beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort hava durumu betturkey beylikdüzü escort
Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
Diyarbakır Necesin?
Tarih: 02-06-2026 00:02:00 Güncelleme: 02-06-2026 00:02:00


 

Diyarbakır'ın en büyük sorunu artık işsizlik, trafik ya da altyapı eksikliği değildir. En büyük sorun, şehrin göz göre göre düzensizliğe teslim edilmesi ve buna karşı yıllardır ciddi bir irade ortaya konulmamasıdır.

Bayramlarda yüz binlerce insanın ziyaret ettiği, dünyanın en önemli tarihî kentlerinden biri olan Diyarbakır'ın sokaklarına çıkan herkes aynı manzarayla karşılaşıyor: İşgal edilmiş kaldırımlar, denetimsiz işletmeler, plansız yapılaşma ve her geçen gün biraz daha kaybolan kent estetiği.

Şehrin tarihî dokusu alarm veriyor. Ancak ne yazık ki yöneticiler bu tabloyu izlemekle yetiniyor. 

Sormak gerekiyor: Diyarbakır'ın tarihi ve turizm potansiyeli korunmayacaksa yöneticiler neyi yönetecek?

Geçtiğimiz Ramazan Bayramı'nda yaşanan turizm hareketliliği umut vermişti. Bu bayram ise beklenen canlılık görülmedi. 

Bunun nedenlerini başka yerlerde aramaya gerek yok. Turist, geldiği şehirde düzen görmek ister. 

Tarih görmek ister. Nefes alacak sokaklar görmek ister. Dünyanın hiçbir turizm kentinde tarihî alanlar bu kadar sahipsiz bırakılmaz.

Her köşe başında aynı işletme türünün açılması, her binanın altının kahvehaneye dönüştürülmesi, kaldırımların ve kamusal alanların kontrolsüz biçimde kullanılması şehir ekonomisini geliştirmez; tam tersine kentin marka değerini düşürür. 

Kısa vadeli çıkarlar uğruna Diyarbakır'ın geleceği feda edilmektedir.

Burada sorumluluk sadece belediyelere ait değildir. 

Diyarbakır Valiliği, Emniyet Müdürlüğü, ilgili kamu kurumları ve meslek odaları da artık seyirci kalmamalıdır. 

Kamusal alanların işgaline karşı kararlı bir mücadele verilmeden, turizmden ve şehirleşmeden söz etmek mümkün değildir.

Daha düşündürücü olan ise sessizliktir.

 Kentin geleceğiyle ilgili bu kadar büyük bir sorun karşısında birçok kurumun ve bazı çevrelerin suskunluğu dikkat çekmektedir. 

 Diyarbakır'ın geleceği siyasi hesaplara kurban edilemeyecek kadar değerlidir.

Bir oy uğruna kuralları uygulamaktan vazgeçenler, aslında bir şehrin geleceğinden vazgeçmiş olurlar.

 Yönetim cesaret ister. Kenti korumak kararlılık ister. 

Populizmle şehir yönetilemez.

Bugün Diyarbakır'ın ihtiyacı olan şey yeni vaatler değil, mevcut kuralları uygulayacak güçlü iradedir. 

Aksi halde kaybeden sadece turizm olmayacak; Diyarbakır'ın kimliği, tarihi ve geleceği olacaktır.

Artık herkes şu soruya cevap vermelidir:

-Diyarbakır'ı bu hale getirenler kimler ve bu gidişatı durdurmak için ne yapacaklar?



Bu yazı 465 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI