|
Tweet |
Haber Merkezi
Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Türkiye’de tarım sektörünün giderek derinleşen bir krizle karşı karşıya olduğunu belirterek, kuraklık, artan girdi maliyetleri ve geciken destek ödemelerinin üreticiyi zor durumda bıraktığını ifade etti.
Eren’in paylaştığı değerlendirmelere göre, 2022 yılından itibaren etkisini artıran kuraklık, 2025 yılında zirveye ulaştı ve birçok ilde ciddi üretim kayıplarına yol açtı. 2026 yılında artan yağışlar kısmi bir rahatlama sağlasa da, düzensiz ve aşırı yağışlar bu kez bazı ürünlerde verim kaybına neden oldu.
Tarım sektöründe dikkat çeken bir diğer unsur ise üreticinin artan borç yükü. Çiftçilerin bankalara, Tarım Kredi Kooperatiflerine ve piyasa aktörlerine olan toplam borcunun 1 trilyon 300 milyar lirayı aştığı belirtilirken, üretimin büyük ölçüde borçla sürdürüldüğü vurgulanıyor. Girdi maliyetlerinde kısa sürede yüzde 40 ila 50 arasında artış yaşanırken, özellikle gübre, mazot ve tarım ilaçlarındaki fiyat yükselişleri üretim maliyetlerini ciddi biçimde artırdı.
Destek ödemelerinin zamanında yapılmaması da üreticilerin en önemli sorunları arasında yer alıyor. Yüksek enflasyon nedeniyle geç ödenen desteklerin reel değerinin düştüğü ifade edilirken, 2006 yılında yürürlüğe giren düzenlemeye göre tarımsal desteklerin milli gelirin en az yüzde 1’i olması gerektiği, ancak mevcut uygulamada bu oranın altında kalındığı belirtiliyor.
Diyarbakır özelinde ise tarımsal krizin daha ağır hissedildiği kaydediliyor. Bölge ekonomisinin temel dayanaklarından biri olan kuru tarım, kuraklık nedeniyle ciddi verim kayıpları yaşadı. Buğday, arpa ve mercimek üretiminde hem rekolte hem de kalite düşüşü dikkat çekiyor. Sulama imkanlarının sınırlı olması ve yeraltı su seviyelerinin düşmesi, üreticiyi büyük ölçüde yağışa bağımlı hale getiriyor.
2025 yılında yaşanan kuraklık bu bağımlılığı krize dönüştürürken, 2026 yılında aşırı ve düzensiz yağışlar özellikle bakliyat üretiminde yeni zararlar doğurdu. Ayrıca mazot fiyatlarının 70–80 TL bandına çıkması ve enerji maliyetlerinin artması, sulama yapan üreticiler açısından maliyetleri daha da yükseltti.
Uzmanlar ve sektör temsilcileri, mevcut tablo karşısında üreticinin desteklenmemesi halinde tarımsal üretimde daha ciddi daralmaların yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.