beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan
Bugun...


Ramazan Kulu

facebook-paylas
Üç Maymunu Oynamakla Konut ve Kira Krizi Çözülmez!
Tarih: 10-08-2026 00:04:00 Güncelleme: 10-08-2026 00:04:00


 

 

Diyarbakır’ın bugün karşı karşıya olduğu en büyük sosyal ve ekonomik sorunlardan biri hiç şüphesiz konut ve kira krizidir.

 

Bu şehirde artık ev kiralamak sıradan bir ihtiyaç olmaktan çıkmış, başlı başına bir ekonomik mücadeleye dönüşmüştür. Dar gelirli vatandaşın maaşının önemli bir bölümü kiraya giderken, gençler evlenmeyi erteliyor, yeni ev kurmak isteyenler daha işin başında büyük bir ekonomik duvara çarpıyor. Kirada oturan aileler ise her yeni kira döneminde “Acaba bu yıl ev sahibim kirayı ne kadar artıracak?” endişesiyle karşı karşıya kalıyor.

 

Biz de Güneydoğu Güncel gazetesindeki köşemizde defalarca bu meseleye dikkat çektik.

 

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine açık ve net bir çağrıda bulunduk:

 

Bu şehirde konut ve kira krizinin çözümü, günübirlik uygulamalardan değil; kapsamlı, bütünlüklü ve uzun vadeli bir imar planından geçer.

 

Nitekim bu çağrıyı bugün biz söylemiyoruz.

 

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak, başkan seçildiği dönemde kamuoyunun karşısına çıkarak konut ve kira krizinin çözümü için şehre kapsamlı ve bütünlüklü bir imar planı kazandıracaklarını ifade etmişti.

 

Yani ortada bizim yakıştırdığımız bir vaat yok.

 

Kamuoyuna açıklanmış bir söz var.

 

Biz de köşemizde defalarca bu sözü hatırlattık.

 

“Diyarbakır’ın konut ihtiyacı ne olacak?”

 

“Yeni yerleşim alanları nerelerde oluşturulacak?”

 

“Arz artırılmadan kira fiyatları nasıl düşürülecek?”

 

“Gençler ve dar gelirli vatandaşlar nasıl ev sahibi olacak?”

 

“Şehrin önümüzdeki 20-30 yıllık konut ihtiyacı nasıl planlanacak?”

 

Bunların hepsinin cevabı aslında aynı noktaya çıkıyor:

 

Planlama!

 

Fakat gelin görün ki Büyükşehir Belediyesi cephesinde bu konuda tuhaf bir sessizlik hâkim.

 

Sanki biz başka bir şehirden bahsediyoruz.

 

Sanki Diyarbakır’da kira fiyatları vatandaşın gündeminde değil.

 

Sanki gençler evlenmek için yıllarca beklemiyor.

 

Sanki dar gelirli aileler maaşlarının büyük bölümünü kiraya vermiyor.

 

Sanki nüfus artışı, göç, yeni konut ihtiyacı ve şehirleşme konusunda hiçbir problem yok!

 

Büyükşehir Belediyesi yetkilileri adeta üç maymunu oynuyor: Görmedik, duymadık, bilmiyoruz!

 

Oysa Diyarbakır’ın insanları görüyor.

 

Duyuyor.

 

Ve biliyor.

 

Sizi O Koltuklara Oturtanlar Kim?

 

Burada asıl üzerinde düşünülmesi gereken başka bir mesele daha var.

 

Bugün Diyarbakır’da Büyükşehir Belediyesini yöneten siyasi anlayışın en büyük dayanaklarından biri, ekonomik olarak zorlanan, kirada oturan, geleceğini planlamakta güçlük çeken geniş halk kitleleridir.

 

Kısacası bugün kira krizinden en fazla etkilenen vatandaş, aynı zamanda yerel yönetimlerden çözüm bekleyen vatandaştır.

 

Evladını evlendirmek isteyen baba, “Oğlumun kızımın oturacağı evi nasıl tutacağız?” diye düşünüyor.

 

Gençler “Evlensek nerede oturacağız?” diye soruyor.

 

Yeni evli çiftler daha hayatlarının başlangıcında astronomik kira bedelleriyle karşılaşıyor.

 

Asgari ücretli, emekli, dar gelirli vatandaş için ise mesele artık “iyi bir evde yaşamak” meselesi bile değil.

 

Başını sokacak makul bir ev bulabilmek meselesidir.

 

Peki bu insanlar belediyeden ne bekliyor?

 

Lütuf istemiyorlar.

 

Sadaka istemiyorlar.

 

Siyasi slogan da istemiyorlar.

 

Çözüm istiyorlar.

 

“Ceketimizi Koysak Kazanırız” Siyaseti Şehri Yönetmeye Yetmez

 

Yerel siyasette en tehlikeli anlayışlardan biri, halkın desteğini kalıcı ve garanti görmektir.

 

“Biz ne yaparsak yapalım seçmen bizi destekler.”

 

“Ceketimizi koysak kazanırız.”

 

Eğer bir siyasi anlayış gerçekten böyle düşünüyorsa, işte o zaman vatandaşın gerçek sorunları ikinci plana itilir.

 

Çünkü seçimi kazanmak ile şehri iyi yönetmek aynı şey değildir.

 

Sandıkta kazanmak başka, şehirde iz bırakmak başkadır.

 

Bir belediye başkanının başarısı yalnızca seçim gecesi aldığı oy oranıyla ölçülmez.

 

Başarı; insanların hayatını kolaylaştırıp kolaylaştırmadığıyla ölçülür.

 

Gençlerin önünü açıp açmadığıyla ölçülür.

 

Dar gelirlinin nefes almasını sağlayıp sağlamadığıyla ölçülür.

 

Konut sorununa çözüm üretip üretmediğiyle ölçülür.

 

Şehrin 10, 20, 30 yıl sonrasını planlayıp planlamadığıyla ölçülür.

 

Diyarbakır Daha Fazla Bekleyemez

 

Artık mesele “imar planı yapılacak mı, yapılmayacak mı?” noktasını aşmıştır.

 

Diyarbakır’ın buna mecburiyeti vardır.

 

Şehir büyüyor.

 

Nüfus artıyor.

 

Yeni konut ihtiyacı artıyor.

 

Kira fiyatları yükseliyor.

 

Arsa fiyatları yükseliyor.

 

Gençlerin ev sahibi olma ihtimali her geçen gün daha da zorlaşıyor.

 

Böyle bir tabloda yapılması gereken şey, günü kurtarmaya çalışmak değil; Diyarbakır’ın geleceğini planlamaktır.

 

Büyükşehir Belediyesi artık kamuoyuna açık ve net bir takvim sunmalıdır.

 

Kapsamlı ve bütünlüklü imar planı hangi aşamadadır?

 

Ne zaman tamamlanacaktır?

 

Yeni yerleşim alanları nerelerdir?

 

Konut arzını artırmak için hangi adımlar atılacaktır?

 

Dar gelirli vatandaş için hangi mekanizmalar geliştirilecektir?

 

Gençlerin konut sahibi olabilmesi için ne yapılacaktır?

 

Bütün bunların cevabını Diyarbakır halkı bilmek istiyor.

 

Çünkü verilen sözler artık hatırlatma yazılarıyla geçiştirilemeyecek kadar önemlidir.

 

Söz Verdiniz, Şimdi Sıra İcraatta

 

Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak…

 

Biz sizin verdiğiniz sözleri unutmadık.

 

Diyarbakır halkının da unuttuğunu düşünmeyin.

 

Konut ve kira krizini çözmek için kapsamlı ve bütünlüklü bir imar planı sözü verdiniz.

 

Biz de bu sözü defalarca köşemizde hatırlattık.

 

Bundan sonra da hatırlatmaya devam edeceğiz.

 

Çünkü gazeteciliğin görevi, yöneticileri alkışlamak değil; verilen sözlerin takipçisi olmaktır.

 

Diyarbakır’ın artık yeni sloganlara değil, somut adımlara ihtiyacı var.

 

Vatandaş artık “ne yapılacağını” değil, “ne zaman yapılacağını” bilmek istiyor.

 

Konut ve kira krizi üç maymunu oynayarak çözülmez.

 

Sessiz kalarak çözülmez.

 

Sorunu görmezden gelerek hiç çözülmez.

 

Diyarbakır’ın gençleri evlenmek için ev bekliyor.

 

Aileler çocuklarını evlendirmek için uygun konut bekliyor.

 

Kiracılar nefes alabilecekleri bir kira düzeni bekliyor.

 

Ve bütün Diyarbakır, yıllardır konuşulan o kapsamlı ve bütünlüklü imar planının artık masadan kalkıp sahaya inmesini bekliyor.

 

Çünkü unutulmamalıdır:

 

Seçim kazanmak bir siyasi başarı olabilir; ama insanların hayatına dokunacak bir şehir inşa etmek asıl belediyecilik başarısıdır.

 

Diyarbakır artık söz değil, icraat bekliyor.

 

Ve biz de soruyoruz:

 

Verilen imar planı sözü ne oldu?



Bu yazı 1020 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI