Bu kaçıncı yola çıkışım inanın bilmiyorum, ama her yola çıkışımda hüzünlenirim.
İçime bir hüzün çöker.
Mutsuzluğun, huzursuzluğun, karamsarlığın tavan yaptığı bir psikolojik durum hasıl olur.
Kafamda yaşanmışlıklarım...
Kan bağlarım, sevdiklerim, dostlarım, akranlarım, akrabalarım…
Ne zordur vedalaşmak…
Ayrılıp yola koyulmak…
Bu bir yol hikayesi değil, bir yaşamın, yaşanmışlığın geride bırakılması hikayesidir.
Bir daha ki yola çıkış hikayesine kadar…
Belki de bir daha göremeyecek, bir daha yola çıkamayacak...
Bu da başka bir ölümcül kahroluştur.
Bir daha olmamak, olmayacak olmak…
En zoru da bu olsa gerek…
Yollarda fark edersin bir şeylerin eksildiğini, eksik kaldığını, yaşamın bir kesitini daha geride bıraktığını…
Böyle anlarda zayıf kalır, güçsüz düşer, aciz bir insana dönüşürsünüz.
Eliniz, kolunuz bağlanır.
Ah insanoğlu ah!
Sana yaşamda, yaşamak zorunda bırakıldığın şey hüzün ve gözyaşıdır.
Ne zordur yola çıkmak…
Her defasında bunu yüreğinin en derinliklerinde yaşamak...
“Nereye böyle?” sorusu hep kafandadır.
Tüm yaşanmışlıkları kendinle beraber uzaklara götürürsün.
Beyninin içi yaşamışlıklarla dolar, taşar; yaşanmışlıklar ona yük olur…
Neredeyse bir ömrü…
Arabada çalan müzik geçmişi anlatır.
Kafanda tüm geçmişin…
Yolda gelecekle ilgili bir duygu oluşmaz, hayal kuramazsınız, istesen de gelecekle ilgili bir duyguyu var edemezsiniz…
Geleceği düşünemezsiniz.
Geçmiş ve sen…
Suçlu hissedersiniz kendinizi, hatta tek suçlu ilan edersiniz…
Sanki yaşanmışlıkları yok eden, yaşamı geride bırakan sensindir.
Senin suçundur.
Ne kadar yol alırsan o kadar derin olur hüznün…
Hüzün ve isyan…
İsyan mı?
Hayır, hayır değil…
Sadece hüzün…
Yaşama, yaşamın acımasızlığına karşı…
Yolla beraber götürdüğün geçmişin…
Sanırım insanın ömür yolculuğu da bir yol…
Başlangıç ve bitiş…
Yaşlılık iyice artınca, elden ayaktan düşünce geçmişle yaşamak bu olsa gerek…
Yaşlı insanların dalıp gitmeleri boşuna değil…
Kafalarında koca bir geçmiş…
Yaşanmamışlıkları daha büyük bir keder…
Muhasebesini yapmak ne işe yarar…
Ah eski günler…
Ah çocukluk, gençlik…
Hepsi şimdi yolculukta bir arada…
Gözünün önüne gelir, her biri ile anıların depreşir, yüreğinin ortasında bir şeyler düğümlenir.
Suçluluk duygusu ile yol alırsın.
Yol bittiğinde azalır geçmişin.
Yeni bir hayat başlar, yeniden biriktirmeye başlarsın anıları, yollarda hüzünlenmek için…
Yollarda gelir geçmişin.
Hiç çıkmasan bu yola, sevdiklerin kalmasa geride, tekrar yaşamasan bu duyguları…
Hüzünlenmesen, için daralmasa, geçen zamana lanet okumasan, yaşam anılara kalmasa…
Nafile…
Her şey tükenmek üzerine kurulmuş, insanoğlu mecbur çıkacak bu yola hem de sonunu bile bile…
Kim yolcu değil ki şu dünyada…
Her birimiz bir yolcuyuz…
Bunun bilincinde olanlara…
Bin selam…