Ulaşımda Artık Hedeflerin Takibini Soralım
Beş haftadır bu köşede Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine sorular yöneltiyorum.
İlk yazıda sokağa baktık. Ulaşımı, temizliği, kaldırımları ve vatandaşın günlük hayatında karşılaştığı sorunları sorduk.
Sonraki haftalarda bütçeden ihalelere, belediye şirketlerinden personele, sosyal yardımlardan imara, kırsaldan su ve çevreye kadar birçok başlığa değindik.
Şimdi altıncı haftadayız.
Burada artık başka bir soruyu da sormanın zamanı geldi:
Beş haftadır soruyoruz, neden cevap gelmiyor?
Elbette belediye her köşe yazısına cevap vermek zorunda değil. Ama haftalardır sorduğumuz sorular kişisel meraktan ibaret değil. Kamu kaynağını, belediye hizmetlerini ve Diyarbakırlının günlük hayatını ilgilendiriyor.
Sorularımızda yanlış varsa doğrusunu açıklasınlar. Eksik bilgi varsa tamamlasınlar. Haksızlık ettiğimiz bir nokta varsa belgesiyle ortaya koysunlar.
Ama sessizlik soruları ortadan kaldırmıyor.
Bu hafta yeniden ulaşıma dönüyorum.
İlk haftadaki sorunları tekrar etmek için değil, bu kez açıklanan hedeflerin ne kadarının gerçekleştiğini sormak için.
Diyarbakır'da ulaşım konusunda yıllardır çok şey konuşuluyor.
Hafif raylı sistem konuşuluyor.
Ulaşım Master Planı konuşuluyor.
Yeni otobüsler, yeni hatlar, akıllı kavşaklar konuşuluyor.
Bunların hepsi önemli. Fakat belediyecilik sadece hedef açıklamak değildir. Bir süre sonra dönüp o hedefin neresinde olduğunuzu da vatandaşa göstermeniz gerekir.
Hafif raylı sistem bunun en açık örneği.
Dağkapı ile Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi arasında planlanan 20 istasyonlu yaklaşık 14 kilometrelik hat yeni bir mesele değil. Yıllardır Diyarbakır'ın gündeminde. Belediyenin stratejik planında da raylı sistem uygulama projesine ilişkin hedefler bulunuyor.
O halde artık yalnızca "Raylı sistem yapılacak mı?" diye sormayalım.
Ne zaman ve nasıl yapılacak?
Finansman hangi aşamada?
İhale ne zaman?
Projenin bugünkü maliyeti ne kadar?
Açıklanan takvim gerçekleşecek mi?
Otobüslerde de benzer bir durum var.
Büyükşehir Belediye Meclisi Ağustos 2024'te 150 yeni otobüs alınması yönünde karar aldı. Ocak 2026'da ise Meclisten yeniden 150 yeni otobüs alınması yönünde karar çıktı.
Belediye 2026'daki kararı duyururken daha önce 65 yeni otobüsün filoya kazandırıldığını da açıkladı. Ayrıca filodaki 120 otobüsün yüksek akaryakıt ve bakım-onarım maliyetleri nedeniyle ekonomik ömrünü tamamladığını ve bu araçların kademeli olarak hurdaya ayrıldığını belirtti.
Burada doğal olarak başka bir soru ortaya çıkıyor.
2024'te alınan 150 otobüs kararı ile 2026'daki 150 otobüs kararı birbirinden ayrı iki alım mı?
2024'teki karar kapsamında kaç araç alındı?
65 yeni otobüs bu kararın kapsamında mıydı?
Yeni 150 otobüs için süreç bugün nerede?
Bir başka önemli gelişme de Dicle Üniversitesiyle yürütülen "Diyarbakır Kent Merkezi Toplu Taşıma Ağı Optimizasyonu" çalışması.
Belediye 27 Temmuz'da bu çalışmada sona gelindiğini açıkladı. Çalışma kapsamında yolcu sayımları, seyahat süresi ölçümleri, veri analizleri ve modellemeler yapıldı. Hat ve durakların daha verimli hale getirilmesi hedefleniyor.
Güzel.
Ama asıl mesele bundan sonra başlıyor.
Bu çalışma vatandaşın günlük hayatında neyi değiştirecek?
Benim merak ettiğim bu.
Bu haftanın 10 sorusu şöyle:
1. Hafif Raylı Sistem Projesinde bugün itibarıyla finansman, güncel maliyet, ihale ve yapım hazırlıkları hangi aşamadadır? Kamuoyuna açıklanan yatırım takviminin gerçekleşmesi için hangi süreçlerin tamamlanması bekleniyor?
2. Dicle Üniversitesiyle yürütülen Kent Merkezi Toplu Taşıma Ağı Optimizasyonu çalışmasında sona gelindiği açıklanmışken, hazırlanacak nihai rapordaki önerilerin hangilerinin Ulaşım Master Planı çalışmalarına aktarılması planlanıyor? Yeni ulaşım düzeninin uygulamaya geçmesi için bir takvim var mı?
