|
Tweet |
HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Demir, Narin Güran dosyası, can almaya devam eden başıboş köpek sorunu ve siyonist rejimin TBMM tarafından soykırımcı olarak tanınması ve Gaziantep ile Şanlıurfa'da yaşanan fırtına felaketine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Narin Güran dosyasında yürütülen soruşturma ve kovuşturma sürecinin başından itibaren kamuoyunda ciddi tartışmalara konu olduğunu hatırlatan Demir, "Verilen nihai karar, toplumun adalet duygusunu tatmin etmemiştir. Soruşturmanın eksik ve yönlendirmelere açık şekilde yürütüldüğüne, delillerin bütüncül, temel hukuk ilkelerine uygun ve adil biçimde değerlendirilmediğine dair güçlü şüpheler varlığını korumaktadır. Nitekim istinaf mahkemesi başkanının karşı oy yazısında da kamera kayıtları, baz verileri ve kriminal bulguların yeterince incelenmediği; beyanlar arasındaki çelişkilerin giderilmediği açıkça ifade edilmiştir." dedi.
“Dosyanın yeniden ele alınması vicdanen zorunlu hâle gelmiştir”
Yargılama sürecindeki eksikliklerin maddi gerçeğe ulaşma amacını zedelediğini ifade eden Demir, "Dosyada verilen karar Yargıtay tarafından onanmış olsa da kamuoyuna yansıyan yeni beyanlar ve Adalet Bakanlığı’nın benzer dosyalarda gösterdiği hassasiyet birlikte değerlendirildiğinde, dosyanın yeniden ele alınması ve yargılamanın yenilenmesi hukuken ve vicdanen zorunlu hâle gelmiştir." ifadelerini kullandı.
Demir, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı: “Hakikatin ortaya çıkarılması, sorumluların adalet önünde hesap vermesi ve kamu vicdanının tatmini için Narin Güran dosyasının hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde yeniden değerlendirilerek etkin, bağımsız ve tarafsız bir sürecin işletilmesi gerekmektedir.”
"Başıboş köpekler kamu güvenliği sorunu hâlini almıştır"
Basın toplantısında başıboş köpek sorununa da değinen Demir, bu meselenin artık ertelenemez bir kamu güvenliği konusu olduğuna vurgu yaptı.
Yetersiz sosyal politikalar ve denetim eksikliklerinin yeni can kayıplarına yol açtığını belirten Demir, çocukların güvenliğinin öncelikli sorumluluk olduğunu hatırlattı.
Geçtiğimiz günlerde Van’da köpek saldırısı sonucu 5 yaşındaki Hamza Özsoy'un hayatını kaybetmesine tepki gösteren Demir, "Belediyelerin kendi sorumluluklarını etkin şekilde yerine getirmemesi ve denetim mekanizmalarının zayıflığı bu acı olaylara zemin hazırlamaktadır. İnsan hayatını merkeze alan, ancak hayvanlara yönelik merhameti de ihmal etmeyen dengeli bir politika yaklaşımı artık bir tercih değil, zorunluluktur. Tüm kurumlar kararlı, hızlı ve koordineli adımlar atmalıdır." şeklinde konuştu.
5 yaşındaki çocuğu parçalayan köpekler evin etrafında dolaşmaya devam ediyor
Demir, olayın ardından yaşanan acı tabloyu şu sözlerle anlattı:
"Bu çocuğumuzu feci bir şekilde ölüme götüren köpeklerin halen o evin etrafında dolandığı, çocuğun kanının halen bu köpeklerin ağzında durduğu gelen bilgiler arasında. Ama çocuğun akrabaları yasalar nedeniyle bu köpeklere yine dokunamıyor, onlara bir müdahalede bulunamıyor."
"TBMM, siyonist soykırımcılığı oy birliği ile tescil etmeli"
İnsanlık onuru adına yola çıkan Sumud Filosu'na yönelik korsan müdahaleyi, siyonist çetenin uluslararası hukuku hiçe sayan son eylemi olarak nitelendiren Demir, Mavi Marmara gemisinde şehid edilen 10 vatandaşı anarak işgalcilerin pervasızlığına dikkat çekti.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne çağrıda bulunan Demir, "Siyonist soykırımcılığın ve hukuk tanımazlığın etkisizleştirilmesi için çaba harcanmalıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanarak Uluslararası Adalet Divanının verdiği soykırımcılık kararı oy birliğiyle tescil edilmelidir. TBMM’nin siyonist çeteyi ‘soykırımcı’ olarak tanıması ve siyasi iradenin bundan sonraki ilişkileri bu zemin üzerinden değerlendirmesi küresel vicdan hareketlerine de bir motivasyon kaynağı oluşturacaktır. Bu çerçevede oluşturulacak hukuki zemin ile Gazze soykırımını reddedenlere karşı cezai işlemin başlatılması siyaset kurumu açısından yerine getirilmesi gereken ahlaki bir sorumluluktur." ifadelerini kullandı.
“Siyonist soykırımcılığa karşı durmak en önemli sorumluluklarımızdan biridir”
Demir, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı: “Unutulmamalıdır ki, Gazze soykırımı karşısındaki duruşumuz bizim insani ve ahlaki değerlerle olan ilişkimizi gösteren en önemli kriterlerden biridir. Siyonist soykırımcılığa karşı durmak insan kalmanın en önemli göstergelerinden, bunun için çaba harcamak ise gelenek ve tarih karşısındaki en önemli sorumluluklarımızdan biridir.”
"Gaziantep ve Şanlıurfa'daki fırtına felaketinin mağduriyetleri ivedilikle giderilmelidir"
Basın toplantısında, Gaziantep ve Şanlıurfa'da etkili olan şiddetli fırtına ve sağanak yağışa da değinen Demir, Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde afetin boyutlarının çok ağır olduğuna dikkat çekerek, "Bu fırtına nedeniyle bir vatandaşımız hayatını kaybetti. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı diliyoruz. Şu ana kadar gelen bilgilere göre 29 vatandaşımız da yaralandı, onlara da acil şifalar temenni ediyoruz." ifadelerini kullandı.
Gaziantep, Şanlıurfa ve Birecik merkezinde çatıların çoğunun uçtuğunu ve çok ağır maddi mağduriyetlerin söz konusu olduğunu vurgulayan Demir, yetkililere şu çağrıda bulundu:
"Bu zararın tespiti ile mağduriyetlerin giderilmesi noktasında yetkililerin ivedi hareket ederek vatandaşın daha fazla mağdur olmaması, hayatın rutin akışına dönmesi ve elektrik akımının tüm bu şehirlerde hızlı bir şekilde tekrar verilmesi için ilgililerin ivedilikle çalışmasını diliyoruz. Mağduriyetin daha fazla artmaması için bu tür sıkıntıların hızlı bir şekilde giderilmesi elzemdir."