Ortadoğu’da cehennemin kapıları bir kez daha aralandı.
Savaşın üçüncü gününü geride bırakırken saflar da artık netleşmeye başladı.
Görünürde olmasa da, perde arkasında Haçlı ittifakı yeniden kuruldu.
Amerika, Fransa, İngiltere, Almanya gibi ülkeler, doğrudan cephede görünmeseler de bu savaşın içindeler.
Tetikte duruyorlar, istihbaratla, silahla, parayla destekliyorlar.
Adını koymadılar belki ama Haçlılar yeniden birleşti!..
Ne acıdır ki Müslüman ülkeler hâlâ sessiz.
Bu kadar açık bir saldırı karşısında dahi tek bir yumruk, tek bir ses olamadılar. İran şu an bu savaşta yapayalnız.
Ne Suudi Arabistan’dan ses var, ne Birleşik Arap Emirlikleri’nden, ne Mısır’dan…
En son ve en net açıklama yalnızca Pakistan’dan geldi. O kadar!
Gerisi derin bir sessizlik.
Oysa karşı cephe kartlarını açık oynuyor. ABD ve İsrail planı aylar öncesinden yaptı.
İran’a 60 günlük süre tanındı, 61. günde İsrail düğmeye bastı.
İran şu an sadece cephede değil, içeride de direniyor.
Mossad ajanları İran’ın içine kadar sızdı.
Sadece savaşta değil, istihbaratta da ciddi bir darbe yedi. 20'den fazla önemli ismini kaybetti.
Ama asıl mesele bu değil: İran kaybederse, sıradaki ülke kim olacak?
Bu soruyu soran yok!
Herkes suskun, çünkü korku damarlarımıza kadar işlemiş.
Hatırlayın, yıllar önce Rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamız ne demişti?
“Bu dünya sistemini Yahudiler kurdu.
İslam ülkeleri birleşmeden kurtuluş yok!” demişti.
Dinlemeyenler şimdi bedel ödüyor.
Birleşmiş Milletler’e bakın, 5 daimi üyenin içinde bir tane İslam ülkesi yok.
Dünya bu düzende Müslümanlara söz hakkı vermiyor. Çünkü biz hakkımızı aramıyoruz!
Bugün savaşın içinde aktif bir şekilde sadece İsrail değil, onun arkasında duran bütün Batı var.
İslâm ülkeleri ise sadece seyrediyor.
Türkiye’de güvenlik birimleri toplandı ama oradan da net bir çıkış gelmedi.
Herkes kaçak güreşiyor.
Bu savaş sadece İran’a değil, tüm Ümmete açılmıştır.
Eğer İran kaybederse, Suriye, Lübnan, Türkiye, Pakistan, Katar…
Hepsi sırayla hedef haline gelecek.
Müslümanların artık uyanması gerekiyor.
İsrail’i durdurmazsak, Ortadoğu tamamen bir Hristiyanlaştırma ve sömürgeleştirme alanına dönecek.
Her ülke tek tek düşecek. Bu nedenle İslam ülkeleri derhal toplanmalı ve askeri bir güç oluşturmalıdır.
Lafla değil, icraatla karşılık verilmelidir.
Sessizlikle değil, direnişle cevap verilmelidir.
Bu çağrımız, tüm Ümmete: Ya birlikte duracağız, ya tek tek yıkılacağız.
Başka yolu yok. Allah, hakkı savunanlarla beraberdir.
Ama önce biz hakkın safında cesurca durabilmeliyiz.
Fatiha Sûresi'ni namaz kılan her Müslüman, günde onlarca kez okur.
Yahudîleri, Hristiyanları, azıp sapkınların yolundan değil, dosdoğru Sırat-ı Mustakiym'e yönelmekten bahseder, Sûre'nin son bölümü.
Ümmetin kurtuluşu, Sırat-ı Mustakıym'dedir.
Azıp sapmış olanları, Yahudîlere ve Hristiyanları dost edinenleri Cehennem azabı bekliyorsa, bu dünyada da buna bizi şahid kıl, ya Rabb!..