beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan
Bugun...


Yusuf Öztek Gazeteci-Yazar

facebook-paylas
GENÇLER EVLENEMİYORSA, BİRAZ DA AYNAYA BAKALIM!
Tarih: 26-08-2026 00:04:00 Güncelleme: 26-08-2026 00:04:00


 

 

Peygamberimiz evliliği teşvik etti, biz ise yükleri artırıyoruz

 

Gazeteci-Yazar Yusuf Öztek

 

Bugün toplum olarak aynı soruyu sık sık soruyoruz:

 

“Gençler neden evlenmiyor?”

 

Peki hiç kendimize dönüp bakıyor muyuz?

 

Gençler evlenmek istemiyor mu, yoksa biz evliliği onların ulaşamayacağı kadar mı zorlaştırıyoruz?

 

Bir anne-babaya sormak istiyorum:

 

Çocuğunuza gerçekten hayırlı bir eş mi arıyorsunuz, yoksa servet sahibi bir aile mi?

 

Çünkü bugün bir yuva kurmanın önüne sayısız şart koyuyoruz. Mehir, altın, çeyiz, başlık parası, düğün salonu, mobilya, beyaz eşya, takı merasimi…

 

Liste uzadıkça uzuyor.

 

Sonra da gençlere dönüp:

 

“Neden evlenmiyorsunuz?”

 

diye soruyoruz.

 

Belki de önce aynaya bakmamız gerekiyor.

 

PEYGAMBERİMİZ EVLİLİĞİ TEŞVİK ETTİ, BİZ İSE ZORLAŞTIRIYORUZ

 

Peygamber Efendimiz (sav), evliliği teşvik etmiş; aile kurmayı, iffeti korumayı ve hayırlı nesiller yetiştirmeyi ümmetine tavsiye etmiştir.

 

Evlilik, İslam’da sadece iki insanın aynı evde yaşaması değildir.

 

Evlilik; sorumluluktur, emanettir, huzurdur, fedakârlıktır.

 

Fakat biz bugün bu güzel sünnetin önüne öyle maddi engeller koyuyoruz ki gençler daha yuva kurmadan borcun altına giriyor.

 

Sünnet olan evliliği kolaylaştırmak yerine, gösterişi büyütüyoruz.

 

Bir düğünün nasıl olması gerektiğini konuşuyoruz ama bir yuvanın nasıl ayakta kalacağını yeterince konuşmuyoruz.

 

BİR GENÇ KIZIN DEĞERİ KAÇ GRAM ALTIN?

 

Mehir, kadının hakkıdır.

 

Bu hakkı küçümsemek de yok saymak da doğru değildir.

 

Ancak hakkı korumak başka, evliliği maddi bir yarışa dönüştürmek başkadır.

 

Bir genç kızın değeri altının gramıyla ölçülemez.

 

Bir gencin iyi bir eş olup olmayacağı da cebindeki parayla anlaşılmaz.

 

Asıl sorularımız şunlar olmalı:

 

İmanı nasıl?

Ahlakı nasıl?

Merhametli mi?

Sorumluluk sahibi mi?

Eşine sadık olacak mı?

Zor gününde ailesinin yanında duracak mı?

 

Çünkü bir yuvanın gerçek sermayesi iman, güzel ahlak, sevgi, güven ve sadakattir.

 

“EL ÂLEM NE DER?” DİYE ÇOCUKLARIMIZI BORCA SOKMAYALIM

 

Bir düğün bir gün sürer.

 

Ama o düğünün borcu yıllarca sürebilir.

 

Bir gün için tutulan gösterişli salonlar, alınan pahalı eşyalar, takılan altınlar ve yapılan gereksiz harcamalar, gençlerin evlilik hayatına borçla başlamasına neden olabiliyor.

 

Peki bütün bunları kimin için yapıyoruz?

 

Gençlerin mutluluğu için mi?

 

Yoksa “El âlem ne der?” diye mi?

 

“Düğünleri neden daha büyük olmadı?”

 

“Kaç altın takıldı?”

 

“Evin eşyaları neden daha pahalı değil?”

 

Bu soruların arasında en önemli soruyu unutuyoruz:

 

“Bu iki insan birbirine gerçekten huzur verecek mi?”

 

DÜĞÜN BİR GÜN, EVLİLİK BİR ÖMÜR!

 

Bir düğünün ihtişamı, bir evliliğin mutluluğunu garanti etmez.

 

En pahalı salon, en mutlu yuvayı kurmaz.

 

En fazla altın takılan düğün, en sağlam evliliğin göstergesi değildir.

