|
Tweet |
Bilal Daş
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu (DBŞT) tarafından bu yıl “Barış İçin Diyalog” temasıyla organize edilen festival, sokak gösterileri, dans performansları ve tiyatro oyunlarıyla kenti adeta açık hava sahnesine çevirdi.
Kent Meydanı başta olmak üzere farklı noktalarda gerçekleştirilen etkinliklere her yaştan yurttaş büyük ilgi gösterdi. Çocukların kahkahaları ve yetişkinlerin alkışlarıyla yankılanan meydanlar, gün boyunca sanatla iç içe bir atmosfere sahne oldu. Festivalin finale yaklaşmasına rağmen etkinlik temposunun düşmemesi dikkat çekerken, programın zenginliği izleyicilere her gün yeni bir deneyim sundu.
Duygusal anlatım sahneye taşındı
Festivalin dikkat çeken performanslarından biri, Suriye’den gelen “Al Mandil” adlı dans gösterisi oldu. Abeer Odeh’in kaleme aldığı, Basam Hamidi’nin yönettiği eser; doğuştan görme engelli bir çiftin yaşamını merkezine alıyor. Shireen Al ve Shoufi Nouras Osman’ın sahne performansıyla hayat bulan hikâye, karakterlerin mucizevi biçimde görme yetisi kazanmasının ardından gerçeklikle yüzleşmelerini konu alıyor. Duygusal yoğunluğu yüksek anlatımıyla izleyicileri derinden etkileyen performans, uzun süre alkışlandı.
Klasik esere çağdaş yorum
Iraklı sanatçı Anas Abdul Samed’in yazıp yönettiği “Yes Godot” adlı oyun ise tiyatroseverlerin ilgisini çeken bir diğer yapım oldu. Godot'yu Beklerken eserinden ilhamla sahnelenen oyun, klasik metni çağdaş bir bakış açısıyla yeniden yorumladı. Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi’nde sahnelenen yapımda, karakterlerin kendi yaratıcılarıyla yüzleşmesi fiziksel tiyatro diliyle aktarıldı. Oyuncuların performansı izleyicilerden tam not aldı.
Çocuklar için renkli anlar
Festival programında çocuklara yönelik etkinlikler de geniş yer buldu. İtalya’dan gelen sanatçı Simone Romano, “Hop Hop” adlı sözsüz palyaço gösterisiyle Kent Meydanı’nı adeta bir eğlence alanına dönüştürdü. Beden dili ve mimiklerle kurduğu iletişim sayesinde çocuklarla güçlü bir bağ kuran Romano, izleyicilere kahkaha dolu anlar yaşattı.
Ritim ve dansla yükselen coşku
Uganda Halk Dansları Topluluğu’nun sahne performansı ise festivalin en coşkulu anlarından birine sahne oldu. Geleneksel Afrika ezgileri eşliğinde sergilenen dans gösterisi, izleyicilerin de katılımıyla adeta bir şölene dönüştü. Ritim ve hareketin ön planda olduğu performans, meydandaki kalabalığı uzun süre etkisi altında bıraktı.
Sanatın evrensel dili sokaklarda
Farklı coğrafyalardan gelen sanatçıları bir araya getiren festival, kültürlerarası etkileşimi güçlendirmeyi sürdürüyor. Sokaklara taşan etkinlikler sayesinde sanat, yalnızca sahneyle sınırlı kalmayarak doğrudan halkla buluşuyor. Bu yönüyle festival, kentin kültürel yaşamına dinamizm katarken, sanatın birleştirici ve dönüştürücü gücünü de görünür kılıyor.
Final günlerine doğru ilerleyen festival kapsamında önümüzdeki günlerde de tiyatro oyunları, performanslar ve atölye çalışmaları sanatseverlerle buluşmaya devam edecek. Organizatörler, tüm yurttaşları etkinliklere katılarak bu kültürel buluşmanın parçası olmaya davet ediyor.