Bayram sona erdi. Ancak Diyarbakır’da halkın gündemi ile siyasetin gündemi bir kez daha birbirinden farklı kaldı.
Bayram boyunca vatandaş ulaşım sorunlarıyla, ekonomik sıkıntılarla ve günlük yaşamın zorluklarıyla mücadele ederken, siyaset yine kendi tartışmalarının peşinden koştu.
Kentte uzun yıllardır konuşulan temel sorunlar çözüm beklemeye devam ediyor.
Buna rağmen siyasi aktörler, halkın arasına karışmak yerine çoğu zaman kendi çevreleri içinde bayramlaşmayı tercih etti. Protokol törenleri yapıldı, fotoğraflar verildi, mesajlar yayımlandı. Ancak vatandaşın beklentisi, yalnızca bayram tebriği değil; sorunlarına kulak veren, çözüm üreten bir siyaset anlayışıdır.
Diyarbakır’da son dönemde uzun süredir görünmeyen bazı isimlerin yeniden ortaya çıkmaya başladığı görülüyor.
Türkiye’nin yakın geleceğinde seçim sürecine gireceği konuşulurken, yıllardır sessiz kalanların bugün yeniden sahaya inmesi dikkat çekiyor.
Halk ise haklı olarak şu soruyu soruyor:
-Bugüne kadar neredeydiniz?
Özellikle Ocak 2020’de yaşanan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran olaylar konusunda yıllarca sessiz kalanların, aradan beş buçuk yıl geçtikten sonra açıklamalar yapması kamuoyunda soru işaretleri oluşturuyor.
O gün konuşmayanların bugün farklı yorumlar yapması, samimiyet tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
Bayram boyunca Diyarbakır’ın kronik ulaşım sorunu da yine çözümsüz kaldı.
Vatandaşlar her bayram olduğu gibi bu bayramda da ulaşımda zorluk yaşadı.
Siyasî gündemin öncelikleri arasında bu sorunların yer almadığı görüldü.
Bayramın son gününde yaşanan kanlı olay ise kent adına üzücü bir tablo ortaya koydu.
Hâlâ kardeşin kardeşi öldürdüğü, şiddetin ve husumetlerin can almaya devam ettiği bir ortamda, toplumun kanaat önderlerinin, aydınlarının ve etkili isimlerinin yeterince güçlü bir ses çıkaramaması dikkat çekiyor.
Diyarbakır’ın en büyük ihtiyacı, çatışmayı değil barışı, ayrışmayı değil ortak yaşam kültürünü güçlendiren bir toplumsal anlayıştır.
Bayram süresince kentin önemli gelir kaynaklarından biri olan turizm hareketliliği de devam etti.
Restoranlar, kafeler ve esnaf yoğunluk yaşadı. Ancak turistlerin geride bıraktığı çevre kirliliği ve temizlik sorunları da gündeme geldi.
Kentin tanıtımı kadar korunması ve temiz tutulması da büyük önem taşıyor.
Tüm bu gelişmelerin ışığında görünen gerçek şudur:
Diyarbakır’da siyaset, halkın gerçek gündeminden uzaklaştıkça güven kaybetmeye devam ediyor.
Vatandaş artık kavgadan, polemikten ve seçim dönemlerinde ortaya çıkan geçici ilgiden yorulmuş durumda.
Toplumun beklentisi; siyaseti bir geçim kapısı olarak görenlerden değil, halka hesap veren, sorunlara çözüm üreten ve kentin geleceğini düşünen yeni bir anlayışın ortaya çıkmasıdır.
Bayram bitti.
Ancak Diyarbakır’ın ulaşım, güvenlik, temizlik, toplumsal barış ve ekonomik kalkınma gibi temel sorunları hâlâ çözüm bekliyor.
Siyasetin görevi de tam olarak burada başlıyor. Halkın arasında olmak, sorunları dinlemek ve çözüm üretmek için.
Aksi halde bayramlar geçecek, fotoğraflar değişecek, fakat sorunlar yerinde kalmaya devam edecektir.