Her bayram ekranlarda aynı görüntüler… Uzun protokol sıraları, birbirine tebessüm eden makam sahipleri, kameralar önünde yapılan resmi bayramlaşmalar… Sonra çıkıp millete “birlik ve beraberlik” nutukları atılıyor. Ama ortada millet yok!
Bir zamanlar bayramlar devletle milletin gerçekten buluştuğu günlerdi. Şimdi ise halktan kopmuş bir yönetim anlayışının vitrin organizasyonuna dönüştü. Valiliklerin düzenlediği bayram programlarına bakıyorsunuz; STK adı altında belli çevreler, parti temsilcileri, bürokratlar, makam araçları… Peki bu ülkenin gerçek sahibi olan vatandaş nerede? Emekli nerede? İşsiz genç nerede? Köylü, esnaf, dar gelirli aile nerede?
İşin ironik tarafı şu: İktidar yıllardır “vesayetle mücadele”, “milletin devleti”, “garson devlet anlayışını bitirdik” söylemi üzerine siyaset yaptı. Ancak bugün ortaya çıkan yapı, halkla temas eden bir devlet değil; halk adına konuşan ama halka karışmayan yeni bir bürokratik düzen üretiyor.
Sayın Cumhurbaşkanı yıllardır “milletin adamı”, “halkın devleti”, “garson devlet anlayışını bitirdik” diyor. Ama sahadaki uygulamalara bakınca ortaya çıkan tablo tam tersidir. Cumhurbaşkanının atadığı bazı valiler halka açık yönetici gibi değil, adeta merkezi otoritenin koruma duvarı gibi davranıyor. Milletle araya mesafe koyan, protokolü halkın önüne koyan bir yönetim anlayışı büyüyor.
Bayramlarda bile halktan kopuk bir görüntü veren anlayışın toplumsal karşılık üretmesi mümkün değildir. Çünkü insanlar artık samimiyet değil, gösteri görüyor. Bayram salonlarında aynı isimler birbirini kutluyor, aynı fotoğraflar servis ediliyor, sonra “milletle kaynaştık” deniliyor. Milletin haberi bile olmayan programdan nasıl kaynaşma çıkacak?
En tehlikeli taraf ise yeni neslin bu yapay düzene alışmasıdır. Çocuk artık bayramı mahallede yaşamıyor; sosyal medyada izliyor. Gençler devletin sıcak yüzünü değil, güvenlik bariyerlerini görüyor. Bayram kültürü eriyor, toplum ortak hafızasını kaybediyor.
Devlet dediğiniz şey sadece bina, makam ve protokol değildir. Devlet; milletin içine girebildiği sürece devlettir. Halktan uzaklaşan her yönetim önce bayramların ruhunu öldürür, sonra toplumdaki aidiyet duygusunu zayıflatır.
Bugün insanlar “Nerde o eski bayramlar?” diye soruyorsa bunun sebebi nostalji değil; devletle millet arasına konulan görünmez duvarlardır.
Ve kimse kusura bakmasın…
Halkın olmadığı yerde bayram değil, sadece protokol gösterisi vardır.