Henüz bayramın arifesindeydik…
Diyarbakır’da dört can toprağa verildi. O acı haber yüreğimizi dağladı.
O saatten sonra bayram bayramlıktan çıktı, yerini matem aldı.
Bu topraklarda sevinçle hüzün, ne yazık ki sık sık yan yana düşüyor.
Biz, her şeye rağmen yaşadığımız yerlerin güzelliklerini de konuşmak zorundayız.
Bu topraklar sadece acının değil, aynı zamanda umudun da toprağı.
Bu bayramda Diyarbakır’ın saklı cenneti, şirin ilçemiz Eğil, adeta yerli turizmin akınına uğradı.
Bayramın dört günü boyunca ilçeye gelen araçların sayısı ciddi bir rakama ulaştı.
Genç bir siyasetçi olan Eğil Belediye Başkanı Fırat Seydaoğlu’nun bu başarıda büyük emeği var.
Tanıtım, organizasyon ve hizmet noktasında gösterdiği çaba takdire şayan.
Eğil, nüfus yapısı küçük, sanayi bakımından gelişmemiş ama Diyarbakır turizmine öncülük eden önemli bir ilçe.
Doğal güzellikleri, tarihi mirası ve inanç turizmiyle adından söz ettiriyor.
Aslında Diyarbakır’ın diğer ilçelerinde de bu potansiyel mevcut.
Hele ki Çermik…
Sağlık turizmi açısından çok önemli bir yere sahip.
Kaplıcaları, şifalı suları ve doğasıyla bölge için bir hazine.
Genç Başkan’a Tavsiyeler
Buradan Eğil’in genç belediye başkanına birkaç öneride bulunmak istiyoruz.
Öncelikle, bu güzellikleri tanıtırken ilçe halkını küstürmeden, onları sürecin bir parçası haline getirerek ilerlemek gerekir.
Dışarıdan gelen turistlere mal ve hizmet satarken fahiş fiyat uygulamaları mutlaka denetlenmeli.
Birkaç kişinin açgözlülüğü, tüm ilçeye zarar verir.
Yerel halkın da desteklediği bir turizm anlayışı şart.
Eğil, henüz Bodrum değil.
Bodrum da bir günde bu hale gelmedi.
Yılların birikimi, tecrübesi ve doğru yönetimle oldu.
Eğil de aynı yolda ilerleyebilir ama bunun için hem sabır hem vizyon gerekiyor.
İçme suyu başta olmak üzere temel ihtiyaçların karşılanması, halkla birlikte büyüyen bir turizm politikasıyla mümkün.
Bir Durak da Van...
Muradiye Şelalesi ve Van Müzesi
Bu bayram Van’a da yolumuz düştü.
Bölgemizin her yanı birer saklı cennet…
Ama bu güzellikleri korumazsak elimizde kalmaz.
Muradiye Şelalesi, bu yıl kuraklıktan nasibini almış.
Esas sorun suyun azalması değil.
Şelale çevresinde Belediye ya da Valilik eliyle yapılmış neredeyse hiçbir düzenleme yok.
Ne doğru düzgün bir tesis, ne güvenlik tedbiri…
Oysa burası sadece Van halkının değil, tüm bölge insanının geldiği bir yer.
Gelen bir daha gelmek istemezse, yazık olur.
Van’ın bir diğer kıymetli hazinesi ise müzesi.
Bölgede böylesine zengin içeriğe sahip başka bir müze yok.
Van tarihinin tüm derinlikleri burada toplanmış.
Kültürel mirasımızın taşla, seramikle, parşömenle hayat bulmuş hali…
Kim düşündüyse, kim emeğini koyduysa Allah razı olsun.
Basının da bu güzellikleri sürekli gündemde tutması gerekiyor.
Sadece kötü haber değil, bu tür değerlerin de altını çizmeliyiz.
Geç Kalmış Bir Şahlanış Zamanı
Bölgemizin insanı her şeyin en iyisini hak ediyor.
Bunun için samimi ve vizyoner yöneticilere, halkla omuz omuza yürüyen idarecilere ihtiyacımız var.
Özellikle bölgede esen barış rüzgârı ile birlikte bu toprakların şahlanış zamanı gelmişti. Geç bile kalındı.
Artık rotamızı umuda çevirmeliyiz.
Kaybettiğimiz canların hatırasına, ayakta kalanların geleceğine sahip çıkarak…
Şimdi hem yasımızı tutmalı hem de yarını daha güzel inşa etmek için el ele vermeliyiz.