Bir şehrin geleceği günü kurtaran kararlarla değil, uzun vadeli ve kararlı planlamalarla inşa edilir. Hele ki hızla büyüyen, konut sıkıntısı yaşayan ve kira fiyatlarının vatandaşın belini büktüğü Diyarbakır gibi bir şehirde, imar planı artık bir tercih değil, zorunluluktur.
2024 yılında Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak, kamuoyuna yaptığı açıklamalarda, kentte yaşanan konut ve kira krizini çözmek amacıyla bütünlüklü bir imar planı hazırladıklarını duyurdu. O gün verilen mesaj, Diyarbakırlılar için umut olmuştu. Vatandaşlar, yıllardır çözülemeyen imar sorunlarının artık çözüleceğine inanmıştı.
Ancak aradan yaklaşık iki buçuk yıl geçti.
20 Temmuz 2026 tarihinde Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında yapılan bir başvuruya verilen resmî cevap ise hayal kırıklığından başka bir şey değildi. Belediye, özetle, "Bütünlüklü imar planına ilişkin çalışmalar planlama süreci doğrultusunda devam etmektedir." demekle yetindi. Ne planın hangi aşamada olduğu açıklandı ne de ne zaman tamamlanacağına ilişkin somut bir takvim verildi. Üstelik cevapta, çalışmanın tamamlanmasına ilişkin kesinleşmiş bir takvim bulunmadığı da ifade edildi.
Peki sormak gerekmez mi?
İki buçuk yıldır hazırlanamayan bir planın daha ne kadar sürmesi bekleniyor?
Diyarbakır'ın gençleri ev sahibi olamazken, kiracılar her ay yeni bir zam korkusuyla yaşarken, arsa üretimi yetersizliği nedeniyle konut fiyatları sürekli yükselirken, belediyenin hâlâ "çalışmalar devam ediyor" demesi vatandaşın beklentilerini karşılıyor mu?
Elbette şehir planlaması teknik, hukuki ve uzun soluklu bir süreçtir. Ancak kamu yönetiminde geçen zaman kadar, vatandaşın o süre içinde yaşadığı mağduriyet de önemlidir. Sürecin neden uzadığı, hangi aşamaların tamamlandığı ve bundan sonra hangi takvimin izleneceği konusunda şeffaf bilgilendirme yapılması beklenir. Sürekli aynı ifadelerle yetinmek, kamuoyundaki soru işaretlerini gidermeye yetmez.
Bugün Diyarbakır'da birçok aile yüksek kiralar nedeniyle geçim sıkıntısı çekiyor. Gençler ev kuramıyor, dar gelirli vatandaş konut bulmakta zorlanıyor. İmar planındaki gecikme yalnızca teknik bir mesele değil; doğrudan insanların hayatını etkileyen sosyal ve ekonomik bir sorundur.
Sayın Serra Bucak'ın bu tablo karşısında artık Diyarbakır halkına net bir açıklama yapması gerekiyor. Bu plan hangi aşamada? Neden tamamlanamadı? Vatandaş bu planı daha ne kadar bekleyecek?
Siyasette en önemli erdemlerden biri, verilen sözlerin arkasında durabilmek; işler istenildiği gibi gitmediğinde ise bunun sorumluluğunu üstlenebilmektir. Eğer verilen vaatler yıllar geçmesine rağmen hayata geçirilemiyor ve kamuoyu tatmin edici bir açıklama alamıyorsa, yöneticilerin ciddi bir öz değerlendirme yapması kaçınılmaz hâle gelir.
Diyarbakır artık mazeret değil, çözüm bekliyor. Bu şehir, "çalışmalar devam ediyor" cümlesini değil; tamamlanmış projeleri, üretilmiş konutları ve vatandaşın hayatına dokunan somut hizmetleri görmek istiyor. Çünkü bekleyen yalnızca bir imar planı değil, bir şehrin geleceğidir.