Gazze
nutuklarla değil, icraatlarla vahşetin önüne geçilmeli
İslam dünyasının en büyük yarası olan Gazze’de yaşanan vahşet, her geçen gün derinleşiyor.
İsrail’in saldırılarında hayatını kaybeden her bir çocuk, kadın ve yaşlının vebali bütün Müslümanların boynunda.
Gazze’de akan kanın, bir damla petrolden daha değersiz görülmesi, İslam dünyasının birlik olamamasının acı bir göstergesi.
Gazze’deki çocukların kanı değerli olsaydı, Arap ülkeleri siyasi güç göstermek adına vanaları kapatır, dünya dengelerini altüst ederdi.
Bugün görünen tablo, Müslümanların sadece kınama ve nutuklarla yetindiğini ortaya koyuyor.
Gazze’deki zulme karşı dünyanın dört bir yanında aktivistler harekete geçerken, Türkiye’de yola çıkmak isteyenlerin Tunus’a yönlendirildiği, ülkede kimlerin bu yürüyüşlere engel olduğu sorusu ise hâlâ yanıt bulmuş değil.
Türkiye’de yapılan güzel konuşmalar ve güçlü nutuklar, tek başına yeterli değil.
Tüm İslam âleminin gözü Türkiye’de.
Gazze’de yaşanan vahşet, 1500 yıl önce Müslümanlara yapılan zulmün bir benzerini andırıyor. Kalplerimizin “Gazze için yanıyor.” demesiyle değil, somut adımlar atarak bu acıya karşı durmak gerekiyor.
Müslümanlar, “Mahşer günü Hz. Peygamber’in huzuruna nasıl çıkacağız?” sorusuyla yüzleşmek zorunda.
Gazze’de diri diri yanan çocukların, bombalar altında can veren kadınların ve yaşlıların feryadı, sadece İsrail’e değil, sessiz kalan bütün İslam ülkelerine yönelmiş durumda.
“Ey devlet reisleri! Silahlarınız, uçaklarınız vardı; peki Gazze’deki vahşeti niçin durdurmadınız?” sorusu mahşerde sorulduğunda, verilecek bir cevap kalmayacak.
Orada ne nutuklar ne diplomatik söylemler işe yarayacak.
İşin acı tarafı gemilerin Türkiye'den kalkamaması.
Üç partiden sadece dört milletvekilinin her şeyi göze alarak, SUMUD'a katılmaları dikkât çekici.
Her partiden birer- ikişer milletvekili gitseydi, ne olurdu?
SUMUD'a milletvekili göndermeyenlerin Gazze için konuşma hakları olmamalı.
Can mı tatlı?..
Her gün nice canlar, katliâma karşı bilerek direniyor, toprağa düşüyor.
Söylenecek çok söz var, dahası bitmedi.
Yola çıkanları ırk, inanç, dil farkı gözetmeksizin tebrik ediyoruz.
Umarız bu vahşetin müsebbibleri ders alır, dünya saltanatları yerle bir olur.