Belediyelerde genellikle işin başlangıcını görüyoruz.
İhale yapılıyor, temel atılıyor, çalışmalar başlıyor, ardından açılış geliyor.
Peki sonrası?
Bu hafta biraz da bunu soralım.
Bir yol yapıldıktan sonra ne kadar dayanıyor?
Milyonlarca lira harcanan bir tesisi gerçekte kaç kişi kullanıyor?
Teslim alınan bir işte kısa süre sonra kusur ortaya çıkarsa bunun bedelini kim ödüyor?
Belediye mi, yüklenici mi?
Bence kamu yönetiminde önemli olan yalnızca bir işi tamamlamak değil, harcanan paranın karşılığının alınıp alınmadığını da takip etmektir.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin faaliyet raporları, performans programları ve mali raporları kamuoyuna açık.
Belediyenin yatırım süreçlerinde yalnızca planlama değil, uygulama sonuçlarının izlenmesi ve değerlendirilmesi de kurumsal yönetimin önemli bir parçası.
O halde vatandaşın bazı rakamları sorması son derece normal.
Bir tesis yapılmadan önce kaç kişinin kullanacağı hesaplanıyorsa, açıldıktan sonra gerçekleşen sayı da bilinmeli.
Bir yolun veya yapının belli bir kullanım ömrü öngörülüyorsa, beklenenden erken onarım gerektiğinde bunun nedeni araştırılmalı.
Bir yüklenici sözleşmedeki sorumluluğunu yerine getirmediyse kamu zarara uğramadan gereği yapılmalı.
Bunlar belediyeyi yıpratmaz.
Aksine kamu parasının takip edildiğini gösterir.
O halde soralım:
1. 31 Mart 2024'ten bugüne tamamlanan önemli yatırım projelerinin kaçı için, başlangıçta belirlenen hedeflerle gerçekleşen sonuçların karşılaştırıldığı bir yatırım sonrası değerlendirme yapıldı?
2. Bu dönemde hizmete açılan tesislerin öngörülen kullanıcı sayıları ile gerçekleşen kullanıcı sayıları düzenli olarak karşılaştırılıyor mu? Beklenen kullanım seviyesine ulaşamayan tesisler varsa nedenleri incelendi mi?
3. Yeni bir yatırım kararı alınırken yalnızca yapım bedeli mi dikkate alınıyor, yoksa personel, enerji, güvenlik, temizlik, bakım ve işletme giderlerini kapsayan uzun vadeli toplam maliyet hesabı da yapılıyor mu?
4. 31 Mart 2024'ten bugüne tamamlanan yol, kaldırım, park, bina ve diğer yapım işlerinden kaçında geçici veya kesin kabulden sonra eksik ya da kusurlu imalat tespit edildi?
5. Tespit edilen eksik ve kusurlu işlerin kaçında yükleniciye düzeltme yaptırıldı; hakediş veya teminattan kesinti, bedel tahsili ya da sözleşme hükümleri kapsamında başka bir işlem uygulandı? Bunların toplam parasal karşılığı nedir?
6. Aynı dönemde yapım işlerinde gecikme nedeniyle yüklenicilere ne kadar ceza uygulandı? Eksik, kusurlu veya sözleşmeye aykırı işler nedeniyle yapılan kesinti, tahsilat ve diğer mali işlemlerin toplam tutarı ne kadar?
7. Teminat süresi veya yüklenicinin sözleşme ve mevzuattan doğan sorumluluğu devam ederken belediye bütçesinden bakım, onarım veya düzeltme harcaması yapılan işler oldu mu? Olduysa bunların toplam tutarı ne kadar ve yükleniciler hakkında hangi işlemler yapıldı?
8. Yol, kaldırım, park ve benzeri yatırımlarda kullanılan malzemelerin dayanıklılığı ile sonraki bakım-onarım maliyetleri karşılaştırılıyor mu? Bu sonuçlar sonraki ihalelerin teknik şartnamelerine yansıtılıyor mu?
9. Mevcut yönetim döneminde hazırlıkları tamamlandığı halde finansman nedeniyle uygulamaya geçirilemeyen önemli yatırım projeleri var mı? Varsa hangileri ve ihtiyaç duyulan finansman ne kadar?
10. Büyükşehir Belediyesi ve bağlı kuruluşlarının dış finansmanla yürüttüğü projelerde sağlanan kaynak, bugüne kadar kullanılan tutar, fiziki gerçekleşme oranı ve güncel bitiş takvimi proje bazında kamuoyuyla paylaşılacak mı?
Son sorunun üzerinde özellikle durmak gerekiyor.
Çünkü DİSKİ'nin Diyarbakır merkez, Ergani ve Silvan'ı kapsayan altı önemli altyapı projesi bulunuyor.
Bunların ilk ayaklarından biri Diyarbakır 2. Kademe İçmesuyu Arıtma Tesisi.
DİSKİ'nin resmi ihale kayıtlarına göre sözleşme 15 Ağustos 2025'te 919 milyon 421 bin TL bedelle imzalandı. İşin süresi yer tesliminden itibaren 450 takvim günü olarak belirlendi.
DİSKİ'nin 16 Mart 2026 tarihli açıklamasında arıtma tesisindeki fiziki gerçekleşmenin yüzde 20'ye, 20 bin metreküplük su deposundaki gerçekleşmenin ise yüzde 78'e ulaştığı duyuruldu.
Aradan yaklaşık altı ay geçti.
Peki bugün tesisin tamamındaki güncel fiziki gerçekleşme oranı nedir?
İş programına uygun ilerliyor mu?
Sözleşme bedelinde veya süresinde değişiklik oldu mu?
Varsa ne kadar ve hangi gerekçeyle?
Tamamlandığında kentin mevcut içme suyu arıtma kapasitesine fiilen ne kadar ilave sağlayacak?
Bir başka dikkat çekici nokta da altı altyapı projesinin finansmanı.
DİSKİ, Haziran 2024'te altı proje için 72 milyon avroluk hibe desteği sağlandığını açıkladı.
Eylül 2025'te yapılan başka bir resmi açıklamada ise yine altı altyapı projesi için toplam 84 milyon avroluk hibe rakamı kamuoyuyla paylaşıldı.
Her iki resmi açıklamada da altı projeden söz edilmesine rağmen açıklanan toplam hibe tutarı ve finansman kaynaklarının tanımı farklı.
Burada doğal olarak bazı sorular ortaya çıkıyor:
Aradaki 12 milyon avroluk fark nereden kaynaklanıyor?
İlave finansman mı sağlandı?
Proje kapsamları veya maliyetleri mi değişti?
Yoksa iki açıklamadaki rakamların farklı olmasının başka bir nedeni mi var?
Bunun açıklanması hem tartışmayı bitirir hem de kamuoyunun önündeki tabloyu netleştirir.
Çünkü şeffaflık yalnızca "şu kadar yatırım yaptık" demek değildir.
O paranın hangi işe harcandığını, işin ne kadarının tamamlandığını ve sonunda Diyarbakır'ın ne kazandığını da gösterebilmektir.
İyi yapılan iş varsa hakkını teslim ederiz.
Ama eksik veya kusurlu bir işin bedelini vatandaş ikinci kez ödememeli.
Bir yüklenicinin sorumluluğunda olan iş belediyenin kasasına yeniden yük olmamalı.
Milyonlar harcanan bir tesisin ne kadar kullanıldığı bilinmeli.
Bir yatırım planlanan süreden sapıyorsa nedeni açıklanmalı.
Çünkü kamu parasında asıl mesele rakamın büyüklüğü değildir.
Asıl mesele, harcanan her liranın karşılığının Diyarbakır'a dönüp dönmediğidir.
Bizim sorduğumuz da tam olarak bu.
Rakamlar belediyede.
Cevap bekleyen sorular ise ortada.