beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan
Bugun...


Ramazan Aktaş

facebook-paylas
DOĞAN HATUN'UN İSTİFASI ASLINDA NE ANLATIYOR?
Tarih: 26-08-2026 00:03:00 Güncelleme: 26-08-2026 00:03:00


 

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinde önemli bir dönem kapandı.

31 Mart 2024 seçimlerinin ardından Serra Bucak ile birlikte göreve gelen Doğan Hatun, 20 Temmuz 2026'da Büyükşehir Belediye Eş Başkanlığı görevinden ayrıldığını açıkladı.

İstifanın ardından doğal olarak sağlık sorunları öne çıktı. Hatun, görev süresi içinde üç kez anjiyo olduğunu, bunun kendisini fiziksel olarak yıprattığını ve belediye çalışmalarına beklenen düzeyde katılım sağlamasının önünde engel oluşturduğunu söyledi.

Sağlık söz konusu olduğunda bunun üzerinden siyaset yapmak doğru olmaz. Öncelikle kendisine geçmiş olsun demek gerekir.

Ancak Doğan Hatun'un açıklaması yalnızca sağlık sorunlarından ibaret değil.

Bence asıl üzerinde durulması gereken taraf da burada başlıyor.

Hatun, halkın ve partisinin kendisinden beklediği sorumluluklara istenilen düzeyde cevap olamadığını, hizmet üretme noktasında yeterli üretkenliği gösteremediğini ve üstlendiği rolü istediği düzeyde yerine getiremediğini açıkça ifade etti.

Bunlar geçiştirilecek sözler değil.

Çünkü bunları söyleyen kişi, iki yılı aşkın süre Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin yönetiminde bulunan eş başkanlardan biri. Üstelik bu değerlendirmeyi bir siyasi rakip, bir muhalif ya da bir gazeteci yapmıyor. Doğan Hatun kendi çalışma dönemine ilişkin bu özeleştiriyi kendisi yapıyor.

Tam da bu nedenle tavrının hakkını teslim etmek gerekir. Türkiye'de yöneticilerin kendi dönemlerine ilişkin bu kadar açık özeleştiri yapmasına çok sık rastlamıyoruz. Hatun en azından kendi payına düşen sorumluluğu ifade etti.

Fakat şimdi Diyarbakır halkının sormaya hakkı olan başka sorular var.

Nerede yeterli olunamadı?

Ulaşımda mı, yol ve altyapıda mı, temizlikte mi, su ve kırsal hizmetlerde mi? Vatandaşın belediyeye yaptığı başvuruların çözümünde mi, projelerin hayata geçirilmesinde mi, yoksa genel çalışma anlayışında mı?

Bunları sormak haksızlık değildir. Tam tersine, yapılan özeleştirinin doğal sonucudur.

Üstelik mesele yalnızca Doğan Hatun'un kişisel değerlendirmesinden ibaret değil.

DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu da Hatun'un görevden ayrılma talebine ilişkin açıklamasında hem başvurunun gerekçelerinin hem de geride kalan iki yıllık çalışma pratiğinin kapsamlı biçimde değerlendirildiğini belirtti. Aynı açıklamada Hatun'un bu dönemde yaşadığı eksik ve yetersizlikleri kendi açıklamasında dile getirdiği de ifade edildi.

O halde kamuoyunun şunu merak etmesi son derece doğaldır:

Madem iki yıllık çalışma pratiği kapsamlı biçimde değerlendirildi, neler iyi yapıldı, nerelerde eksik kalındı, hangi hedeflere ulaşıldı, hangilerinde istenilen sonuç alınamadı ve bundan sonra ne değişecek?

Çünkü Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi bir kişinin çalışma alanı değildir. Büyük bir bütçeyi yöneten, çok sayıda çalışanı ve birimi bulunan, kentin tamamına karşı sorumluluk taşıyan bir kamu kurumudur.

Dolayısıyla iki yılı aşkın döneme ilişkin bir özeleştiri varsa bunu yalnızca görevden ayrılan kişinin üzerinde bırakıp konuyu kapatmak doğru olmaz.

Burada dikkatimi çeken başka bir nokta daha var.

Doğan Hatun, 18 Nisan 2026'da yaptığı bir konuşmada Büyükşehir Belediyesinin 2025-2029 Stratejik Planının sivil toplum ve yerel aktörlerin katkısıyla hazırlandığını, çeşitli alanlardaki eksikliklerin tespit edilerek planlamaya dahil edildiğini anlatıyordu.

Bu açıklamanın üzerinden yaklaşık üç ay geçtikten sonra görevinden ayrılırken hizmet üretme noktasında yeterli üretkenliği gösteremediğini söyledi.

İnsan ister istemez soruyor:

Eksikler tespit edilmişse ne kadarı giderildi? Plan yapılmışsa uygulamada ne oldu? Hedefler konulmuşsa hangilerine ulaşıldı, hangilerinde geride kalındı?

Aslında belediyecilikte mesele tam olarak budur.

Plan hazırlamak, hedef açıklamak, proje duyurmak önemlidir. Ama günün sonunda vatandaş sonuca bakar.

Diyarbakır'ın yıllardır konuştuğu hafif raylı sistem bunun en açık örneklerinden biridir. Büyükşehir Belediyesi 2024 yılında yeni Ulaşım Master Planı için çalışma başlattığını açıkladı. Belediyenin 2025-2029 Stratejik Planında da Ulaşım Master Planının revizyonu ile raylı sistem projesine ilişkin hedef ve performans göstergeleri yer alıyor.

O halde vatandaşın bugün "Hangi aşamadayız?" diye sorması son derece normaldir.

Çünkü bir şehir aynı projeyi yıllarca konuşuyorsa bir noktadan sonra "yapacağız" demek yetmez. Ne yapıldığını, ne kadar ilerleme sağlandığını ve önünde hangi engeller bulunduğunu da açıklamak gerekir.

Bir başka mesele de sorumluluğun paylaşılmasıdır.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi iki yılı aşkın süredir eş başkanlık sistemiyle yönetiliyor. Üstelik belediye yönetimi yalnızca eş başkanlardan oluşmuyor. Genel sekreterlikten daire başkanlıklarına, belediye meclisinden diğer idari birimlere kadar büyük bir yapıdan söz ediyoruz.

O halde hizmet üretiminde eksikliklerden söz ediliyorsa bütün tartışmayı görevden ayrılan tek bir kişinin üzerinden yürütmek ne kadar doğru?

Serra Bucak'ın ve belediye yönetiminin geride kalan iki yılı nasıl değerlendirdiğini de bilmek gerekir.

Doğan Hatun'un dile getirdiği eksikliklere katılıyorlar mı? Katılıyorlarsa bundan sonra neyi değiştirecekler? Katılmıyorlarsa Hatun'un bu kadar açık bir özeleştiri yapmasına yol açan tablo neydi?

Bence cevap bekleyen asıl sorular bunlardır.

Çünkü mesele bir kişinin gidip başka bir kişinin gelmesi değildir. İsimler değişebilir, görevler yeniden dağıtılabilir. Ama çalışma biçimi değişmiyorsa ve vatandaş bunun sonucunu günlük hayatında göremiyorsa isim değişikliğinin tek başına fazla bir anlamı olmaz.

Bu nedenle Doğan Hatun'un istifası belediye açısından bir fırsata da çevrilebilir.

Belediye yönetimi geride kalan iki yılı önüne koyabilir. Hedeflerle gerçekleşenleri karşılaştırabilir. Nerede başarılı olduğunu anlatırken nerede eksik kaldığını da açıkça söyleyebilir. Geciken projelerin nedenlerini ve bundan sonra nasıl bir yol izleneceğini kamuoyuyla paylaşabilir.

Bundan kimse kaybetmez. Aksine belediyeye olan güven güçlenir.

Doğan Hatun kendi payına düşen özeleştiriyi yaptı.

Şimdi aynı açıklığı belediye yönetiminden beklemek Diyarbakır halkının hakkıdır.

Bugün asıl sorulması gereken şudur:

Doğan Hatun'un kabul ettiği eksiklikler yalnızca kendisine mi aitti, yoksa iki yılı aşkın belediye yönetiminin genel çalışma pratiği içinde değerlendirilmesi gereken sorunlar da var mıydı?

Varsa nerede eksik kalındı, neden eksik kalındı ve bundan sonra ne değişecek?

Diyarbakır halkının bilmek istediği budur.

Çünkü belediye makamları kişilere değil, halka aittir.

Doğan Hatun kendi muhasebesini yaptı.

Şimdi Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin kendi muhasebesini yapma zamanı.



Bu yazı 753 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI