Bizim oralarda namus anlayışı zayıf olan kimselere “boynuzlu” denir. Bu ifade aslında domuzu çağrıştırır. Çünkü hayvanlar âleminde eşini koruma konusunda en ilgisiz hayvanlardan biri olarak domuz gösterilir; çiftleştiği dişiyi korumak yerine başka bir domuza bırakabildiği söylenir. Galiba Koç’un yaptığı benzetmenin altında da böyle bir anlayış yatıyordu.
Bazı insanlar domuz eti yiye yiye domuzlaşıyor. Bu da yetmiyor; kadını küçümsüyor, bir kavmin onuruyla oynayabiliyor. Daha da kötüsü, etrafındaki bazı kişiler de kadınlı erkekli buna gülüp geçebiliyor. Bunları yazarken bile öfkem kabarıyor.
Siyasette yapılan hataların çoğu zaman telafisi olmaz. Ekranların önünde yapılan bu densizlik de bunlardan biridir. Rahmi Koç bin defa özür dilese bile yaptığı bu davranışın lekesini kolay kolay üzerinden atamaz. Çünkü insan değerlidir, kadın zariftir ve Kürt kadını da toplumumuzda namus ve onurun sembollerinden biri olarak görülmektedir.
Bu konuda 14 yıl Bitlis’te görev yapan Trabzonlu bir doktorun açıklaması oldukça anlamlıydı. Kendisine teşekkür ediyor, yaptığı paylaşımın yüreğime su serptiğini ifade etmek istiyorum.
Koç, söz konusu ifadeyi kullanırken “Kürt kadını” diyordu; ancak özür açıklamasında Kürtlerden ve Kürt kadınlarından açıkça özür dilemek yerine daha yuvarlak ifadeler kullandı. Bu durum insana “özrü kabahatinden büyük” sözünü hatırlatıyor.
Koç’un yanında bulunan Binali Bey de gülüşmelere eşlik etti. Programdaki hanımefendinin kahkahası da bu tabloyu tamamladı. “Rızaya dayanan kabahat de kabahattir” anlayışı burada akla geliyor.
Üç kuruş para kazanınca kendini bir şey sanıp haddini aşan bu kişi, kamuoyundan beklediğinden çok daha sert bir tepki gördü. Kürdüyle Türküyle duyarlı vatandaşlar onu söylediklerinden dolayı pişman ettiler.
“İş adamı olmuş ama adam olamamış” sözü, birçok kişinin bu olay karşısındaki duygularını özetliyor.
Bana gönderilen kısa bir videoda tiyatronun baş aktörü şöyle diyordu: “Irkçılık yapan bir iş adamına doktor demiş ki: ‘Beyefendi, perdenin arkasına geçin de adamlığınızı sorgulayalım.’ Adam da cevap vermiş: ‘Bende adamlık ne gezer doktor bey?’” Bu manidar video, birçok kişinin tepkisini özetleyen bir örnek niteliğindeydi.
Duyarlı vatandaşları da ayrıca tebrik ediyorum.
Rahmi Koç’a yönelik eleştiriler birçok platformda dile getirildi. Başta Adalet Bakanımız Akın Gürlek olmak üzere çeşitli yetkili ve etkili kişiler de tepkilerini ortaya koydu. Ayrıca İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da soruşturma başlatıldı. Olması gereken de buydu.
Evet, Rahmi Koç tavrını ortaya koydu; ancak aldığı tepki Kürtlerle Türkleri daha da yakınlaştırdı. Kürtlerin bu ülkedeki varlığı ve değeri bir kez daha hissedildi. Anadolu insanı bu seviyesizliğe karşı gereken cevabı verdi.
Duyarlı tüm vatandaşlara, devlet erkânına ve siyasi şahsiyetlere bir Kürt vatandaşı olarak teşekkür ediyorum. Ancak Koç’un sözleri çok inciticiydi. Ne demişler: “Mızrak yarası iyileşir, fakat kötü sözün açtığı yara kolay kolay kapanmaz.”
Ne diyelim; beyninin derinliklerinde saklı duran bir düşünce, anlık bir gafletle ortaya çıktı. Söz, yaydan fırlayan ok gibidir; çıktı mı geri dönmez. Koç alnına bir kara leke sürdü.
Ben artık daha fazla ağır söz söylemek istemiyorum. Çünkü yarama merhem olacak söz bulamıyorum.
Sefil hâliyle kal Rahmi Koç; bu leke alnında uzun süre duracak gibi görünüyor.