olmaz.

Bu hastaneye günde binlerce insanın gideceği belli.

Peki ulaşım nasıl sağlanacak?

Toplu taşıma nasıl işleyecek?

Kavşaklar yeterli mi?

Alternatif güzergâhlar hazır mı?

Trafik yükü nasıl dağıtılacak?

Bunların hepsi bugünden hesaplanmalıdır.

Sorumluluk belediyedeyse belediye, Karayollarındaysa Karayolları, başka bir kurumdaysa o kurum harekete geçmelidir.

Kimse sorumluluğu birbirinin üzerine atmasın.

Diyarbakır halkı mazeret değil, çözüm bekliyor.

Sadece Batı Çıkışı'na yüklenerek bu mesele çözülemez.

Hastanenin çevresinde alternatif bağlantılar, kavşak düzenlemeleri ve toplu taşıma planlaması yapılmalıdır.

İkinci şehir hastanesinde yine geç kalmayalım

Diyarbakır’ın ikinci şehir hastanesi konusunda da aynı rehavete düşmemesi gerekiyor.

Yer tespiti bugün yapılmalı.

Arazi bugün belirlenmeli.

Tahsis işlemleri bugün başlatılmalı.

Yatırım programı için gerekli girişimler bugün yapılmalı.

Yarın başka bir şehir bu yatırımı aldığında “Neden Diyarbakır’a yapılmadı?” diye konuşmanın hiçbir anlamı kalmaz.

Diyarbakır’da arazi bulunur.

Mesele arazi değil.

Mesele irade, takip ve işi sonuna kadar götürecek siyasi kararlılıktır.

Milletvekilleri sahaya inecekse gerçekten sahaya insin.

AK Parti Diyarbakır milletvekillerinin sahaya inmesi elbette değerlidir.

Sahaya inmek, birkaç ziyaret yapıp fotoğraf vermek değildir.

Sahaya inmek; vatandaşın derdini dinlemek, sorununu takip etmek ve çözülene kadar peşini bırakmamaktır.

Songül abla olayında da bu açıdan ciddi soru işaretleri vardır.

Suna Hanım’ın bu süreçte geç kalması ve hâlâ hastanede Songül ablayı ziyaret etmemiş olması kamuoyunda ister istemez soru işaretleri yaratmaktadır.

Özellikle kadın dayanışmasının konuşulduğu bir olayda, kadınların birbirine sahip çıkması çok daha anlamlı olurdu.

Siyasetçinin görevi sadece seçim zamanı vatandaşın kapısını çalmak değildir.

İhtiyaç olduğunda vatandaşın yanında olmak, asıl siyasi sorumluluk budur.

Diyarbakır’ın artık beklemeye tahammülü yok.

Diyarbakır’ın çok fazla sorunu var.

Çözümü olmayan sorunu yok.

Yeter ki kurumlar birbirini beklemesin.

Yeter ki siyasetçiler açıklama yapmakla yetinmesin.

Yeter ki sivil toplum kuruluşları yalnızca gündem olduğunda ortaya çıkmasın.

Yeter ki şehirde ortak akıl oluşsun.

Songül abla olayında ortaya çıkan dayanışma ruhu, Diyarbakır için önemli bir fırsattır.

Devlet hızlı hareket edebiliyor.

Toplum duyarlı davranabiliyor.

Sivil toplum harekete geçebiliyor.

O halde bunu kalıcı hale getirelim.

İntihar vakalarına karşı önlem alalım.

Okullar açılmadan ulaşım sorununu çözelim.

Şehir Hastanesi açılmadan ulaşım altyapısını hazırlayalım.

İkinci şehir hastanesinin yerini şimdiden belirleyelim.

Siyasetçiler gerçekten sahaya insin.

Kurumlar sorumluluk almaktan kaçmasın.

Ve en önemlisi:

Diyarbakır’da bir insanın derdini duyabilmek için o derdin önce gazeteye, televizyona veya sosyal medyaya düşmesini beklemeyelim.

Çünkü gerçek dayanışma, herkes gördükten sonra değil, kimse görmeden başlar.

Diyarbakır’ın artık beklemeye değil, harekete geçmeye ihtiyacı var.



Bu yazı 5281 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI