|
Tweet |
Mehmet Zeki Özer
Eren, Kürtçenin Türkiye’de milyonlarca yurttaşın anadili olduğunu belirterek, dilin “kimlik, hafıza ve kültürel varlığın temel unsuru” olduğunu ifade etti. Buna rağmen Kürtçenin henüz eğitim, kamu hizmetleri ve resmî kurumlarda yasal bir güvenceye sahip olmadığını vurguladı.
Açıklamada, Türkiye’nin taraf olduğu bazı uluslararası sözleşmelerde yer alan anadil ve kültürel haklara ilişkin hükümlerine çekinceler koymaya devam ettiği hatırlatıldı. Eren, bu durumun özellikle anadil kullanımına ilişkin hakların uygulanmasında sınırlamalar yarattığını savundu.
Kamu hizmetlerinde Kürtçeye yer verilmemesinin sağlık, adalet ve yerel yönetim hizmetlerine erişimde eşitsizliklere yol açtığını belirten Eren, Kürtçe faaliyetlerin zaman zaman engellenmesi veya resmi kayıtlarda “bilinmeyen dil” ya da “X dili” şeklinde yer almasını da eleştirdi. Bunun dilin kriminalize edilmesi anlamına geldiğini ifade etti.
Eren, Kürtçenin kamusal alanda ve resmî kurumlarda yasal statüye kavuşturulmasına yönelik yürütülen çalışmalara ilişkin soru önergesini de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunduklarını belirtti.
Açıklama, 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı kapsamında yapıldı.