Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
Medrese Geleneği Sulandırıldı
Tarih: 08-05-2026 00:04:00 Güncelleme: 08-05-2026 00:04:00


 

Bir zamanlar medreseler bu milletin vicdanıydı.

 Taş duvarları arasında sadece ders okutulmaz, şahsiyet yetişirdi. İcazet, bugün olduğu gibi rastgele dağıtılan bir kâğıt parçası değil; yılların emeği, ilmin ağırlığı ve ahlakın mührüydü. 

Bir talebenin icazet alabilmesi için ömrünü kitaba, edebe ve ilme vermesi gerekirdi. Şimdi ise birkaç ezberle, birkaç gösterişli merasimle insanlara “âlim” unvanı dağıtılıyor.

Bugün medreselerin içine düşürüldüğü hâl acıdır. Bir zamanlar halkın gözünde üniversitelerden daha itibarlı görülen bu ilim ocakları, son yıllarda bilinçli ya da bilinçsiz şekilde itibarsızlaştırıldı. Medreseyi ayakta tutan ciddiyet yok edildi; yerine gösteriş, kalabalık ve şekilcilik getirildi.

 Eskiden medrese kapısından içeri girmek bile kolay değildi. Hoca talebeyi seçerdi. 

İlim, herkese emanet edilecek kadar hafif görülmezdi. 

Şimdi ise adeta ana okulu gibi medrese açılıyor. Nicelik artıyor ama nitelik çöküyor.

En büyük yara ise icazetin değersizleştirilmesidir.

 Geçmişte icazet almak için talebe ağır imtihanlardan geçer, yıllarca metin ezberler, münazara yapar, ilmi ehline ispat ederdi.

 Bugün ise çocuk yaşta insanlara “icazet aldı” diye unvan veriliyor.

 Dini meselelerde en basit sorulara cevap veremeyen kişiler, toplumun önüne âlim diye çıkarılıyor. Böyle bir anlayış ilme hizmet değil, ilmi itibarsızlaştırmaktır.

Bir atasözü vardır: “Yarım doktor candan eder, yarım imam dinden eder.” İşte bugün tam da bu tehlikeyle karşı karşıyayız. 

Eksik bilgiyle yetiştirilen insanlar, dini hakikatleri öğretmek yerine toplumu yanlış yönlendirebiliyor. İlmin ağırlığı kaybolunca geriye sadece unvan kalıyor.

Eskinin medrese talebeleri yokluk içinde okurdu ama ilimleri vardı. 

Soğuk hücrelerde sabahlara kadar ders çalışan o gençlerin derdi makam değil, hakikatti.

 Bugün imkân çok, bina çok, kurs çok; fakat aynı samimiyet, aynı derinlik ve aynı ilim aşkı yok. Medrese ruhu kaybedildi.

Diğer büyük problem ise siyasetin medreselerin içine kadar girmesidir. 

Medrese, siyasî hesapların değil ilmin yuvası olmalıdır.

 Devletin ve politikacıların gölgesi medresenin duvarına düştüğü gün, orada hakikatin sesi zayıflar. İlim, iktidarın değil hakikatin yanında durduğu sürece değerlidir.

Medreseler yeniden ayağa kalkacaksa, önce ciddiyet geri dönmelidir.

 İcazetin ağırlığı yeniden hissedilmelidir. İlmi ehline vermeyen, medreseyi ticarete çeviren, dini makamı gösterişe dönüştüren anlayış terk edilmelidir. 

Medrese sadece bina değildir; medrese bir ahlaktır, bir vakar geleneğidir, bir ilim haysiyetidir. 

O haysiyet kaybolursa geriye sadece tabelalar kalır.



Bu yazı 314 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI