|
Tweet |
ABD yönetiminin Hürmüz Boğazı'yla ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne sunduğu yeni karar tasarısı uluslararası gerilimi artırdı. Washington'un hazırladığı ve Körfez ülkelerinin destek verdiği tasarıda İran İslam Cumhuriyeti hedef alınırken, Tahran yönetimi karar metninin reddedilmesi çağrısında bulundu.
ABD'nin hazırladığı tasarı İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki askeri faaliyetlerini durdurmasını, mayınların kaldırılmasını ve deniz geçişlerine müdahale edilmemesini öngörüyor. Ancak tasarıdaki ifadelerin, ilerleyen süreçte İran'a yönelik yeni yaptırımların ve askeri müdahalenin önünü açabileceği değerlendiriliyor.
Metnin Birleşmiş Milletler Şartı'nın 7. Bölümü kapsamında hazırlanması da dikkat çekti. Söz konusu bölüm, Güvenlik Konseyi'ne yaptırım ve askeri güç kullanımına kadar uzanan geniş yetkiler tanıyor.
ABD'nin BM Daimî Temsilcisi Mike Waltz, tasarıya karşı çıkacak ülkelerin "tehlikeli bir emsal oluşturacağını" savundu. Waltz, İran İslam Cumhuriyeti'ni Hürmüz'deki faaliyetleri nedeniyle suçlayarak Washington'un "deniz ticareti özgürlüğünü savunduğunu" öne sürdü.
Ancak İran İslam Cumhuriyeti cephesi, krizin asıl kaynağının ABD'nin bölgedeki askeri baskısı olduğunu vurguladı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Washington'un saldırı politikalarının görmezden gelindiğini belirterek tasarının tek taraflı olduğunu söyledi.
Arakçi, Hürmüz'de normalleşmenin ancak savaşın tamamen sona ermesi, Amerikan deniz ablukasının kaldırılması ve yaptırımların son bulmasıyla mümkün olacağını ifade etti. İranlı yetkili, BM Güvenlik Konseyi'nin ABD'nin siyasi hedeflerine hizmet eden bir araca dönüştürülmemesi gerektiğini vurguladı.
İran'ın BM Daimî Temsilcisi Emir Said İrevani de Amerikan tasarısının "hukuksuz baskı politikalarına meşruiyet kazandırmayı amaçladığını" söyledi. İrevani, Hürmüz'de çözümün askeri baskı değil diplomasi olduğunu kaydetti.
Öte yandan Rusya ve Çin'den gelen açıklamalar, tasarının Güvenlik Konseyi'nden geçmesinin zor olduğunu gösterdi. Moskova yönetimi "çatışmacı karar tasarılarının bölgedeki gerilimi daha da büyüteceği" uyarısında bulundu.
Rus diplomatik kaynakları, Hürmüz'de istikrarın ancak savaşın sona ermesiyle sağlanabileceğini savunurken, İran'a yönelik "dengesiz ve suçlayıcı" dilin kabul edilemez olduğunu belirtti.
Diplomatik kaynaklar, Rusya ve Çin'in tasarıya veto kullanmasının yüksek ihtimal olduğunu aktarıyor. Daha önce de iki ülke, ABD destekli benzer bir tasarıyı veto ederek Washington'un İran'a karşı uluslararası meşruiyet üretme girişimini engellemişti.
Körfez ülkeleri ise tasarıya destek verdi. Katar, Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Kuveyt temsilcileri Hürmüz Boğazı'nın küresel ticaret için kritik önemde olduğunu savunarak deniz geçişlerinin güvence altına alınması gerektiğini söyledi.
İran İslam Cumhuriyeti ise Hürmüz'de yaşanan gerilimin temelinde ABD'nin askeri kuşatma politikası bulunduğunu belirtiyor. Tahran yönetimi, özellikle Amerikan savaş gemilerinin yoğun hareketliliği ve yaptırım baskısı sürdüğü sürece geri adım atmayacağı mesajını vermeye devam ediyor.