|
Tweet |
Mehmet Zeki Özer
Hekimsen Sendikası Diyarbakır İl Temsilcisi Haçım Hizol, son günlerde yaşanan saldırılar ve hastane içinde silah kullanıldığı iddialarının ardından sendikaya bağlı hekimlerin 4 Mayıs itibarıyla 1 günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdiğini açıkladı. Yaklaşık 1000 hekimin katıldığı eylemin, “tepki değil zorunlu bir duruş” olduğu vurgulandı.
Acil serviste darp iddiası
Sendika tarafından yapılan açıklamada, 29 Nisan’da Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi Sarı Alan’da görev yapan bir asistan hekimin, muayene sürecinde bir hastanın üç yakını tarafından organize şekilde darp edildiği öne sürüldü. Hekimin başına ve vücudunun çeşitli bölgelerine aldığı darbeler sonucu güçlükle olay yerinden uzaklaştığı ifade edildi. Açıklamada, bu saldırının yalnızca bir hekime değil, tüm sağlık çalışanlarına ve kamu sağlık hizmetine yönelik olduğu belirtildi.
“Hastaneler riskli alanlara dönüştü”
İl Temsilcisi Hizol, acil servislerdeki yoğunluk ve kontrolsüz hasta yakınlarının yarattığı tabloya dikkat çekerek, hastanelerde ciddi güvenlik zafiyetleri bulunduğunu söyledi. Etkin triyaj uygulanamadığını, hasta ve hasta yakını kontrolünün sağlanamadığını belirten Hizol, sağlık çalışanlarının can güvenliğinin yeterince korunmadığını dile getirdi.
Yoğun bakımda silah iddiası
Açıklamada 30 Nisan’da aynı hastanenin Kalp Damar Cerrahisi Yoğun Bakım Ünitesi’nde bir hasta yakınının ruhsatsız silahla ateş açtığı iddiasına da yer verildi. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini belirten Hizol, “Sağlık kurumlarında silah kullanılabiliyor olması kabul edilemez. Bu durum artık doğrudan can güvenliğimizi tehdit etmektedir” dedi. Ayrıca, olay sonrası delillerin karartıldığına yönelik iddiaların da soruşturulması çağrısında bulundu.
“Caydırıcı önlemler şart”
Sendika, sağlıkta şiddetle mücadelede yalnızca açıklamaların yeterli olmadığını vurgulayarak, daha güçlü ve caydırıcı önlemlerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamada, “Hekimi koruyamayan bir sistem, toplumun sağlık hakkını da koruyamaz” ifadelerine yer verildi. Sağlık çalışanlarına yönelik saldırıların “hasta yakını” kavramıyla açıklanamayacağı belirtilerek, bu kişilerin kamu düzenini tehdit eden unsurlar olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
“Sürecin takipçisi olacağız”
4 Mayıs’ta gerçekleştirilen iş bırakma eyleminin ardından konuşan Hizol, meslektaşlarına yönelik saldırılara karşı dayanışma mesajı verdi. “Meslektaşımızın yanındayız ve sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız” diyen Hizol, sağlık çalışanlarının güvenliği sağlanmadan nitelikli sağlık hizmetinin sürdürülemeyeceğini belirtti.
Sağlıkta şiddet tartışmaları yeniden gündeme gelirken, Diyarbakır’daki bu gelişmeler, sağlık çalışanlarının güvenliği konusunda daha kapsamlı adımlar atılması gerektiği yönündeki çağrıları güçlendirdi.