Günümüzde üniversite çalışanları açısından sosyal imkânların adil ve dengeli bir şekilde sunulması büyük önem taşımaktadır.
Bu bağlamda, sosyal havuzlar gibi hizmetlerden önce lojmanların adil dağıtımı öncelikli bir mesele olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bir STK başkanı yaptığı açıklama sanki Dicle üniversitesinde tüm sorunlar çözülmüş, havuz başı çözülmemiş oysa barınma havuz başı eğlenmesinden önce gelmeli.
Bu STK başkanı kendi üyelerinin Dicle Üniversitesi'nde yaşayan sorunu kendine dert etmemiş, yaz ayları havuz başını dert edinmiş.
Türkiye’de birçok üniversitede uygulanan "Sıra tahsisli" lojman sistemi sayesinde personele (5) yıl gibi belirli bir süreyle lojman kullanım hakkı tanınmakta, böylece zaman içinde tüm çalışanların bu haktan yararlanabilmesi sağlanmaktadır.
Bu sistem hem adaletli hem de dönüşümlü bir uygulama imkânı sunarak kurumsal aidiyeti artırmaktadır.
Ancak Dicle Üniversitesi'nde bu uygulamanın aksine, "Görev tahsisli" lojman sistemi tercih edilmektedir.
Görev tahsisli sistemde, belirli pozisyonlardaki çalışanlara görev süresi boyunca, dolayısıyla emekli oluncaya kadar lojman tahsis edilmektedir.
Bu uygulama nedeniyle üniversite genelindeki birçok personel, görev süresi boyunca hiç lojman hakkı elde edememekte ve emekli olana dek bu haktan mahrum kalmaktadır.
STK Başkanı Zat, bu konuda bir açıklama yapacak mı yoksa kendi üyelerinin sorununu dert etmeyecek susacak mı?
Bu durum, kurumdaki çalışanlar arasında ciddi bir eşitsizlik yaratmakta ve çalışma barışını zedelemektedir.
Lojman imkanının daha geniş bir çalışan kitlesine adaletli bir şekilde sunulabilmesi için sıra tahsisli sisteme geçilmesi büyük önem arz etmektedir.
Süreli kullanım esasına dayalı bir sistem getirilmesi, tüm çalışanlar arasında fırsat eşitliği sağlayacak, kurumsal aidiyeti ve çalışan memnuniyetini artıracaktır.
Dicle Üniversitesi'nde bulunan personeli, üniversite yönetimince adaletli bir adım atmasını beklemektedir.
Ekonomik şartları herkesi zorluyor. Bu nedenle, lojman tahsis sisteminin gözden geçirilmesi ve daha adil bir modelin benimsenmesi üniversite çalışanları adına büyük önem taşımaktadır.
Yeni Yönetim duygusal mı?
Kimi akademisyenin elinde eskileri aratır oldu, şimdiki yönetim.
Bu şehrin tek Üniversitesi'nin kimi duygusal arkadaşlık kadrolarıyla sağlıklı yönetilmeyeceği her gün biraz daha anlaşılıyor.
Dışardan görünen, verilmek istenen manzara için söylenen bu.
Gelen eleştiriler, bu yönde. Umarız, atılacak adımlarla, eleştiride bulunanlar düşündüklerinde yanılmış olur.
Biz, kimseyi, kimseleri kalben, dille incitme hakkına sahip değiliz, olmadık.
Bazı işler düzgün gitmiyor, sitemler bu yönde.
Bu konuyu konuştuğumuz bir sohbette bir hemşehrimiz, "Sayın Rektör Bey, yönetimde değişimi ve inisiyatifini kullanmalı." diyor.
"Fazla kirlenmeden, koltuklar kokmadan kirlileri, kokanları değiştirmeli" diye düşünüyoruz.
Üniversite'den, Yönetimden gelecek cevap hakkı, köşemizde aynı şekilde yer alacak. Amacımız kimseyi karalamak değil, çalışan personelin haklı talebini gündeme taşımaktır.