Bugun...


MD Eyüphan Kaya

facebook-paylas
Mesleğine İhanet Edenler Üzerine
Tarih: 08-05-2026 00:01:00 Güncelleme: 08-05-2026 00:01:00


 

İslam toplumunda İslam’ı doğrudan hatırlatan eserlerin başında camiler gelir. Camiler, dünyanın farklı yerlerinde inşa edilmiş Beytullah’ın birer şubesi; inanç ve kültürümüzde Allah’ın evleridir.

Müslüman manevi gıdasını camiden alır.
Cami hayatın merkezidir.
Cami sulh ve selamet yeridir.
Sosyal yardımlaşma ve dayanışma merkezidir.
Talim ve terbiye mekânıdır.
İbadet yeridir.
İstişare yeridir.
Garibanların sığınağıdır.
Herkesin suyundan, gölgesinden ve bahçesinden karşılıksız faydalandığı mukaddes bir mabeddir.

Bir Müslümanın hayatında, zaruri bazı programlar dışında (sıla-i rahim, panel, seminer, konferans vb.) şu üçgenin oluşması gerekir:
“Ev – İş – Cami üçgeni.”

Bizler camilere gereken değeri vermediğimiz için, camiler de adeta bizden uzaklaşmıştır. Bu eksikliğimizi gidermek adına ciddi bir gayret ve çalışma içerisinde olmamız gerekir.

Birkaç yıl önce “Cennetin yolu camiden geçer” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Hem Kadim Diyanet Reisimiz Prof. Dr. Ali Erbaş Hoca hem de dönemin Diyarbakır İl Müftüsü Lütfü İmamoğlu bu düşünceme destek vermişlerdi.

Bu başlığı kullanırken Peygamber Efendimizin şu hadisinden ilham almıştım:
“Kalbinde cami sevgisi olan kimse mümindir.”

Ben de buradan hareketle şöyle bir çıkarım yapmıştım:
Cennet müminlerin yurdu olduğuna göre, camiyi sevenlerin de cennete ulaşma ümidi vardır. Elbette ihtiyat payını da bırakarak şunu ifade etmiştim:
“Her camiye giden cennete girmeyebilir; ancak cennete gidenlerin yolu mutlaka camiden geçmiştir.”

Teşbihte hata olmasın; camiler, adeta cennet pasaportunun vize edildiği ilahi konsolosluklardır.

Peygamber Efendimiz (sav), Medine’ye hicret ettiğinde ilk yaptığı eser cami değil miydi?

Geçtiğimiz günlerde bir imamın “Bu kadar cami israftır” şeklindeki sözlerini üzüntüyle dinledim. Oysa meseleye farklı bir açıdan bakmak gerekir. Milyonlarca Müslüman çocuk sokaklarda çeşitli kötü etkilerin tehdidi altındayken, onları camiyle buluşturmanın yollarını aramamız gerekir. İnsanlarımız camilere yöneldiğinde mevcut camilerin yetersiz kalabileceğini de hesaba katmalıyız.

Cami, sadece namaz vakitlerinde açılan bir bina değil; 24 saat toplumun manevi ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir merkez olmalıdır. Bu nedenle camilerin ihyası ve fonksiyonlarının artırılması üzerinde düşünmemiz gerekir.

Bugün dünyada birçok İslam ülkesi bulunmasına rağmen, Müslümanların küresel ölçekte ortak bir dini ve kültürel temsil mekanizmasının yeterince güçlü olmaması da ayrıca düşünülmesi gereken bir meseledir.

İslam, insanlığın saadetine katkı sunacak kadar büyük ve ağır bir emanettir. Bu emaneti taşıyanların da sözlerine ve üsluplarına dikkat etmeleri gerekir. Eleştiri yapılabilir; ancak dinî semboller ve toplumun hassasiyetleri konusunda daha özenli olunmalıdır.

Söz konusu imamın konuşmasını baştan sona izledim. Kanaatimce anlattıklarının büyük kısmında iyi niyetliydi ve birçok noktada haklı tespitler yaptı. Ancak camiler konusunda kullandığı ifadelerin talihsiz olduğunu düşünüyorum.

Benden söylemesi.



Bu yazı 184 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI