|
Tweet |
Mehmet Zeki Özer
Dernek, şiddetin dışında tüm yasaklara karşı bir düşünce hareketi olduklarını vurgulayarak, anadilin korunmasının evrensel bir hak olduğunu ifade etti.
Açıklamada, dünyada binlerce dilin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğu belirtilerek, UNESCO tarafından korunması gereken diller arasında yaklaşık 50 milyon insanın konuştuğu Kürdçenin de yer aldığı hatırlatıldı. Kürd Dil Günü’nün her yıl 15 Mayıs’ta kutlandığına dikkat çekilen açıklamada, bu tarihin seçilme nedeninin, Celadet Ali Bedirhan’ın 15 Mayıs 1932’de Şam’da yayımladığı Hawar dergisi olduğu kaydedildi. Hawar dergisinin özellikle Kurmancî lehçesi ve Latin alfabesini kullanması bakımından Kürd dili tarihinde önemli bir yere sahip olduğu ifade edildi.
TMD açıklamasında, Kürdçenin tarih boyunca yasaklar ve asimilasyon politikalarıyla karşı karşıya kaldığı belirtilerek, dilin eğitimde, kamusal alanda ve kültürel yaşamda daha fazla yer bulmasının önemine vurgu yapıldı. Genç kuşaklarda anadil bilincinin güçlendirilmesi gerektiği ifade edilen açıklamada, Kürd edebiyatı, müziği ve kültürel mirasının yaşatılmasının toplumsal bir sorumluluk olduğu belirtildi.
Dernek ayrıca, Ortadoğu, Avrupa ve dünya diasporasında yaşayan Kürdlerin dil ve kültürlerini yaşatmak amacıyla panel, konferans, konser ve dil atölyeleri gibi etkinlikler düzenlediğini ancak bunun tek başına yeterli olmadığını kaydetti.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Gerçek demokrasinin olduğu ülkelerde çok dilli ve çok kültürlü bir yaşam mümkündür. Bu anlamda Kürd dilini korumak ve yaşatmak devletin demokratik sorumluluğu altındadır.”
Lehçelerin anadili besleyen temel kaynaklar olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Kürdler arasında ortak dil bilincinin geliştirilmesinin önem taşıdığı vurgulandı. Açıklama, “Dilinizin küçük lehçelerini en büyük lehçenize aşılayarak yazılı ve sözlü dil birliğinizi güçlendirin” sözünün hatırlatılmasıyla sona erdi.
TMD, açıklamasının sonunda Kürd Dil Günü’nü şu sözlerle kutladı:
“Bijî 15 Gulan!
Roj’a Zimane Kurd Pîroz Be!”