31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinde yeni bir dönem başladı.
Bugün artık görevin ilk aylarından söz etmiyoruz. İki yılı aşkın süre geride kaldı.
Bu nedenle belediyenin her yeni proje açıklamasında benim aklıma aynı soru geliyor:
Diyarbakırlının günlük hayatında ne değişti?
Çünkü belediyecilikte proje açıklamak kolaydır. Asıl mesele, o projenin birkaç yıl sonra vatandaşa ne kazandırdığını gösterebilmektir.
Mesela ulaşım...
Diyarbakır'ın en fazla konuşulan konularından biri hala raylı sistem.
Mevcut yönetim döneminde proje yeniden gündeme alındı, revizyon çalışmaları yapıldı ve finansman görüşmeleri yürütüldü. Temmuz 2026'da kamuoyuna yansıyan son takvime göre 14,1 kilometrelik ve 20 istasyonlu hattın yapımına 2027'de başlanması, 2030'da ise işletmeye alınması hedefleniyor.
Takvim gerçekleşirse elbette Diyarbakır için önemli bir yatırım olacak.
Ama bugünün gerçeği başka:
2026 yılındayız ve Diyarbakır hala raylı sistemi bekliyor.
Otobüs filosuna yeni araçlar kazandırılması olumlu. Bunu yok saymanın anlamı yok.
Fakat yalnızca otobüs almak ulaşım sorununu çözmeye yetmiyor.
2026 yılında dahi kamuya açık platformlarda uzun bekleme süreleri, bazı hatlarda ulaşım sorunları ve Diyar Kart işlemleri konusunda vatandaş şikayetleri görülüyor.
Elbette internette yazılan her şikayeti doğru kabul edemeyiz. Ama benzer şikayetler karşımıza çıkıyorsa belediyenin bunlara da kulak vermesi gerekiyor.
Su konusunda da benzer bir tablo var.
DİSKİ'nin kendi verilerine göre kayıp-kaçak oranı 2024'te yüzde 33,86 iken 2025 sonunda yüzde 30,46'ya düşürüldü.
Bu iyi bir gelişme.
Fakat madalyonun diğer tarafını da görmek gerekiyor.
Yüzde 30,46 hala ciddi bir oran.
Başarıyı açıklarken bundan sonraki hedefi de duymamız gerekiyor.
Bu oran 2026 sonunda kaç olacak?
Bu oran daha aşağı seviyelere hangi takvimle indirilecek?
Bunun için hangi yatırımlar yapılacak?
Çünkü Diyarbakır'ın artık yalnızca başlangıçları değil, sonuçları konuşmaya ihtiyacı var.
Bir proje açıklandığında görüyoruz. Temel atıldığında görüyoruz. Araç alındığında fotoğraflarını görüyoruz. Bir çalışma başladığında sosyal medyada izliyoruz.
Peki bir yıl sonra, iki yıl sonra?
Kaç proje zamanında tamamlandı?
Kaçında hedeflenen sonuç elde edildi?
Vatandaşın hayatında hangi sorun kalıcı olarak çözüldü?
Benim belediyecilikten anladığım biraz da budur.
Bir şehrin başarısını sosyal medya hesabındaki paylaşım sayısıyla ölçemezsiniz.
Otobüs durağında bekleyen vatandaşa bakarsınız. Mahallesindeki yola bakarsınız. Musluğundan akan suya bakarsınız. Başlattığınız projenin zamanında bitip bitmediğine bakarsınız.
31 Mart 2024 seçimlerinin ardından başlayan yeni dönemin üzerinden iki yılı aşkın süre geçti.
Artık "çalışıyoruz" demek tek başına yeterli değil.
Neyin değiştiğini göstermek gerekiyor.
Elbette iki yılda Diyarbakır'ın bütün sorunlarının çözülmesini beklemek gerçekçi olmaz. Ama iki yıldan sonra vatandaşın belediyeden yalnızca yeni proje açıklamaları değil, mevcut çalışmaların sonuçlarını görmek istemesi de son derece normal.
Bu nedenle bundan sonra her yeni proje açıklamasında benim merak edeceğim şey yalnızca projenin adı olmayacak.
Bütçesi ne kadar?
Ne zaman bitecek?
Kaç kişiye hizmet verecek?
Bir yıl sonra hangi sonucu ortaya çıkaracak?
Ve en önemlisi:
Diyarbakırlının hayatında gerçekten neyi değiştirecek?
Çünkü şehirler açıklamalarla değil, sonuçlarla değişir.
Diyarbakır'ın da artık biraz daha az "yapacağız", biraz daha fazla "yaptık ve sonuç bu" cümlesini duymaya ihtiyacı var.