|
Tweet |
İshak Özer
Hasat döneminin sona ermesiyle birlikte tarım arazilerinde gündeme gelen anız yangınları, elektrik dağıtım şebekesi, tarımsal üretim ve çevre açısından ciddi risk oluşturuyor. Dicle Elektrik, kontrolsüz şekilde çıkarılan yangınların rüzgârın etkisiyle kısa sürede geniş alanlara yayılabildiğine dikkat çekerek, vatandaşları anız yakımına karşı uyardı.
Şirketin verilerine göre, dağıtım bölgesinde son iki yılda yaklaşık 250 elektrik direği anız yangınlarından zarar gördü. Yangınların şebeke teçhizatında meydana getirdiği hasarlar ile elektrik kesintileri nedeniyle tüketicilere ulaştırılamayan enerjinin maliyetinin yaklaşık 5 milyon TL seviyesine ulaştığı bildirildi.
Alevler elektrik hatlarına ulaşıyor
Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, anız yangınlarının elektrik altyapısında ciddi hasara yol açabildiğini belirterek, “Asıl mesele yalnızca maddi kayıp değil” mesajı verdi.
Arvas'ın verdiği bilgilere göre alevlerin elektrik hatlarına ulaşması halinde direklerin yanı sıra iletkenler, izolatörler ve bağlantı ekipmanları da zarar görebiliyor. Yangının can ve mal güvenliği açısından risk oluşturduğu durumlarda ise şebekenin güvenli hale getirilmesi amacıyla enerji kesintisi uygulanabiliyor.
Yangının kontrol altına alınmasının ardından ekiplerin hasar tespit çalışması yaptığını belirten Arvas, zarar gören ekipmanların onarıldığını veya yenilendiğini söyledi. Direklerin kullanılamaz hale geldiği durumlarda ise yeni direklerin dikilmesi, iletkenlerin yeniden çekilmesi ve bağlantıların tamamlanması gerekiyor.
Arvas, kontrolsüz başlayan tek bir anız yangınının binlerce tüketicinin enerji arzını riske atabileceğine dikkat çekerek, anız yakımının enerji arz güvenliği ve sürdürülebilirlik açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bir dekar tarlada 1,5 kilogram azot kayboluyor
Anız yangınlarının faturası yalnızca elektrik altyapısıyla sınırlı değil. Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından paylaşılan verilere göre, bir dekar arazide yaklaşık 300 kilogram sapın yakılması sonucunda bitkilerin gelişimi için gerekli yaklaşık 1,5 kilogram saf azot kaybediliyor.
Toprakta kaybedilen bu besin maddelerinin yeniden kazandırılması için yaklaşık 7 kilogram kimyasal gübreye ihtiyaç duyuluyor. Hektar bazında hesaplandığında ise kayıp 15 kilogram saf azot ve yaklaşık 70 kilogram kimyasal gübreye denk geliyor.
Bu durum, anız yakımının yalnızca yangın riski oluşturmadığını, aynı zamanda toprağın verimliliği ve gelecek üretim dönemleri açısından da önemli sonuçlar doğurabildiğini ortaya koyuyor.
Toprağın görünmeyen canlıları da zarar görüyor
Anız yakımının toprağa verdiği zarar besin kaybıyla da sınırlı kalmıyor. Harran Üniversitesi tarafından araştırma arazilerinde yapılan bilimsel çalışmada, anız yakımı sonrasında özellikle toprağın ilk 0-3 santimetrelik bölümündeki mikroorganizma faaliyetlerinin olumsuz etkilendiği belirlendi.
Toprağın biyolojik yapısında önemli rol oynayan mikroorganizmaların zarar görmesi, anız yangınlarının etkisinin yangının söndürülmesiyle sona ermediğini gösteriyor.
Rüzgâr yangını büyütüyor
Hasat sonrasında yakılan anızlar, özellikle rüzgârlı havalarda kısa sürede geniş alanlara yayılabiliyor. Tarlada başlayan yangınlar; yerleşim alanlarına, doğal yaşam alanlarına ve elektrik dağıtım hatlarına ulaşarak daha büyük risklere neden olabiliyor.
Dicle Elektrik, özellikle elektrik dağıtım hatlarının bulunduğu bölgelerde kontrolsüz ateş yakılmaması çağrısında bulundu. Şirket, anız yangınlarının önlenmesinin tarım topraklarının korunmasının yanı sıra can ve mal güvenliği, doğal yaşam ve enerji arzının kesintisiz sürdürülmesi açısından da önem taşıdığını vurguladı.
Yetkililerin uyarısı net: Tarlada yakılan anızın dumanı kısa sürede kaybolsa da, toprağa, doğaya ve enerji altyapısına bıraktığı zarar uzun süre devam edebiliyor.