Diyarbakır'ın tarihi mirası olan Sur, sadece taş surlarıyla değil, içinde yaşayan insanların huzuruyla da değer kazanır. Ancak bugün Sur'da vatandaşların en çok konuştuğu konu ne yeni bir park ne temizlenen sokaklar ne de hayata geçirilen sosyal projeler... Gündemde olan, belediyenin uyguladığı cezalar ve hizmet eksiklikleridir.
Vatandaşlardan gelen iddialar dikkat çekicidir. Çok küçük hisseli taşınmazlara sahip kişilere dahi beyan eksikliği gerekçesiyle yüksek tutarlı idari para cezaları kesildiği ifade edilmektedir. Kanunların uygulanmasına kimsenin itirazı olamaz. Ancak kamu yönetiminin görevi, vatandaşı ilk adımda cezalandırmak değil; önce bilgilendirmek, uyarmak ve eksikliğini gidermesine imkân tanımaktır. Sosyal belediyecilik anlayışı bunu gerektirir.
Öte yandan Sur'un birçok mahallesinde uzun süredir devam eden temizlik sorunları, bozulan yollar, bakımsız parklar ve çevre düzenine ilişkin şikâyetler vatandaşların günlük yaşamını olumsuz etkilemeye devam ediyor. İnsanlar, "Önce hizmet, sonra denetim" anlayışının hâkim olmasını bekliyor.
Belediyeler, vatandaşın karşısına yalnızca tahsilat yapan kurumlar olarak çıkmamalıdır. Belediye, yaşanabilir bir şehir inşa eden, sorun çözen ve güven veren bir kamu kurumudur. Eğer vatandaş belediyeyi hizmetleriyle değil de ceza tebligatlarıyla hatırlıyorsa, burada üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir yönetim sorunu vardır.
Sur gibi tarihi ve kültürel değeri yüksek bir ilçede belediyecilik anlayışı çok daha kapsayıcı olmalıdır. Turizmi geliştiren, mahalle kültürünü yaşatan, esnafı destekleyen, gençlere ve çocuklara yeni yaşam alanları sunan projeler konuşulmalıdır. Gündemi hizmetler değil de cezalar belirliyorsa, bu tablo hem belediye hem de ilçe adına düşündürücüdür.
Bir diğer dikkat çekici husus ise Diyarbakır'ın seçilmiş milletvekillerinin bu tür sorunlar karşısındaki sessizliğidir. Halk, yaşadığı sıkıntıları Ankara'ya taşıyacak güçlü temsilciler görmek istiyor. Ancak birçok vatandaş, milletvekilleriyle yeterli bağ kuramadığını, sorunlarının yeterince sahiplenilmediğini düşünüyor. Diyarbakır'ı temsil edecek isimlerin bu şehrin sokaklarını bilen, insanıyla iç içe yaşayan ve yerel sorunları yakından takip eden kişiler olması gerektiği yönündeki beklenti her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriliyor.
Sur Belediyesi için hâlâ geç değildir. Vatandaşın beklentisi açıktır: Daha temiz mahalleler, daha güçlü altyapı, daha fazla sosyal hizmet ve daha fazla iletişim... Çünkü yerel yönetimlerin başarısı, yazdığı ceza tutanaklarıyla değil; vatandaşın hayatına kattığı değerle ölçülür.
Sur'un ihtiyacı daha fazla ceza değil, daha fazla hizmettir. Belediyeciliğin gerçek ölçüsü de budur.