|
Tweet |
Mehmet Zeki Özer
Mücadelenin çoğu zaman yalnızca gündem oluştuğunda hatırlandığını söyleyen Öger, sahada çalışan gönüllü kuruluşların ise sistemin dışında bırakıldığını ifade etti. Öger, “Bağımlılıkla mücadelede artık vitrin çalışmalarının değil, gerçeklerin konuşulması gerekiyor” dedi.
Türkiye’de bağımlılıkla mücadele konusu her geçen gün daha büyük bir toplumsal sorun haline gelirken, uzmanlar ve sivil toplum temsilcileri mevcut çalışmaların yetersiz kaldığına dikkat çekiyor. Özellikle gençler arasında madde kullanım yaşının düşmesi, dijital bağımlılığın yaygınlaşması ve aile yapısındaki sosyal kırılmalar, sorunun boyutunu daha da büyütüyor.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Yeşil Yıldız Derneği Başkanı Yahya Öger, yıllardır bağımlılıkla mücadele konusunda toplantılar düzenlendiğini, protokoller imzalandığını ve kamuoyuna güçlü mesajlar verildiğini; ancak sahadaki gerçek tablonun çok farklı olduğunu söyledi.
“Gündem Değişince Mücadele de Unutuluyor”
Öger, bağımlılıkla mücadelede kalıcı ve sürdürülebilir politikaların oluşturulamadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Ne zaman Sayın Cumhurbaşkanımız bağımlılık konusunu gündeme taşısa, birkaç hafta boyunca herkes alarm durumuna geçiyor. Kurumlar peş peşe açıklamalar yapıyor, faaliyet raporları hazırlanıyor, sosyal medya hesapları afişlerle doluyor. Ancak gündem değiştiğinde her şey eski haline dönüyor. Bu mücadele yalnızca belirli dönemlerde hatırlanacak bir mesele değildir.”
Bağımlılık sorununun sadece sağlık alanını ilgilendirmediğini vurgulayan Öger, bunun aynı zamanda sosyal, ekonomik ve ahlaki boyutları olan büyük bir toplumsal problem olduğuna dikkat çekti.
“Gerçek Mücadele Sokakta Verilir”
Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca seminerler ve salon toplantılarıyla yürütülemeyeceğini ifade eden Öger, asıl mücadelenin sahada gerçekleştiğini söyledi.
“Bu iş afiş asmakla, birkaç seminer düzenlemekle çözülmez. Gerçek mücadele sokakta olur, mahallede olur, aile içinde olur. Gencin elinden tutmadan, onun hayatına dokunmadan başarı elde edemezsiniz.”
Öger, özellikle mahalle bazlı çalışmaların önemine dikkat çekerek, gençlerin sosyal faaliyetlere yönlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Spor kulüpleri, gençlik merkezleri ve gönüllü kuruluşların daha aktif hale getirilmesinin önemine vurgu yaptı.
“Sahada Çalışan STK’lar Görmezden Geliniyor”
Yıllardır bağımlılıkla mücadele eden gönüllü kuruluşların yeterince desteklenmediğini belirten Öger, birçok derneğin büyük fedakârlıklarla çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.
“Türkiye’nin hemen her ilinde imkânsızlıklar içinde mücadele eden samimi dernekler var. Ancak ne yazık ki bu kuruluşlar çoğu zaman karar mekanizmalarının dışında bırakılıyor. Toplantılarda sürekli aynı kurumlar konuşuyor, aynı isimler birbirini alkışlıyor. Sahada çalışan insanların sesi ise duyulmuyor.”
Bağımlılıkla mücadelede eleştiriye açık bir sistem kurulması gerektiğini söyleyen Öger, farklı görüşlerin dikkate alınmasının çözüm sürecini güçlendireceğini belirtti.
“Bağımlılığı Proje Kapısına Dönüştürenler Var”
Öger, bağımlılıkla mücadele alanında bazı kötü niyetli yapıların da bulunduğunu ifade ederek önemli uyarılarda bulundu.
“Sırf proje desteği almak için tüzüğüne birkaç madde ekleyip bu alana giren sözde dernekler var. Bazıları bağımlılığı toplumsal yara olarak değil, ekonomik fırsat olarak görüyor. Projeler üzerinden kaynak aktarılıyor ama ortaya kalıcı bir sonuç çıkmıyor.”
Ancak birkaç kötü örnek nedeniyle yıllardır fedakârca çalışan gönüllü kuruluşların zan altında bırakılmasının da büyük bir haksızlık olduğunu söyledi.
“Devlet-STK İş Birliği Güçlendirilmeli”
Bağımlılıkla mücadelede kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşları arasında daha güçlü koordinasyon gerektiğini belirten Öger, özellikle Yeşilay, Sağlık Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı’nın sahada çalışan derneklerle daha yakın çalışması gerektiğini ifade etti.
“Gönüllülük profesyonellikten uzak olmak değildir. Tam tersine, doğru eğitimle desteklenen gönüllü yapılar devletin en büyük gücü olabilir. Yerelde çalışan derneklerle Yeşilay arasındaki iş birliği zorunlu hale getirilmeli.”
Hazırlanan kampanya ve projelerde yerel derneklerin de görünür olması gerektiğini söyleyen Öger, “Bir afiş hazırlanıyorsa o ilin sahada çalışan dernekleri de o çalışmanın içinde yer almalıdır” dedi.
Belediyelere Çağrı: “Sadece Salon Tahsis Etmek Yetmez”
Yerel yönetimlerin de mücadelede daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini belirten Yahya Öger, belediyelerin yalnızca salon tahsis eden kurumlar olmaktan çıkması gerektiğini ifade etti.
“Mahalle bazlı sosyal projeler üretilmeli. Risk altındaki gençler için spor, sanat ve meslek edindirme çalışmaları artırılmalı. Belediyeler STK’larla birlikte sahaya inmeli.”
Teknoloji Mücadeleye Dahil Edilmeli
Teknolojinin daha etkin kullanılması gerektiğini vurgulayan Öger, vatandaş katılımını artıracak dijital sistemlerin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.
“‘Yeşil Dedektör’ benzeri uygulamalar daha aktif hale getirilmeli. Vatandaşın sürece dahil olması sağlanmalı. Bu mücadele yalnızca kurumların değil, toplumun tamamının sorumluluğudur.”
“Kaybettiğimiz Her Genç Geleceğimizden Eksiliyor”
Bağımlılıkla mücadelede samimi bir yüzleşme gerektiğini söyleyen Yahya Öger, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Artık makyajlı raporların değil, gerçeklerin konuşulmasının zamanı geldi. Devlet, STK, aile, okul, spor kulübü ve mahalle aynı hedefte birleşmeli. Çünkü bağımlılık nedeniyle kaybettiğimiz her genç, aslında geleceğimizden eksilen bir parçadır.”