Kürd'lere yönelik Îslamî söylemlerden biride
“Kabirde, Kürt müsün Türk müsün
sorulmayacak” söylemidir. Aslında dini kullanarak kürtleri kandırıyorlar .
Doğrudur, Kabirde Türkmüsün veya Kürtmüsün diye sorulmayacaktır. Kabirde evin var mıydı yokmuydu diye de sorulmayacaktır. Fakat evini yaparken, komşu evin arsasına tecavüz etmiş misin etmemiş misin diye hesabı sorulacaktır. Komşun aç iken tok yattın mı diye sorulacağı gibi.
Bunun gibi, Türk müsün diye sorulmayacaktır. Fakat Türk olup elinde egemenlik varken, Kürtleri sırf Kürt olduğu için, neden fıtri haklarını tahakküm altına alıp küçümsediniz diye hesap sorulacaktır.
Çünkü madem cahiliye taassubunu islam yasaklamış, onu tekrar diriltip, uygulayanın hesabı elbette sorulacaktır.
Aynen öylede, madem Türklük ve Kürtlük önemli değildir. Ve kabirde veya mahkemeyi kübrada sorulmayacak, Anayasanın 66.maddesinde herkes Türk sayılıyor.
Bu yüzyıllık sürenin yarısı kadar da herkes Kürt sayılsın. Bu düşünceyi kesinlikle yanlış buluyorum. Gaye, mevcut yanlışlığı ortaya koymak içindir. İkinci resmi dil, Kürtçe olsun. Nasıl olsa kabirde bundan sorulmayacaktır.
Veya madem Türkün Türkçesi Ve Kürdün Kürtçesi kabirde önemli değildir. O halde, ha Türkçe eğitim-öğretim yapılmış ha Kürtçe eğitim-öğretim yapılmış farketmez. Eğitimin hangi dil ile yapıldığı önemli değilse, o dilde hak ve hakikat mi anlatıldı, yoksa milliyeti bir şahısta putlaştırarak anlatıldı mı diye hesabı sorulacaktır.
Hatta Allahın yarattığı bir millete ikram edilen dili, neden kendinizi ilah yerine koyarak yasaklayıp, engellediğinizin hesabı muhakkak sorulacaktır.
Hem bu kadar resmi kurum ve TSK’ların isimlerinin ilk kelimesi Türk diye başlıyor; Türk Tabipler Birliği, Türk Ticaret, Türk Telekomünikasyon vs. Kürdistan bölgesinde de bazı kurumların, Tv lerin önüne de Kürd kelimesi gelse ne olur, nasıl olsa Kürt ve Türk’ten, kabirde sorulmayacaktır.
İşte bu soruyu, egemen olan Türk resmi zihniyetine önce bir sormak gerekiyor. Veya Kabirde milliyeti sorulmaz diyen resmi sistem sözcüleri, önce bu sistemi milliyetçilikten arındırmaları lazım ki, Kürtlere söyleyecek sözleri olsun.
Veya dünyada o kadar milletlerin kendi dilleri ile eğitim yapılıyor, madem kabirde sorulmayacak, bütün dünya milletlerine şu teklifi götürelim; “Eğitim-öğretim dilinizi dünyada yaygın olan İngilizce veya dinimizin dili olan Arapça yapılsın.” Denilse, başta Türkler ve Türk resmi sistemi kabul edecekmi?
Doğru olan, milletler ne dillerini ne milliyetlerini terk etsin, başka milletleri baskı altında tutmayıp, kendi kültürünü dayatmasın yeter.
Çünkü Allah, milletleri ve kavimleri Hucurât Suresi 13. ayette, dilleri ve renkleri ise Rûm Suresi 22. ayette kendi kudretinin ve hikmetinin birer delili olarak zikrediyorsa, bunların boşuna yaratılmış farklılıklar olmadığı açıktır.
Adamların kabristanına bakın türk bayraklarıyla donatılmış. Türklük nasıl işleniliyor.
