Biz çocuklarımızın sadece başarılı olmasını istemiyoruz.
İmanlı olmasını istiyoruz.
Ahlaklı olmasını istiyoruz.
Salih bir insan olmasını istiyoruz.
Maneviyatını kaybetmemesini istiyoruz.
Anne ve babasına hürmet etmesini istiyoruz.
Büyüğüne saygı, küçüğüne sevgi göstermesini istiyoruz.
Kul hakkından korkmasını istiyoruz.
Helal kazancı önemsemesini istiyoruz.
Haksızlık karşısında susmamasını istiyoruz.
Merhametli olmasını istiyoruz.
Adaletli olmasını istiyoruz.
Kötülüğe karşı iyiliği tercih etmesini istiyoruz.
Rabbini bilen, Peygamberini seven, ailesine sahip çıkan, topluma faydalı olan imanlı ve salih bir nesil yetiştirmek istiyoruz.
Çünkü bizim meselemiz sadece çocuk büyütmek değildir.
Biz bir nesil yetiştiriyoruz.
Ve yetiştirdiğimiz nesil, yarının Türkiye’sidir.
⸻
ÇOCUKLARIMIZI SOKAKTAN KORUYORUZ, PEKİ EKRANDAN KİM KORUYACAK?
Anne ve babalar çocuklarını kötü arkadaşlardan korumaya çalışıyor.
Uyuşturucudan uzak tutmaya çalışıyor.
Şiddetten korumaya çalışıyor.
Kötü alışkanlıklardan uzaklaştırmaya çalışıyor.
Ama bazen bütün bunları yaparken başka bir gerçeği unutuyoruz:
Tehlike bazen sokağın başında değil, evimizin salonunda olabilir.
Çocuğumuzun elindeki telefonda olabilir.
Tablette olabilir.
Televizyon ekranında olabilir.
Sosyal medyada olabilir.
Ve belki de en tehlikelisi, bütün bunların “normal hayat” görüntüsü içerisinde sunulmasıdır.
Çocuk bir davranışı görüyor.
Sonra başka bir bölümde tekrar görüyor.
Başka bir dizide yine karşılaşıyor.
Sosyal medyada aynı görüntü karşısına çıkıyor.
Bir süre sonra çocuk şunu düşünmeye başlayabiliyor:
“Demek ki herkes böyle yaşıyor.”
İşte o zaman anne-babanın yıllarca verdiği değer eğitimiyle ekranın verdiği mesaj arasında büyük bir mücadele başlıyor.
REYTİNG Mİ ÖNEMLİ, NESİL Mİ?
Daha kaç aile yara alacak?
Daha kaç anne-baba evladını kaybetme korkusu yaşayacak?
Daha kaç genç yanlış örneklerin peşinden sürüklenecek?
Daha kaç kez “Çocuklarımız nereye gidiyor?” diye soracağız?
Ve daha kaç kez seyredip susacağız?
Yeter artık!
Ekranlarımızda sadece neyin izlendiğine değil, çocuklarımızın geleceğine ne bıraktığına bakmanın zamanı gelmedi mi?
Çocuklarımızı sadece dünyaya değil, hakikate de hazırlayalım.
Onlara sadece bilgi değil, ahlak verelim.
Sadece başarı değil, iman verelim.
Sadece meslek değil, sorumluluk verelim.
Sadece hayatı değil, hayatın anlamını da öğretelim.
Çünkü bu ülkenin en büyük ihtiyacı sadece başarılı gençler değildir.
Bu ülkenin en büyük ihtiyacı; imanlı, ahlaklı, maneviyatı güçlü, vicdan sahibi ve salih bir nesildir.
Ve unutmayalım:
Bir milletin gerçek zenginliği, ekranlarında kaç kişinin izlendiği değil; yetiştirdiği neslin ne kadar güzel ahlaklı olduğudur.