3. Büyükşehir Belediye Meclisi Ağustos 2024'te 150 yeni otobüs alınmasına karar vermişken, Ocak 2026'da yeniden 150 otobüs alımı için karar alınmasının nedeni nedir? 2024'te alınan karar kapsamında kaç otobüs satın alındı ve 2024 ile 2026 kararları birbirinden ayrı iki alımı mı kapsamaktadır?
4. Belediye filosunda ekonomik ömrünü tamamladığı ve kademeli olarak hurdaya ayrıldığı belirtilen 120 otobüsten kaçı halen aktif olarak kullanılıyor? Bugüne kadar bu araçlardan kaçı hurdaya ayrıldı?
5. Ekonomik ömrünü tamamlayan otobüslerin kilometre başına yakıt, bakım ve onarım maliyetleri hesaplanıyor mu? Eski bir otobüsü hizmette tutmanın yıllık maliyeti ile yeni bir aracın maliyeti karşılaştırıldı mı?
6. Yolcu sayımları sonucunda hangi hatların kapasitesinin üzerinde, hangilerinin düşük dolulukla çalıştığı belirlendi mi? Sefer ve araç dağılımları bu verilere göre değiştirilecek mi?
7. Belediye otobüslerinin trafikte en fazla zaman kaybettiği güzergah ve kavşaklar belirlendi mi? Otobüslere ayrılmış şerit veya kavşaklarda toplu taşıma araçlarına sinyal önceliği verilmesi konusunda bir çalışma yürütülüyor mu?
8. Belediyenin 2025-2029 Stratejik Planında 2024 başlangıç değeri olarak 66 "Adaptif Uyarmalı Sinyalizasyon (Akıllı Kavşak)" yer alıyor. Belediyenin başka açıklamalarında ise Trafik Kontrol Merkezi üzerinden 64 kavşaktan söz ediliyor. Bu iki sayı farklı sistemleri mi ifade ediyor? Bugün gerçek zamanlı trafik yoğunluğuna göre çalışan kavşak sayısı tam olarak kaç ve bu sistemlerin trafiğe etkisi ölçülüyor mu?
9. Diyarbakır'ın mevcut otopark kapasitesi ile ihtiyacı arasındaki farkı gösteren güncel bir çalışma var mı? Özellikle hastaneler, çarşı merkezi, kamu kurumları ve yoğun ticaret bölgelerindeki otopark açığı kaç araçtır?
10. Özel halk otobüslerinin elektronik ücret toplama sistemine dahil edilmesiyle elde edilen yolcu ve sefer verileri hat planlamasında ve hizmet kalitesinin denetlenmesinde kullanılıyor mu? Kullanılıyorsa bugüne kadar bu veriler sonucunda hangi değişiklikler yapıldı?
Aslında bu on sorunun ortak noktası çok basit:
Ölçmek ve hesabını vermek.
Bir kavşağa "akıllı kavşak" diyorsanız, trafiği ne kadar rahatlattığını bilmek isteriz.
Bir otobüsün ekonomik ömrünü tamamladığını söylüyorsanız, o aracın belediyeye ne kadara mal olduğunu da bilmek isteriz.
Yolcu sayımı yapıyorsanız hangi hattın yoğun, hangisinin verimsiz olduğunu ve bunun sonucunda ne değiştirdiğinizi görmek isteriz.
Raylı sistem için bir takvim açıklanıyorsa zamanı geldiğinde o takvimin neresinde olduğumuzu da sorarız.
Bunda yanlış bir şey yok.
Belediyenin yaptığı doğru işi görmezden gelmek gibi bir derdim de yok. 65 yeni otobüs filoya katılmışsa bunu söyleriz. Üniversiteyle bilimsel bir çalışma yürütülüyorsa bunu da yazarız.
Ama bunları yazmamız, devamını sormayacağımız anlamına gelmez.
Çünkü basın açıklamalarını sıralamak başka şeydir, gazetecilik başka.
Rakamlar açıklansın, takvimler ortaya konulsun, hedeflerin hangi aşamada olduğu söylensin.
Başarılı olunan yerde hakkını teslim ederiz.
Eksik kalan yerde nedenini sorarız.
Bugün söyleneni yarın unutursak hiçbir hedefin gerçekleşip gerçekleşmediğini takip edemeyiz.
Diyarbakır'ın ulaşım meselesi de yalnızca yeni otobüs almakla veya birkaç kavşağı düzenlemekle çözülecek kadar basit değil.
Raylı sistem, otobüs filosu, hat planlaması, trafik yönetimi, otopark ve özel halk otobüsleri aynı sistemin parçaları.
Bu nedenle artık yalnızca "Ne yapacaksınız?" diye sormuyorum.
"Ne söylediniz, ne yaptınız, bugün neredeyiz?" diye soruyorum.
Altıncı haftada geldiğimiz nokta bu.
Yapılan varsa görelim.
Eksik kalan varsa nedenini öğrenelim.
Takvim varsa açıklansın.
Rakam varsa paylaşılsın.
Sorular ortada.
Şimdi cevap sırası Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinde.