Allah’ın emrine uymayarak kafir olup kovulan İblis; kovulmasının nedeni Hz. Adem’miş gibi, intikamını almak amacıyla Hz. Adem ve eşi Hz. Havva’yı kandırıp yoldan çıkarmak için hileye başvuruyor ve onlara yanlış yaptırarak günahkar olmalarını sağlıyor: “Onları aldatarak (yasağı işlemeye) sarkıtmış (sevk etmiş)ti. (Yasak) ağacı tattıklarında edep yerleri kendilerine görünmüştü. (Ardından) bahçenin yapraklarından üzerlerine örtmeye başlamışlardı. Rableri onlara “Ben sizi o ağaçtan engellememiş miydim ve size ‘Şeytan, sizin apaçık düşmanınızdır’ dememiş miydim?” diye seslenmişti.” (A‘râf 7:22)
Bu ayetten, insanın Allah’ı dinlememesi ya da Allah’ın tavsiyelerine uymaması sonucunda ceza alabileceğini öğreniyoruz. İblis’in onları kandırmayı başarması üzerine Hz. Adem ve eşi pişman olup tövbe ettiler ve Allah’ın onları affetmesi için şöyle yalvardılar: “(Âdem ve eşi) şöyle dua etmişlerdi: “Rabbimiz! Biz kendimize haksızlık ettik. Bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen elbette kaybedenlerden olacağız.” (A‘râf 7:23)
Bu ayetten anlıyoruz ki suç işleyenler, aslında kendilerine haksızlık yapmış oluyorlar!
Bu yalvarma ve pişmanlıktan sonra acıma sahibi olan Allah pişmanlıklarını kabul edip onları affetti: “Bunun üzerine Allah) “Bir kısmınız diğerine düşman olarak inin! Sizin için yeryüzünde (bahçe dışında) belirli bir süre kalma ve geçim imkânları vardır.” demişti. (A‘râf 7:24) Ancak bu olaydan sonra insanoğlunun bahçeden çıkarılıp dünyaya sürgün edildiklerini görüyoruz! Yani insanoğlu için bir sınav olarak ilk sürgün başladı! O gündür bu gündür insanoğlunun dünya sınavı serüveni devam ediyor ve büyük dirilişe kadar devam edecektir. Üstelik bu dünya hayatı; İblisle insanoğullarından Yaratıcı’sını dinlemeyenlerin düşmanlığıyla geçecek ve kıyasıya bir mücadele sürüp gidecektir! Ancak, Allah, insanı bu savaşta yalnız bırakmamış ve onu; kitap göndererek, elçi görevlendirerek desteklemiş ve yardım etmiştir. İblise karşı insan yalnız, kimsesiz ve çaresiz değildir, yeter ki Allah’ın dediklerini yapsın ve söz dinlesin!
SÜRGÜN SERÜVENİMİZ
“Orada yaşayacak; orada ölecek ve oradan (diriltilip) çıkartılacaksınız.” demişti. (A‘râf 7:25)
“Ey Âdem oğulları! Şeytan, ana-babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın. Çünkü o ve yandaşları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz şeytanları, inanmayanların dostları kıldık. (Araf 7:27)
Bu emirle sürgüne gönderilen insana düşman olarak iblis mücadeleye devam etmektedir.
Şeytan ve yandaşları mesela Netenyahu ve Tramp gibiler sizin göremeyeceğiniz yerden yani gizlice ve dost görünerek çeşitli düzenbazlıklarla, hilelerle, üçkâğıtçılıklarla, ispiyonculuklarla, istihbaratlarla ve kalpazanlıklarla günümüzde insanların başlarına bela olmuşlar ve bu şeytanların yandaşları/ askerleri olan şeytansılar inanmayanların dostu olarak dünyayı kasıp kavurmaya devam ediyorlar! “Ey Âdem oğulları! Şeytan, ana-babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın!” Rabb’imiz bizi uyarıyor ve diyor ki: “Anne ve babanızı aldattığı gibi sizi de aldatmasın! “