beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan
Bugun...


​Yusuf YETİŞ

facebook-paylas
İNSAN OLMANIN YOLLARI
Tarih: 04-09-2026 00:04:00 Güncelleme: 04-09-2026 00:04:00


 

Günümüzde insan olmak, her zamankinden daha ağır ve meşakkatli bir yük hâline geldi.

 

Adeta karanlıkta çevresini aydınlatırken günden güne eriyen bir mum gibidir bu devirde insan olmak... Kendini feda etmeyi, erdemlerin ışığında usulca yanmayı gerektirir. Oysa gerçek anlamda insan olabilmek, belirli ahlaki kuralları ve vicdani değerleri hayatımıza nakşetmeden asla mümkün değildir.

 

Bu değerlerin en başında, hiç şüphesiz, empati gelir. Empati; insanın kendisini bir başkasının yerine koyabilmesi, onun acısını kendi yüreğinde hissedebilmesidir. Bir haksızlığa şahit olan insan, o haksızlığa uğrayan kişinin yerine kendini koymadığı, onun feryadını kendi vicdanında duymadığı sürece gerçek anlamda insanlığından söz edemez.

 

İnsan olmak, her şeyden önce yüksek bir erdem sahibi olmayı gerektirir. Toplumda gıptayla bakılan, parmakla gösterilen örnek bir insan olabilmektir. İnsan olmak; haksızlık karşısında dilsiz şeytan olmamayı, bir başkasının hakkı gasp edildiğinde buna göz yummamayı ve adaletin yanında durmayı gerektirir.

 

Nasıl ki bir malzeme ya da eşya kalitesi ve sağlamlığıyla öne çıkıyor, toplum tarafından da bu özellikleriyle takdir ediliyorsa; insanın değeri de karakterindeki sağlamlıkla, duruşundaki asaletle ve insanlığa kattığı iyilikle ölçülür.

 

Ne yazık ki teknolojinin baş döndürücü bir hızla ilerlediği, yapay zekânın hayatın her alanına nüfuz ettiği ve dünyanın köklü değişimlerden geçtiği bu yeni çağda, insan kalabilmek her zamankinden daha zor hâle gelmiştir.

 

Kendimizi sorgulamamız gereken en can alıcı noktalardan biri de budur. Bizler, inançlı insanlar olduğumuzu ve dilimizden değerlerimizi düşürmediğimizi söylüyoruz. Fakat yanı başımızda bir insana yapılan haksızlığı dile getirmekten, hakkı savunmaktan ve adaleti haykırmaktan çekiniyoruz.

 

Neden acaba?

 

Bu sorunun cevabını derinlemesine düşünmek ve vicdan süzgecimizden geçirmek zorundayız.

 

Toplumsal yapımızı derinlemesine incelediğimizde acı bir tabloyla karşılaşıyoruz: Komşunun komşusuyla konuşmadığı, akrabanın akrabasından yüz çevirdiği, kardeşin kardeşe yabancılaştığı, hatta bir baba ile oğulun arasına aşılmaz duvarların örüldüğü bir dönemden geçiyoruz.

 

Bu durum; insan olmaktan fersah fersah uzaklaşmanın, yozlaşmanın ve toplumsal bağlarımızı koparmanın açık bir göstergesidir.

 

Buradan tüm insanlığa seslenmek istiyorum:

 

Ne oluyor bizlere?

 

Ey insanoğlu, silkelenip kendimize gelme vakti çoktan gelmedi mi?

 

Eğer toplumdan ve birbirimizden uzaklaşırsak, insan olmanın asgari kurallarını da zamanla unutacağız. Bir araya geldiğimizde herkesin elinde birer telefon; herkes sanal dünyanın içinde kaybolmuş durumda.

 

İnsanlar ekranların soğuk ışığında, yüz yüze sohbet etmeyi; birbirlerinin gözlerinin içine bakarak gülümsemeyi, hâl hatır sormayı ve aynı sofranın etrafında gönülden muhabbet etmeyi unutuyor.

 

Teknolojiye körü körüne kapılıp giden insanlık, hızla kendi özünü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır.

 

İnsan böyle olmamalıdır.

 

İnsan; sıcak bir sohbeti, içten bir gülüşü, merhameti, vefayı ve sarsılmaz bir vicdanı elden bırakmadan, insan kalmanın yollarını aramalıdır.

 

Vakit kaybetmeden insanlığın o kadim ve asil değerlerine yeniden dönmek zorundayız. Aksi takdirde toplumsal ve ruhsal sorunların, hatta daha büyük felaketlerin ardı arkası kesilmeyecektir.

 

Gerçek insan, girdiği her ortamda kendini belli eder. Evinde, “Bu ne güzel bir insan.” dedirten; iş yerinde dürüstlüğü ve ahlakıyla örnek olan; toplum içinde adaletli duruşuyla parmakla gösterilen kişidir gerçek insan.

 

Unutmayalım ki insan olmak, sadece fiziki bir varoluş değildir. İnsan olmak; merhametle, adaletle, sevgiyle, vicdanla ve güzel ahlakla yoğrulmuş bir hayat sürmek; insanlığa değer katmak ve ardında güzel bir iz bırakabilmektir.

 

İnsan olmak zor olabilir. Fakat insan kalmak, her şeye rağmen bizim elimizdedir.

 

Saygılarımla.

 

Yusuf YETİŞ



Bu yazı 746 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI