|
Tweet |
Oyuncu Rugeş Kırıcı moderatörlüğünde gerçekleşen panelde konuşan yönetmen ve senarist Ezel Akay, barışın kalıcı hale gelmesi için ortak gelecek tahayyüllerinin kurulması gerektiğini söyledi. Sanat eserlerinin geleceğe bırakılmış izler olduğunu belirten Akay, dilin dönüşümünün de barış sürecinde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. “Beraberlik, dışarıdan gelen tehlikelere karşı ortak duruşu anlatıyor” diyen Akay, toplumun ortak yaşam fikri etrafında yeniden buluşması gerektiğini kaydetti.
Panelde söz alan Süreyya Karacabey ise sanatın toplumsal hafızayı canlı tutan temel alanlardan biri olduğunu belirtti. Tiyatroyu “bir bellek laboratuvarı” olarak tanımlayan Karacabey, sanatın görünmeyeni görünür kılma sorumluluğu taşıdığını söyledi. Dünyada çatışmaları besleyen siyasal ve ekonomik sistemlere dikkat çeken Karacabey, tüm olumsuzluklara rağmen dünyayı değiştirme umudunun hâlâ var olduğunu ifade etti.
Şêrko Kanîwar da müziğin toplumsal hafızayı taşıyan güçlü bir araç olduğuna dikkat çekti. Sanatın yalnızca estetik bir üretim olmadığını vurgulayan Kanîwar, “Sanat aynı zamanda tanıklıktır, hafızadır ve sessizleştirilenlerin sesidir” dedi. Savaşların yalnızca kentleri değil, insanların birlikte yaşama duygusunu da yıktığını belirten Kanîwar, sanatın bu yıkıma karşı toplumsal hafızayı yeniden kurma gücüne sahip olduğunu söyledi.
Panele, Tülay Hatimoğulları, Serra Bucak, Doğan Hatun ve çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.
Panel, katılımcıların sorularının yanıtlandığı bölümle sona erdi.