 

Çünkü düğün bir gündür, evlilik bir ömürdür.

 

Biz gençlerimizi bir günlük düğüne değil, bir ömürlük evliliğe hazırlamalıyız.

 

Onlara sabretmeyi, affetmeyi, konuşmayı, dinlemeyi, fedakârlık yapmayı ve zor günlerde birbirinin elinden tutmayı öğretmeliyiz.

 

YUVAYI MOBİLYA DEĞİL, MERHAMET AYAKTA TUTAR

 

Bir evin eşyaları çok güzel olabilir.

 

Ama içerisinde sevgi yoksa o ev insanın ruhunu üşütür.

 

Bir sofrada nimet bol olabilir.

 

Ama huzur yoksa insan yine kendisini yalnız hisseder.

 

Bir evde kilolarca altın bulunabilir.

 

Ama güven yoksa o altın mutluluk getirmez.

 

Çünkü ev başka, yuva başkadır.

 

Ev duvarlarla yapılır.

 

Yuva ise imanla, sevgiyle, sadakatle, merhametle ve güvenle kurulur.

 

HELALİ ZORLAŞTIRIP HARAMDAN UZAK DURMALARINI BEKLEYEMEYİZ

 

Gençlerimizin haramdan uzak durmasını istiyoruz.

 

Peki helal olan evliliği kolaylaştırıyor muyuz?

 

İşte asıl mesele burada.

 

Gençlerin karşısına servet değerinde şartlar koyup sonra onların neden evlenemediğini sorgulamak bir çelişki değil midir?

 

Peygamber Efendimizin evlilik sünnetini yeniden hatırlamalıyız.

 

Evliliği bir gösteriş yarışından çıkarıp bir ibadet, sorumluluk ve huzur kapısı olarak görmeliyiz.

 

ÇOCUKLARIMIZA DÜĞÜNÜ DEĞİL, YUVAYI ÖĞRETELİM

 

Çocuklarımızı düğün salonuna hazırlıyoruz.

 

Peki onları evliliğe hazırlıyor muyuz?

 

Bir eşin nasıl sevileceğini, nasıl korunacağını, nasıl saygı gösterileceğini anlatıyor muyuz?

 

Sabır nedir?

 

Fedakârlık nedir?

 

Eşler arasında merhamet neden önemlidir?

 

Aile birliği nasıl korunur?

 

Bunları konuşuyor muyuz?

 

Yoksa bütün hazırlığımız “Kaç altın takılacak?” sorusuna mı dayanıyor?

 

Artık anlayışımızı değiştirmeliyiz.

 

BİRAZ SUSALIM, BİRAZ KENDİMİZE BAKALIM!

 

Gençleri suçlamadan önce kendimizi sorgulayalım.

 

Evliliği kolaylaştırıyor muyuz, zorlaştırıyor muyuz?

 

Gösteriş uğruna çocuklarımızı borçlandırmayalım.

 

Mehir hakkını koruyalım ama maddi bir yarışa dönüştürmeyelim.

 

Düğün yapalım ama israfa kaçmayalım.

 

Çeyiz hazırlayalım ama bunu başkalarıyla yarış hâline getirmeyelim.

 

Gençlerimize sadece ev kurmayı değil, yuva kurmayı öğretelim.

 

SON SÖZ: BİR YUVANIN EN DEĞERLİ ZİYNETİ HUZURDUR

 

Unutmayalım…

 

Bir yuvanın en değerli eşyası altın değil, huzurdur.

 

En büyük sermayesi para değil, güzel ahlaktır.

 

En sağlam duvarı beton değil, güvendir.

 

En büyük zenginliği ise sevgidir.

 

Peygamber Efendimizin evlilik sünnetini hayatımızın merkezine yeniden alalım.

 

Gösterişi değil huzuru, israfı değil bereketi, maddiyatı değil güzel ahlakı, “El âlem ne der?” anlayışını değil “Allah’ın rızası nedir?” anlayışını esas alalım.

 

Çünkü gençleri haramdan korumak istiyorsak helali zorlaştırmamalıyız.

 

Bir günlük düğün için gençlerimizin yıllarını borca mahkûm etmeyelim.

 

Çocuklarımızın düğününü değil, geleceğini düşünelim.

 

Rabbim gençlerimize Peygamber Efendimizin sünnetine uygun, imanla başlayan, sevgiyle büyüyen, merhametle güçlenen ve huzurla devam eden hayırlı yuvalar nasip etsin.

 

Âmin.



Bu yazı 1098 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI