Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
DARBE DEMOKRASİ ÖZGÜRLÜK(???)
Tarih: 28-04-2026 00:04:00 Güncelleme: 28-04-2026 00:04:00


 

Darbe artık tankların gölgesinde gelmiyor.

 Üniformalı gövdelerin, karanlık gecelerde köprüleri tutmasının yerini; daha sessiz, daha sinsice ilerleyen bir tahakküm aldı. 

Bugünün darbeleri, manşetlerde değil satır aralarında, meydanlarda değil zihinlerin içinde kuruluyor.

Bir zamanlar "Darbe" dediğimizde akla ilk gelen şey, 1980 Turkish coup d'état gibi açık ve yıkıcı kırılmalardı.

 Ardından “Postmodern” diye adlandırılan süreçler yaşandı; 1997 Turkish Military Memorandum gibi. 

Silah geri çekildi, ama vesayet başka biçimlere büründü. 

Bugün ise darbe, kılık değiştirerek hayatın en sıradan anlarına sızıyor.

Demokrasi… 

Kulağa ne kadar da temiz, ne kadar da masum geliyor.

 "Demokrasi" dediğimiz düzen, eğer denetimsiz bırakılırsa, çoğunluğun zorbalığına, güçlünün tahakkümüne dönüşebilir.

 Sandık, adaletle beslenmezse sadece bir ritüel olur. 

Oy pusulası, hakikatin değil gücün aracına dönüşür.

Dünyaya bakın. 

Büyük devletler, özgürlük ve insan hakları söylemleriyle sınırları aşarken, aslında kendi nüfuz alanlarını genişletiyor. 

Bu, klasik bir işgal değil; bu, soft power ile kurulan bir hâkimiyet.

 Kültürle, ekonomiyle, medya ile örülen görünmez bir ağ. 

Adı ,"Demokrasi" olabilir, ama özü çoğu zaman güç mücadelesidir.

Türkiye, bu hikâyenin dışında değil. Belki tanklar sustu, bildiriler okunmuyor. Başka bir gerçek yükseliyor: Adaletin terazisi kimin elindeyse, güç de onun elinde toplanıyor. Hukuk, tarafsızlığını yitirdiği an; en sessiz darbe gerçekleşmiş olur.

O andan itibaren kimse güvende değildir, kimse eşit değildir.

Asıl mesele şudur: Darbe sadece bir yöntem değil, bir zihniyettir. 

O zihniyet, fırsat bulduğu her yerde kendine yeni bir kılıf bulur. 

Bazen üniforma giyer, bazen kravat takar, bazen de “halkın iradesi” diye konuşur.

Bu yüzden mesele, sadece darbeye karşı olmak değil; her türden güç istismarına karşı uyanık olmaktır.  

Bir sabah uyandığımızda özgürlüklerimizin elimizden alındığını değil, çoktan teslim ettiğimizi fark ederiz.



Bu yazı 338 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI