Dünyada yaşarken bir itiş kakıştır hayatımız. Yaşarken, günün birinde bu itiş kakışın sona ereceği aklımızın ucundan bile geçmiyor! Dünyada yaşarken hayatın debdebesinin etkisiyle dünya hayatının geçiciliği aklımızdan çıkıyor; adeta kendimizi olup bitenler deryasında kaybediyoruz! Önümüzü göremiyor; yolumuzu şaşırıyoruz! Oysa Allah, kitabında bizi şöyle uyarıyor: “Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Müttakî olanlar için ahiret yurdu muhakkak ki daha hayırlıdır. Hâla akıl erdiremiyor musunuz?” (Sure No:6 Ayet No :32)
Bu durum karşısında insanın hayat serüvenini aklımızdan çıkarmamamız ve uyanık olmamız gerekir! Bu serüveni anlatan şiirimize kulak verelim:
AYRILIK
Yaşadık ayrılığı ilkin cennetten ayrılışta!
O günden bu güne acıyla yoğrulduk dünyada!
Gurbetteyiz ilk kovulmadan bu yana!
Gurbet ve ayrılık yaman iki kelime,
Dolandı ayaklarımıza ikisi de!
İlk kovulmadan bu yana,
Ayrılıklar tanıdıktır bize!
Ayrılıkta ayrılık yaşıyoruz ömrümüzce!
Sevdiklerimizdendir yaşamımızdaki ayrılık,
Asıl yurttan ayrılıştır ömrümüzdeki ayrılık!
Cennetten ayrılığımız sona erecek günün birinde,
Gurbet diyarından ayrılacağız!
Gemiye bineceğimiz son seferimizde!
“Kim kaldırdı bizi yattığımız yerden?” diyeceğiz!
Koşacağız sonra gurbet diyarından hepimiz!
Toplanacağız büyük buluşma gününde!
Ayrılık sona ermiş olsa da geçici süre!
Yeni bir ayrılık başlayacak az sonra,
Son kez, büyük duruşma sonunda!
Yok bu sonuncu ayrılığın geri dönüşü!
Bu son ayrılığın sonunda ya sıla ya korkunç bir bela!
Gurbeti cehennem; sılası cennet olan bir ayrılık!
Umuyor ve diliyorum ki ey Rabb-i Melik!
Sana ve elçilerine inananlara nasip olmasın bu defaki ayrılık!