Bugun...


MD Eyüphan Kaya

facebook-paylas
Şu Meclisin Kapısına Kilit Vurmak Lazım!
Tarih: 14-05-2026 00:03:00 Güncelleme: 14-05-2026 00:03:00


 

Güya devlet; yasama, yürütme ve yargı olmak üzere üç ana erkten oluşuyor. Yasama ve yürütmeye adam seçilirken kılı kırk yarılıyor ama sıra milletvekili adaylığına gelince “gel vatandaş gel” misali, oy kullanabilen herkes müracaat edebiliyor. Dolayısıyla yasama erki olarak Meclis fiziki olarak var ama fiilî olarak yok hükmündedir.

Mesela;

Ailenin altına dinamit koyan 6284 numaralı cinnet ve cinayet yasası yıllardır orada duruyor.
Atatürk’ü Koruma Kanunu olarak bilinen 5816 sayılı yasa orada duruyor.
Amerika ile iş birliğine gidilen ama ABD’nin daima dediğinin olduğu Fulbright Anlaşması orada duruyor.
Kemalizm tarikatına bağlılık anlamına gelen milletvekili yemin metni orada duruyor.

Ama kimsenin gıkı çıktığı yok. Vekillerimiz beş yıl boyunca suya sabuna dokunmadan sorunların etrafında dolaşıp vakit öldürüyorlar. Arada bir de partilerinin politikalarına “evet” ya da “hayır” diyerek oylamalara iştirak ediyorlar.

Yetmedi, siyaset en çok Meclis üzerinde kirleniyor. Malum, işini yapmayan ayak işleriyle uğraşıyor. Her bir vekil bir sultan gibi dokunulmaz ve bütçeye aylık en az bir trilyona mal oluyor ama karşılığı kocaman bir sıfır.

Ne yasama görevi tam işliyor ne de denetleme görevi yerine getiriliyor.

Ama bazı alanlarda varlıkları hissediliyor:
Kimisi ihale fareliği yapıyor, kimisi niteliksiz kimselere makam ve mevki buluyor, kimisi de etrafını kamuya doldurmakla meşhur oluyor. Yetmiyor, rüşvet haberleri de namuslu insanları kahrediyor.

Rüşveti alan da veren de lanetlenmişken halk daha çok alanı suçluyor. Unutmayın; veren var ki alan var. O hâlde eşit düzeyde suç ortağıdırlar. Özellikle işe alımlarda…

Ayıptır ayıp!
Halk sizi bunun için mi seçti?

Ayrıca milletvekili seçim usulünün sıralı liste şeklinde olması da ayrı bir sıkıntı. Birileri çeşitli ilişkilerle listenin üst sıralarında yer alıyor, oralara yerleşirken para ve güç harcıyor; seçilince de artık başta kendi partisinin genel başkanı olmak üzere, listeye girmesine katkı sağlayan kimselere karşı kendini sorumlu hissediyor. Dolayısıyla vatandaşı önemsemiyor.

Geri sıralarda yer alan vekil adayları ise zaten seçilemeyeceklerini bildikleri için seçim bölgelerinde öylesine dolaşıyorlar.

Peki doğru olan nedir?

Dar bölge seçim sistemiyle vekil seçmektir tabii. Bir şehrin 10 vekili varsa hepsinin seçim bölgesi belli olmalı; gidip halka kendini anlatmalı, onlardan oy istemeli. Meclisten dönünce de doğrudan vatandaşın arasına girmelidir.

Halk, devlet başkanını kendi vekiline şikâyet edebilmelidir.
Şimdi yapabiliyor mu?
Maalesef, maalesef!

Bence bu derdi fazla eşelemeden daha kalıcı bir çözüm üretelim:
Meclisin kapısına kilit vuralım. Eyalet sistemi getirip eyalet parlamentolarını oluşturalım. Ayrıca eyalet parlamentolarına seçilenler maaş almasın; tıpkı belediye meclis üyeleri gibi oturum başına huzur hakkı alsınlar. Böylece bu hantal meclisten kurtulmuş oluruz. Bu ekonomik darboğazda vatandaş biraz nefes alır. Ne dersiniz?

Şu andaki mevcut Meclisimiz de İslam Birliği Parlamentosu olsun ki İslam dünyası da biraz nefes alsın.

Eğer zayıf, cılız ve ürkek insanlar arıyorsanız, bu birliğe karşı olanlara bakın. Dünyanın yularının “Şeytan Kilisesi”nin müritlerinin elinde olmasının sebebi bunlardır.

Behey adam!
Dünyaya bırakacağın etki açısından kendini neden Trump’tan daha zayıf görüyorsun? Dünyaya eşit şartlarda doğdunuz ama Kemalizm tarikatı seni cılız yetiştirdi.

O kabuğunu kır ve yeryüzünde Allah’ın halifesi olduğunun farkına var.
Harekete geç!

Benden söylemesi.



Bu yazı 139 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI