Bir zamanlar Mavi Marmara vardı…
Gazze’ye yalnızca yardım değil, insanlığın vicdanını taşımıştı.
Bugün ise aynı ruh, aynı inanç ve aynı vicdan başka bir isimle yeniden Akdeniz’e açıldı: SUMUD Filosu.
Çünkü Gazze’de yaşananlar artık yalnızca bir coğrafyanın meselesi değildir.
Bu mesele; insanlığın susup susmayacağının, vicdanın tamamen ölüp ölmediğinin sınavıdır.
Küresel Sumud Filosu, dünyanın farklı ülkelerinden gelen yüzlerce vicdan sahibi insanın ortak çağrısına dönüştü. Amaçları silah taşımak değil; çocuklara mama, hastalara ilaç, insanlara umut ulaştırmaktı. Filoda farklı ülkelerden yüzlerce aktivistin yer aldığı ve Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı hedeflediği belirtildi.
MAVİ MARMARANIN GÖLGESİ HALA AKDENİZDE
Mavi Marmara yalnızca bir gemi değildi.
O gün dökülen kan, Gazze’nin unutulmaması için tarihe düşülen bir nottu.
Aradan yıllar geçti. Dünya değişti. Siyaset değişti. Dengeler değişti.
Ama Gazze’de ölen çocukların kaderi değişmedi.
SUMUD Filosu işte bu yüzden önemlidir. Çünkü bu filo, “Biz hâlâ buradayız” diyen vicdanların sesidir.
Belki dünyanın süper güçleri sessiz kaldı…
Belki uluslararası kuruluşlar sadece açıklama yapmakla yetindi…
Ama halkların vicdanı yine denize açıldı.
DİYARBAKIR'DAN GAZZE'YE UZANAN VİCDAN KÖPRÜSÜ
Bu filoda Diyarbakır’dan bir isim de vardı: İnsan hakları aktivisti ve sendikacı Ramazan Tekdemir.
Tekdemir’in bu yolculuğa katılması, aslında Anadolu insanının Gazze’yi yalnızca televizyon ekranlarından izlemediğini gösterdi. O, Gazze’de yaşanan dramı yalnızca siyasi bir mesele değil, insani bir sorumluluk olarak gördü.
Filoya yönelik müdahalenin ardından bir süre kendisinden haber alınamaması Diyarbakır’da büyük endişe oluşturdu. Yapılan açıklamalarda, filoya uluslararası sularda müdahale edildiği ve bazı aktivistlerin alıkonulduğu ifade edildi.
Daha sonra Türkiye’ye dönen Tekdemir’in anlattıkları ise olayın boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Yardım filosunun tamamen sivil amaç taşıdığını, gemilerde insani yardım malzemeleri bulunduğunu ve müdahalenin uluslararası sularda gerçekleştiğini ifade etti.
SUMUD NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
Çünkü SUMUD, sadece birkaç tekneden oluşan bir organizasyon değildir.
SUMUD;
- Sessiz kalan dünyaya karşı bir itirazdır,
- Abluka altındaki çocuklara uzanan bir eldir,
- Korkuya rağmen geri adım atmayan insanların adıdır.
Bugün Gazze’de insanlar yalnızca bombalarla değil; açlıkla, susuzlukla, ilaçsızlıkla mücadele ediyor. Böyle bir tabloda yardım filoları sadece lojistik değil, aynı zamanda psikolojik ve vicdani bir anlam taşıyor.
Ve belki de bu yüzden engelleniyorlar.
ASIL KAZANAN KİM OLDU?
Gemiler durdurulmuş olabilir.
Aktivistler alıkonulmuş olabilir.
Ama dünya bir şeyi yeniden gördü:
Gazze hâlâ unutulmadı.
Bugün SUMUD Filosu, Mavi Marmara’dan sonra Akdeniz’de yükselen en güçlü vicdan çağrılarından biri olarak hafızalara kazındı.
Çünkü bazı insanlar rahatını değil, insanlığı seçer.
Bazı gemiler yük değil, onur taşır.
Ve bazı yolculuklar limana ulaşmasa bile tarihe ulaşır. Surda gedik, Limanda iman gibi açılır...
Selam ve Sevgilerimle...
Mehmet KARAKAŞ
mkarakas112@gmail.com