|
Tweet |
Vedat Kardaş
İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ile kayıp yakınlarının, Bağlar ilçesindeki Koşuyolu Parkı içerisinde bulunan Yaşam Hakkı Anıtı önünde düzenlediği oturma eylemine çok sayıda kişi katıldı.
Etkinlikte, 1990’lı yıllarda yaşanan faili meçhul cinayetler, zorla kaybetmeler ve insan hakları ihlallerinin aydınlatılması talebi bir kez daha dile getirildi. Kayıp yakınları, yıllardır sürdürdükleri mücadelede adaletin sağlanmasını ve kayıpların akıbetinin açıklanmasını istedi.
Programa, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, DBB Meclisi Eşsözcüleri Demet Ceylan ve Ayhan Karatekin, milletvekilleri, ilçe belediye eşbaşkanları, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.
Etkinlikte konuşan Serra Bucak, kayıp yakınlarının yürüttüğü mücadelenin yalnızca ailelerin değil, toplumun ortak hafızası açısından da büyük önem taşıdığını söyledi. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi olarak kayıp ailelerinin yanında olmaya devam edeceklerini belirten Bucak, verilen mücadelenin büyütülerek sürdürüleceğini ifade etti.
Bucak, dünyanın farklı ülkelerinde kayıp yakınlarının yürüttüğü hakikat mücadelelerine dikkat çekerek, Arjantin’de diktatörlük döneminde kaybedilen çocukları için mücadele eden Plaza de Mayo Anneleri ile Türkiye’de yıllardır Galatasaray Meydanı’nda adalet talep eden Cumartesi Anneleri arasında benzerlik kurdu. Diyarbakır’da 900 haftadır sürdürülen nöbetin de aynı hakikat arayışının bir parçası olduğunu vurgulayan Bucak, “Kayıp yakınlarının ve faili meçhul cinayetlerde yaşamını yitirenlerin ailelerinin tuttuğu nöbet, bu ülkenin hakikatidir” dedi.
Konuşmasında özellikle 1990’lı yıllarda bölgede yaşanan faili meçhul cinayetlere değinen Bucak, devletin ve siyasetin geçmişte yaşananlarla yüzleşmesi gerektiğini söyledi. Hakikat mücadelesinin insan hakları savunucuları ve kayıp yakınlarının kararlılığıyla sürdüğünü ifade eden Bucak, şunları kaydetti:
“90’lı yılların karanlık güçlerinin ve siyasetinin ne yazık ki bugünleri aydınlatmaya cesareti yok. Ama bu cesaret kayıp yakınlarında, annelerimizde, insan hakları alanında çalışma yürütenlerde ve hak mücadelesi veren toplumumuzda var. Kürt ve Türk halkında bu cesaret var. Bu aydınlığı bizler getireceğiz. Bu karanlık dönemi bizler aydınlatacağız.”
Kayıp yakınlarının yaklaşık 17 yılı aşkın süredir her cumartesi günü Koşuyolu Parkı’nda bir araya geldiğini hatırlatan Bucak, bu mücadelenin yeni kuşaklar tarafından sahiplenilmesi gerektiğini söyledi. Özellikle gençlere çağrıda bulunan Bucak, adalet nöbetinin daha geniş kitlelere ulaşmasının önemine dikkat çekti.
Kayıp yakınlarının hâlâ yakınlarının mezar yerlerine ve kemiklerine ulaşamadığını ifade eden Bucak, toplumun bu konuda daha güçlü bir dayanışma göstermesi gerektiğini belirtti. Gençlerin anma etkinliklerine katılarak hakikat mücadelesine öncülük etmesini isteyen Bucak, “Kalabalığı büyütelim” çağrısında bulundu.
Diyarbakır’daki kayıp yakınlarının oturma eylemi, Türkiye’de insan hakları mücadelesinin en uzun soluklu sivil eylemlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Her hafta düzenlenen etkinliklerde, gözaltında kaybedilen ya da faili meçhul cinayetlerde yaşamını yitiren kişilerin hikâyeleri kamuoyuyla paylaşılıyor; sorumluların yargılanması ve hakikatlerin açığa çıkarılması talep ediliyor.
900’üncü hafta etkinliği de yapılan konuşmalar ve anmaların ardından sona erdi.