Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
YERİNDE SAY DİYARBAKIR!..
Tarih: 29-04-2026 00:04:00 Güncelleme: 29-04-2026 00:04:00


 


Diyarbakır’ın sorunlarını yıllardır konuşuyoruz.

Belli ki konuşmak yetmiyor. 

Bu kez sözü doğrudan sahaya, yani bu şehirde yaşayan vatandaşa bırakalım.

İhbar hattına gelen bir mesaj, aslında uzun uzun analiz yapmaya gerek bırakmıyor. 

Çünkü anlatılanlar bir şikâyetten öte, bir yönetim fotoğrafıdır.

Cumartesi günü Ofis Sanat Sokağı’nda kurulan sözde Gastronomi Fuarı… 

Adı “Gastronomi”, ama ortada ne düzen var ne denetim.

 Açıkta satılan ürünler, gelişi güzel kurulmuş tezgâhlar, hijyenden tamamen uzak bir ortam.

 Sabah saatlerinde tablo daha da netleşiyor: Kılık kıyafet, temizlik, düzen…

 Hiçbiri yok.

 Peki soralım: 
-Bu şehirde halk sağlığını denetleyen bir mekanizma gerçekten var mı?

Pazar günü Sur’da manzara değişmiyor, aksine daha da ağırlaşıyor. 

Sokak başları adeta parsellenmiş.

 Değnekçiler her köşeyi tutmuş, ara sokaklar otoparka çevrilmiş.

 Kaldırımlar işgal altında; çay ocakları ve kıraathaneler sokağın ortasına taşmış.

 Tatlıcılar, ciğerciler, seyyar satıcılar… 

Herkes kendi düzenini kurmuş, ama ortada bir “şehir düzeni” yok.

 Gürültü, kalabalık ve düzensizlik içinde bir keşmekeş.

Trafik mi? 

O zaten tamamen kendi hâline bırakılmış.

 Minibüsçüler istedikleri yerde duruyor, istedikleri gibi hareket ediyor. 

Ne bir kontrol var ne bir yaptırım.

 Kurallar sadece kâğıt üzerinde var gibi.

Dağkapı’da yıllardır tartışılan seyyar satıcı meselesi ise tam anlamıyla bir ibretlik tablo. 

Onca tartışma, onca müdahale…

 Sonuç? 

Hiçbir şey değişmemiş.

 Aynı kalabalık, aynı düzensizlik. 

"Turizm kenti" denilen bir şehir, kontrolsüz bir açık hava pazarına dönüşmüş durumda.

Trafik polisleri ise sadece mesai çıkış saatlerinde görünür oluyor.

 O da düzen sağlamak için değil, ceza yazmak için. 

Günün geri kalanında ortada bir denetim göremiyorsunuz. 

Bu mu kamu düzeni anlayışı?

İşin daha düşündürücü tarafı ise yöneticilerin öncelikleri. 

Cuma günü camide imamın minberden vali için övgüler dizmesi, il müftüsünün aynı çizgide olması… 

Bu tablo, yönetim anlayışının nerede durduğunu sorgulatıyor.

 Belediye tarafında ise farklı bir manzara yok: Çokluk var, ama etki yok. Görünürlük var, ama icraat yok.

Bütün bu parçaları birleştirdiğinizde ortaya çıkan resim net: Diyarbakır, denetimsizliğin ve ilgisizliğin gölgesinde savruluyor. 

Kuralların uygulanmadığı, sorumluların görünmediği bir şehirde düzen kendiliğinden oluşmaz. 

Aksine, her geçen gün biraz daha çözülür.

Soru basit ama ağır: Bu şehir gerçekten yönetiliyor mu, yoksa sadece idare mi ediliyor?



Bu yazı 303 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI