Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
Şehir Fotoğrafları
Tarih: 09-07-2025 00:03:00 Güncelleme: 09-07-2025 00:03:00


 

Temizlik,  herkesin insanî vasıftır.


Tabiattaki dengede diğer canlıların temizliğe verdiği önemi  açıklamaya gerek var mı?


Hayvanat dünyasında durum böyle de nebattat dünyasında farklı mı?


Kuruyan her bitki, yine fayda getiren sapıyla yaprağıyla diğer canĺılar tarafından besin kaynağı olarak ortadan kaldırılır.


Diyarbakır’ımızı temiz tutmak bizim için insanî sorumluluk.


Sadece belediyelerden temizliği beklemek yanlış. 
Temizlik imandan ise kirlilik neden?


Temizlikte  Diyarbakır’da belediyelerin sınıfta kaldığını  defalarca bu köşede dile getirmiştik.
Yapılan kaldırımlarda çöken yerler var.


Kaldırımların caddeye bakan taşları perişan, yer yer.


İnanın bu şehrin caddeleri kaldırımları pislikten geçilmiyor.

Yapılan kaldırımlarda kimi düzeltmeler çimentoyla yapılıyorsa, mevsim sıcaklığında sulanmayan beton, yanıp gidiyor.


İnsanın  kaldırımlarda yürürken çoluğuyla çocuğuyla yürümesi imkânsız.


Kaldırımı işgal eden arabalar var.


Esnafın esya sergi alanı.

Ciğercinin ve lokantacının masa ve sandalyeleri.


Bazen sokaklar da sağlı sollu teslim ediliyor, esnafa.


Biz, şehirde günü geçen, insanımızla içiçe olanlarız.


Balıkçılarbaşı Aşefçiler, Bağlar Sakarya Caddesi, Dağkapı ana Caddesi, kimi ara sokaklar...


Şehrin görüntü kirliliği bir yana hijyen şartları apayrı dert.

Ara sokaklar, bazen birer çöplük.

Halk sağlığı önemli...

Haşeratın üremesi için güzel zemin...

Temizliği olmayanın bir köy, ilçe düşünülür mü?

Hele bu şehir ise.

Semt semt, mahalle mahalle, sokak sokak.

Pazarda esnafın çevreyi kirletmesi ve akşam ile beraber adeta caddelerle sokaklar savaştan çıkmış gibi.

Bu yaz mevsiminde çabuk bozulan et ürünleri, sakatat ve yumurta, kırk-elli derece üstünde asfaltla imtihan içinde.

Bir yanda tavuk bir yanda balık parçaları.

Sebzenin ve meyvenin çürüğü.

Ambalaj kirliliği.

Belediye zabıta bırakır da siyah poşet ucuz olduğu için müdahale etmez.

Belediye zabıtası etiketsizliği görmez.

Bir büyükşehirde satıcı, gazozcu, limoncu, simitçi gırtlak patlatıp durur.

Bu ses kirliliği önlenemez mi?

Herkesin tek tip elbisesi olamaz mı?

Esnaf-İşportacı bir çöp torbası kullanamaz mı?

Mutlaka pazar sonrası sağda solda çöpler olur da herkes çöpünü torbasına bırakıp gidemez mi?

Aslında belediyeye ücret ödedikleri için mi bu yapılmıyor?

Pazar girişinde, ortasında ve çıkışında sabit bir terazi bırakamaz mı, belediye?

Nihayetinde zabıta sayısı yeterli değil mi?

Vatandaş eksik tartan terazi belasından kurtulur.

Şehir havaların soğuması ile birlikte  hastalıklar başlar mı başlar...

Yaz hastalıkları ayrı sonbahar ayrı.
 STK’lar aralarında birliktelik olmadığı için belediyeler istediği gibi at koşturuyor .

Bazen içimden geçiyor, diyorum hiç yaz gelmeseydi ...

İnanın Diyarbakırımız kirliliğe müstehak değil.

Gayemiz muhalefetin bayrağına destek değil.

Biz gazeteciyiz.

Bir belediyeci çıkıp da bu kirliliklerin yalan olduğunu söylesin.

Vicdanımız kirli değil, cüzdanımızda para kabarık olmaz.

Parası yeterli olmayan, pazara çıkan vatandaş her istediğini alamıyorsa, hayat pahalığından inim inim inliyorsa, aldığı bir kilo soğandan bari 100 gramı eksik olmasın.

Bırakın meydana üç adet terazi.

Yumurtayı öğle sıcağında yarı pişmiş alan vatandaş, dolabında bir hafta bekletir.

Şoklu tavuk etinin çözülmüş şekliyle satanlar, gıda zehirlenmelerine, ölüme zemin oluşturmuyor mu?

Balığın saatlerce tezgâhta kaldığını bilmeyen yok.

Gıda mühendisiniz mi yok?

Sağlıkçınız mı eksik?

Veteriner azlığı mı söz konusu?

Yahu, pazardan alış-veriş yapan insanımızın sağlığı çok mu önemsiz?

Vicdanlar kirli olunca hangi cüzdan temiz kalır?



Bu yazı 2958 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI