beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan
Bugun...


AV. Mesut Değer

facebook-paylas
TERÖRSÜZ TÜRKİYE YASASI: AF DEĞİL, YENİ BİR GEÇİŞ ADALETİ MODELİ Mİ?-2
Tarih: 11-07-2026 00:01:00 Güncelleme: 11-07-2026 00:01:00


Dolayısıyla hazırlanan model yalnızca belirli bir örgüte yönelik geçici ve özel bir hukuk mekanizması niteliği taşımaktadır.

Başvuru Sistemi Nasıl İşleyebilir?

Yapılan açıklamalardan anlaşıldığı kadarıyla düzenlemenin en önemli bölümlerinden biri başvuru usulü olacaktır.

Beklenen sisteme göre;

Türkiye içerisinde bulunan örgüt mensupları savcılıklara veya güvenlik birimlerine teslim olabilecek,

Yurt dışında bulunanlar ise sınır kapıları, büyükelçilikler veya konsolosluklar aracılığıyla başvuruda bulunabilecektir.

TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş'un açıklamalarında kanunun geçici nitelikte olacağı ifade edildiği için başvuruların belirli bir süre ile sınırlandırılması beklenmektedir.

Kulislerde konuşulan süre ise yaklaşık altı aydır.

Başka bir ifadeyle kanun yürürlüğe girdikten sonra örneğin altı ay içerisinde başvuru yapmayan kişiler daha sonra bu düzenlemeden yararlanamayacaktır.

Bu yönüyle düzenleme sürekli uygulanacak bir ceza kanunu değişikliği değil, belirli bir dönemi kapsayan geçici bir hukuk mekanizması görünümündedir.

Güvenlik Soruşturması ve MİT Raporu

Başvurunun yapılması tek başına yeterli olmayacaktır.

Kamuoyuna yansıyan bilgiler, başvuru sonrasında Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından ayrıntılı bir faaliyet değerlendirme raporunun hazırlanacağını göstermektedir.

Bu raporda;

kişinin örgüte katılım tarihi,

üstlendiği görevler,

silahlı faaliyetleri,

lojistik destekleri,

istihbarat faaliyetleri,

katıldığı eylemler,

öldürme veya yaralama olaylarına iştirak edip etmediği,

örgüt içerisindeki konumu,

örgütten ayrılma iradesinin samimiyeti

gibi hususların ayrıntılı biçimde değerlendirileceği konuşulmaktadır.

Ayrıca gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişilerin düzenleme kapsamı dışında bırakılması ve haklarında ayrıca cezai işlem uygulanması ihtimali de dile getirilmektedir.

Dolayısıyla sistem yalnızca teslim olmayı değil, teslim olduktan sonra yapılacak kapsamlı güvenlik incelemesini de esas almaktadır.

Yargılama Modeli

Kamuoyuna yansıyan bilgilerde dikkat çeken diğer bir husus ise klasik mahkeme sistemi yerine uzmanlaşmış bir yargılama modeli kurulması ihtimalidir.

Konuşulan modele göre Ankara'da oluşturulacak ihtisas mahkemesi veya ihtisas hakimliği başvuruları kısa sürede sonuçlandıracaktır.

Bu modelin gerekçesi ise geçmiş çözüm sürecinde farklı mahkemelerde yürüyen uzun yargılamaların tekrar edilmemesi olarak açıklanmaktadır.

Eğer bu sistem kabul edilirse, yargılama sürecinin daha hızlı işlemesi amaçlanacaktır.

Ancak burada da hukuk devleti ilkesi açısından tartışılması gereken önemli başlıklar bulunmaktadır.

Örneğin:

Kararların hangi kanun yoluna tabi olacağı,

İtiraz mekanizmasının bulunup bulunmayacağı,

MİT raporunun mahkemeyi ne ölçüde bağlayacağı,

Savunma hakkının nasıl kullanılacağı,

Adil yargılanma ilkesinin nasıl korunacağı kanun teklifi açıklandığında ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gereken hususlar olacaktır.

 

Geçmişin Gölgesi: Sekiz Pişmanlık Yasası Bugüne Ne Söylüyor?

Bugün "Terörsüz Türkiye" kapsamında hazırlanması beklenen yasal düzenleme kamuoyunda yeni bir hukuk modeli olarak tartışılmaktadır. Oysa Türkiye, terör örgütlerinden ayrılmayı teşvik eden hukuki düzenlemeler konusunda önemli bir geçmişe sahiptir. Yaklaşık kırk yıllık terörle mücadele sürecinde kamuoyunda "pişmanlık yasası" olarak bilinen sekiz ayrı yasal düzenleme yürürlüğe girmiş ve farklı dönemlerde uygulanmıştır.

Bu nedenle hazırlanacak yeni düzenlemeyi değerlendirirken geçmiş uygulamaları göz ardı etmek sağlıklı bir yaklaşım olmayacaktır. Aksine, önceki tecrübeler yeni düzenlemenin başarısı açısından önemli dersler içermektedir.

Bugüne kadar çıkarılan sekiz pişmanlık yasası kapsamında PKK terör örgütü mensuplarından 4 bin 429 kişi başvuruda bulunmuştur. Bunlardan 2 bin 40 kişi ilgili yasal düzenlemelerden yararlanırken, 2 bin 389 kişinin başvurusu çeşitli gerekçelerle kabul edilmemiştir. Ayrıca 509 kişi hakkında koruma tedbirleri uygulanmıştır.

Bu rakamlar tek başına önemli olmakla birlikte, asıl dikkat edilmesi gereken husus geçmiş uygulamaların ortaya çıkardığı sonuçlardır.

Yeni Düzenleme Geçmişten Ne Kadar Farklı?

Kamuoyuna yansıyan bilgiler incelendiğinde, hazırlanması beklenen düzenlemenin temel mantığının önceki “etkin pişmanlık uygulamalarına” büyük ölçüde benzediği görülmektedir.

Geçmişte çıkarılan pişmanlık yasalarının ortak özellikleri incelendiğinde şu temel unsurlar öne çıkmaktadır:

  • Örgüt mensubunun kendi iradesiyle teslim olması,
  • Pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini açıkça beyan etmesi,
  • Örgüt yapısı hakkında bilgi vermesi, yer göstermesi ve suçların aydınlatılmasına katkı sağlaması,
  • Verdiği bilgi ve belgelerin güvenlik birimlerince doğru ve inandırıcı bulunması,
  • İçişleri Bakanlığı ve güvenlik birimlerinin değerlendirmeleri doğrultusunda yargısal sürecin şekillenmesi.

Bugün kamuoyunda konuşulan çerçeveye bakıldığında ise benzer bir sistematiğin korunduğu anlaşılmaktadır.

Buna göre;

  • örgüt mensubu silahını bırakarak teslim olacaktır,
  • örgütsel faaliyetlerinden vazgeçtiğini samimi şekilde beyan edecektir,
  • Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından ayrıntılı bir faaliyet değerlendirme raporu hazırlanacaktır,
  • hazırlanan rapor doğrultusunda uzmanlaşmış bir yargı merciince kısa süre içerisinde karar verilecektir.

Dolayısıyla yöntem bakımından bakıldığında, bugün tartışılan modelin önceki etkin pişmanlık uygulamalarından tamamen farklı yeni bir sistem olduğu söylenemez.

Aksine, mevcut etkin pişmanlık sisteminin geliştirilmiş, merkezi hâle getirilmiş ve topluma yeniden kazandırma hedefiyle genişletilmiş yeni bir versiyonu olarak değerlendirilmesi mümkündür.

En Büyük Risk: Geçmişi Çağrıştıran Bir Algı

Tam da bu noktada yasa koyucuya önemli bir uyarıda bulunmak gerektiğini düşünüyorum.

Eğer hazırlanacak düzenleme kamuoyunda veya örgüt mensupları tarafından geçmişte uygulanan pişmanlık yasalarının yeni bir versiyonu olarak algılanırsa, beklenen başvuru sayısına ulaşılması zorlaşabilir.

Çünkü geçmiş uygulamalara ilişkin olumlu veya olumsuz bütün tecrübeler yeni düzenlemeye yönelik güven duygusunu doğrudan etkileyecektir.

Devletin amacı gerçekten silah bırakan örgüt mensuplarını topluma yeniden kazandırmak ve terörü kalıcı olarak sona erdirmek ise, hazırlanacak hukuki mekanizmanın yalnızca isminin değil, yöntemi, güvenceleri ve uygulama esaslarının da geçmişten ayrıldığını açık biçimde ortaya koyması gerekir.

Bu nedenle yeni düzenlemenin yalnızca "sekizinci pişmanlık yasasının devamı" olarak görülmesine izin verilmemelidir.



Bu yazı 829 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI