Tıp dünyasının gururu, insanlığın ışığı, bir asırlık onurlu bir ömrün sahibi Gazi Yaşargil, dünya sürgününü tamamladı.
6 Temmuz 1925’te Diyarbakır’ın Lice ilçesinde doğan Yaşargil, mikronöroşirürjinin kurucusu olarak sadece Türkiye’de değil, dünya tıbbında çığır açtı.
“Yüzyılın En İyi Beyin Cerrahı” unvanıyla onurlandırıldı. Ömrünü bilime, insanlığa ve ahlaka adadı.
Biz, bu büyük değeri ne kadar tanıdık?
Ne kadar sahip çıktık?
Onu kaybedince hatırlamak, bu toprakların en büyük ayıplarından biri değil mi?
Allah rahmet eylesin.
Onun adını yaşatmak, sadece caddelere isim vermekle olmaz.
Onun gibi yaşamak, onun bıraktığı mirasa sahip çıkmakla olur.
Ama ne acıdır ki…
Aynı topraklarda, Bağlar’da yaşananlar, bu ülkenin utanç hanesine yazılacak türden.
⸻
Bağlar: Bir İlçenin Sistematik Olarak Çökertilmesi
Bir zamanlar ismini yeşilinden alan Bağlar, bugün gri bir suç haritasına dönüştürülmüş durumda.
Evet, birileri Bağlar’ı adım adım bitiriyor. Üstelik bunu öylesine pervasızca, öylesine umursamazca yapıyorlar ki; insan ister istemez soruyor:
-Bu kasten mi yapılıyor?
Eskiden “Bağların etrafında bağlar vardı.” diyorduk.
Şimdi o bağların yerinde ne var?
Beton kuleler, çökmüş sokaklar, çürümüş bir sosyal yapı…
Uyuşturucu baronlarının mesken tuttuğu mahalleler, meyhanelerin kol gezdiği ara sokaklar…
Ve hâlâ çıkıp bize “hizmet ediyoruz.” masalı anlatıyorlar.
⸻
Temizlik Yok, Eğitim Yok, Sağlık Yok – Peki Ne Var?
Bugün Bağlar’da belediye çalışanı alın terinin karşılığını alamıyor.
Halk belediyeye gidiyor, cevap yok.
Mahalleler çöpten geçilmiyor, kaldırımlar işgal altında.
Ulaşım zaten çile.
"Eğitim" desen okullar yetersiz, bakımsız.
"Sağlık hizmeti" desen, tam anlamıyla perişanlık.
Bağlar, Diyarbakır’ın sağlık yatırımlarından yıllardır pay alamıyor.
İl Sağlık Müdürü bir aydır görevde ama Diyarbakır sağlığı ile tek söz yok!..
Ne yapıyorsunuz sayın yetkililer?
Masa başında Instagram paylaşmakla bu halkın sorunları çözülmüyor!
AK Parti milletvekilleri ve sağlık yöneticileriyle birlikte Ankara’ya gidiniz, Bakan’la görüşün, hatta Sayın Cumhurbaşkanı'na ile bile konuyu itikal ettirin .
HİÇBİR ŞEY!
Bağlar hâlâ hastanesiz. Hâlâ sağlık çalışanı eksiğiyle boğuşuyor.
Hâlâ bir iğne için insanlar kilometrelerce uzağa gidiyor.
Depremzedeye Dağ Başı Reva mı?
Depremzedeleri topladınız, TOKİ’lerin arasına attınız.
Cami yok, okul yok, hastane yok, market yok.
Bu insanlara “Ölmeyin yeter.” deniliyor.
Onun dışında hizmet sıfır.
Vicdansızlıktır bu!..
İnsanlıkla bağdaşmaz!
Birileri o TOKİ’leri inşa edip rantını aldı, şimdi oradaki halk kaderine terk edildi.
Biz, bunları yazıyoruz, çünkü siz duymuyorsunuz, duymak istemiyorsunuz.
Van da Farklı Değil: Halka telefonlar kapalı , Bu Köşe Hep Açık
Şu an Van’dayız, bir müddettir.
Farklı şehirlerde gözlem, kıyaslama için gerekli.
"Diyarbakır’dan ne farkı var derseniz?", hiçbir farkı yok.
Aynı ihmal, aynı başıboşluk, aynı vurdumduymazlık.
Burada da sağlık çökmüş durumda.
Ne kamu yatırımı var ne özel sektör eliyle gelişim. Bu kadar sahipsiz bir şehir olur mu?
Vanlı idarecilere sesleniyoruz:
Belki telefonlarınıza cevap vermiyorsunuz, halk sizi bulamıyor olabilir. Ama biz buradayız.
Bu köşe halka açık.
Biz yazıyoruz, halk duyuyor.
Siz de duymak zorunda kalacaksınız.
⸻
Sözün Özeti: Bu Sessizliğe Ortak Olan Suça da Ortaktır!
Bugün Diyarbakır'ı, Bağlar’ı, Van’ı bu hale getiren sadece yönetenler değil, susanlardır da.
Gazi Yaşargil’in yaşadığı bu topraklarda, insanları sağlık hizmetine, temiz bir sokağa, güvenli bir parka muhtaç etmek; sadece yöneticilik değil, insanlık ayıbıdır.
Susmayacağız.
Gazi Hoca’nın aziz hatırasına ve halkın alın terine sahip çıkacağız.
Ya hizmet edin, ya da çekilin!