“Ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün!” der Rum’lu Celaleddin. Evet üzülerek söylemeliyim ki günümüzde insanlar göründükleri gibi olmuyorlar! İnsanlarla arkadaşlık yapmak isterken aklımızın ucundan bile geçiremediğimiz düzeyde hilebazlıklarla karşılaşıyoruz! Koyun postuna bürünmüş kurt misali davranıyorlar bu tür insanlar! Dikkat etmediğimiz durumlarda onarılması mümkün olmayan darbelerle boğuşup hayatımız rahatlıkla kararabilmektedir! Hele ki bu dolandırma; insanların bilgisizliğini kullanıp din duygularını istismar ederek yapılıyorsa felaket büyük olur! Özellikle dinimiz İslam’ın temel kaynağı olan Kur’an ve Allah Resulü’nün uygulamalarını bizzat kendimiz öğrenirsek üçkağıtçılara fırsat vermemiş oluruz! Şimdi bu tür insanlarla ilgili durumu anlatan şiirimle okuyucularımı baş başa bırakıyorum:
Herkes benim gibidir diye düşündüm,
Geçer akçe taklacılıkmış, yeni öğrendim!
“At taklayı, yut baklayı!” seni herkes aklar,
Taklacıları, paklasa paklasa teneşir paklar!
Karalarla beraber yanar dalkavuklar,
“Ne tas değişti ne hamam!” der atalar!
Gerekmez değiştirmek ne tası ne hamamı,
Kurtulmamız gereken asıl varlık hamamcı!
Dursa yerinde tas ve hamamın pusu!
Kurarsa hamamda hamamcı gizli bir pusu;
Ne yanar külhanda ateş, ne ısınır kazanda su!
Dökersin kafana soğuk su; köpürmez sabun,
Neden hamamda duruyor, hamamcı zebun?
Hamamcının niyeti başka;
“O çıkarı için gelir aşka!”
Sorsan hamamcıya; ”Hangi işi desen yapar!”
O, işlerden hamamcılık işine iyi “taş koyar!”
Gerekirse; ”Annesini boyar, babasına satar!”
Unutmayın, nazik ve dürüst, vicdanlı insanlar:
“Minareyi çalacak hamamcı, kılıfı da hazırlar!”
Kalın sağlıcakla!