beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort hava durumu betturkey beylikdüzü escort
Bugun...


Mehmet KARAKAŞ

facebook-paylas
MAVİ MARMARA'DAN SUMUD FİLOLARINA: 16 Yıllık Vicdan Yolculuğu
Tarih: 03-06-2026 00:02:00 Güncelleme: 03-06-2026 00:02:00


 

 

31 Mayıs 2010...


Aradan tam 16 yıl geçti.


Takvimler değişti, hükümetler değişti, dünya siyaseti değişti. Ancak değişmeyen bir gerçek var: Gazze hâlâ abluka altında, Filistin halkı hâlâ özgürlük mücadelesi veriyor ve insanlığın vicdanı hâlâ aynı soruyla karşı karşıya duruyor; zulüm karşısında sessiz kalmak mı, yoksa bedel ödemeyi göze alarak hakkın yanında durmak mı?

Mavi Marmara işte bu soruya verilmiş tarihi bir cevaptı.

Bugün Mavi Marmara'nın 16. yıl dönümünü anarken sadece bir gemiyi veya bir yardım organizasyonunu hatırlamıyoruz. Aynı zamanda insanlık vicdanının denizlere açılmış halini, uluslararası hukukun göz göre göre ihlal edilmesini ve buna rağmen geri adım atmayan insanların kararlılığını hatırlıyoruz.

 

BİR GEMİDEN DAHA FAZLASI 


Mavi Marmara, Gazze'deki insani dramı dünyaya duyurmak amacıyla farklı ülkelerden yüzlerce aktivistin katılımıyla yola çıktı. İçerisinde doktorlar, gazeteciler, insan hakları savunucuları, siyasetçiler ve gönüllüler vardı.

Amaç savaşmak değildi.

Amaç silah taşımak değildi.

Amaç bir çatışmanın tarafı olmak değildi.

Amaç; yıllardır abluka altında yaşayan, temel insani ihtiyaçlara ulaşmakta zorlanan Gazze halkına yardım ulaştırmak ve dünyanın dikkatini bu insanlık krizine çekmekti.

Ancak uluslararası sularda gerçekleştirilen saldırı sonucunda 10 insan hayatını kaybetti, onlarcası yaralandı.

O gün yaşananlar yalnızca bir gemiye yapılan müdahale değil, aynı zamanda insan hakları, uluslararası hukuk ve vicdani dayanışmaya yönelik bir saldırı olarak tarihe geçti.

Mavi Marmara'nın ardından milyonlarca insan Filistin meselesine farklı bir gözle bakmaya başladı. Gazze artık sadece haritalarda görülen bir şehir değil, insanlığın ortak vicdan sınavlarından biri haline geldi.

 

GAZZE DEĞİŞMEDİ, ACILAR DERİNLEŞTİ


Ne yazık ki aradan geçen yıllar Filistin halkının yaşadığı acıları sona erdirmedi.

Aksine bugün Gazze, tarihinin en ağır insani krizlerinden birini yaşamaktadır.

Yıkılmış şehirler, yerinden edilmiş milyonlar, sağlık hizmetlerine ulaşamayan hastalar, gıdaya erişemeyen çocuklar ve her geçen gün daha da ağırlaşan insani tablo...

Dünyanın birçok yerinde savaşlar yaşandı, krizler çözüldü, diplomatik süreçler işletildi. Ancak Filistin meselesi çoğu zaman uluslararası güç dengelerinin gölgesinde bırakıldı.

Bu nedenle Mavi Marmara'nın ortaya koyduğu vicdani duruş bugün de güncelliğini korumaktadır.

Çünkü mesele yalnızca geçmişte yaşanan bir saldırıyı anmak değildir.

Mesele, devam eden bir adaletsizliğe karşı insanlığın ne yaptığıdır.

 

MAVİ MARMARA'NIN MİRASI: SUMUD


Bugün Mavi Marmara'nın bıraktığı miras farklı isimlerle yaşamaya devam ediyor.

Bu mirasın en önemli yansımalarından biri de Global Sumud ve Özgürlük Filolarıdır.

Filistin direniş kültüründe önemli bir yere sahip olan "Sumud", kararlılık, direnç, sabır ve topraklarına bağlılık anlamına gelir.

Ancak Sumud yalnızca Filistin halkının direnişini ifade eden bir kavram değildir.

Aynı zamanda dünyanın dört bir yanında adalete inanan insanların ortak vicdanını temsil eden bir anlayıştır.

Bugün farklı ülkelerden aktivistler, hukukçular, akademisyenler, sağlık çalışanları ve sivil toplum kuruluşları Gazze'ye yönelik ablukanın son bulması için yeniden denizlere açılmaktadır.

100'ü aşkın gemi ve teknenin katılması planlanan Özgürlük ve Sumud Filoları, Mavi Marmara'nın açtığı yolun kapanmadığını göstermektedir.

Bu filolar yalnızca yardım taşımıyor.

Aynı zamanda bir mesaj taşıyor:

"Gazze yalnız değildir."

 

VİCDANIN SINIRI YOKTUR


Mavi Marmara'nın en önemli miraslarından biri, sınırları aşan insani dayanışma ruhudur.

Çünkü vicdanın milliyeti yoktur.

Adaletin pasaportu yoktur.

Mazlumun kimliği sorulmaz.

İnsan hakları yalnızca güçlüler için değil, herkes için geçerli olduğunda anlam kazanır.

Bugün dünyanın farklı ülkelerinden insanların Gazze için ortak bir zeminde buluşabilmesi bunun en açık göstergesidir.

Mavi Marmara'da Türkler vardı.

Ama aynı zamanda farklı milletlerden insanlar da vardı.

Bugün Sumud Filolarında da aynı tablo görülmektedir.

Bu durum Filistin meselesinin yalnızca bölgesel bir sorun değil, evrensel bir insan hakları meselesi olduğunu ortaya koymaktadır.

 

TARİHİN SORDUĞU SORU


16 yıl önce Mavi Marmara denizlere açıldığında birçok insan bunun sadece bir yardım seferi olduğunu düşünüyordu.

Bugün geriye dönüp baktığımızda görüyoruz ki Mavi Marmara aslında bir vicdan hareketinin sembolü haline gelmiştir.

Aradan geçen yıllar bize şunu göstermiştir:

Gemiler engellenebilir.

Limanlar kapatılabilir.

Yardımlar geciktirilebilir.

Ancak adalet talebi engellenemez.

Vicdan susturulamaz.

Hakikat yok edilemez.

Mavi Marmara'nın 16. yılında şehitleri rahmetle anarken, onların geride bıraktığı mirasın bugün Özgürlük ve Sumud Filolarında yaşamaya devam ettiğini görüyoruz.

Çünkü bazı yolculuklar limanda sona ermez.

Bazı yolculuklar nesiller boyunca devam eder.

Mavi Marmara da işte böyle bir yolculuğun adıdır.

Ve o yolculuk, 16 yıl sonra hâlâ Akdeniz'in dalgaları üzerinde insanlığa aynı çağrıyı yapmaktadır:

"Zulüm karşısında sessiz kalma. Adaletin yanında dur."

 

Selam ve Sevgilerimle...

 

Mehmet KARAKAŞ 

 

mkarakas112@gmail.com



Bu yazı 121 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI