Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinde artık kaç temel atıldığına değil, atılan temellerin sonrasında ne olduğuna bakmanın zamanı geldi.
Çünkü temel atmak kolay.
Fotoğraf vermek kolay.
Dört ayda tamamlanacak demek de kolay.
Asıl mesele o fotoğraf çekildikten sonra başlıyor.
Mahabad Kadın Yaşam Merkezi'nin temeli 24 Şubat 2026'da atıldı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi de merkezin dört ay içerisinde tamamlanarak hizmete açılmasının planlandığını açıkladı.
Dört ay geçti.
Haziran geçti.
Temmuz geçti.
Ağustos geçti.
Eylülün ortasını da geçtik.
Merkez hala açılmadı.
24 Ağustos'ta Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak şantiyeyi ziyaret ettiğinde de inşaat devam ediyordu.
O halde artık “çalışmalar devam ediyor” demek yetmez.
Neden devam ediyor?
Dört aylık takvim neye göre açıklandı?
Gecikme ne zaman fark edildi?
Yükleniciye ne işlem yapıldı?
Süre uzatımı verildi mi?
Yeni bitiş tarihi ne?
Bunlar cevap bekleyen sorular.
Ama benim Fen İşleriyle ilgili asıl merak ettiğim başka bir mesele daha var.
Bu şantiye gerçekten nasıl denetlendi?
Ben bu şantiyeye defalarca gittim.
Temel atıldıktan sonra prefabrik parçaların şantiyeye getirilip burada birleştirildiğini gördüm.
Temelde kullanılan demirlerden arta kalanların ve başka inşaat malzemelerinin ise şantiyenin karşı tarafındaki kaldırıma ve yolun bir bölümüne taşacak şekilde bırakıldığını da gördüm.
Hem de birkaç günlüğüne değil.
Aylarca.
Şimdi burada durup düşünmek gerekiyor.
Bir yüklenici, vatandaşın yürümek için kullandığı kaldırımı ve yolun bir bölümünü aylarca nasıl şantiye malzemelerinin bırakıldığı bir alana çevirebilir?
Peki o kaldırımdan geçen vatandaşın güvenliği ne olacak?
Yaşlısı var.
Çocuğu var.
Engellisi var.
Gece oradan geçen insan var.
Kaldırım vatandaşın güvenli şekilde yürümesi için ayrılmış bir alan değil mi?
Yoksa şantiyenin bedava deposu mu?
Benim Fen İşlerine asıl sorum burada başlıyor.
Siz aylarca bunu görmediniz mi?
Görmediyseniz nasıl denetim yaptınız?
Gördüyseniz neden kaldırtmadınız?
Tutanak tuttuysanız neden gereğini yaptırmadınız?
Yükleniciyi uyardıysanız neden malzemeler orada kalmaya devam etti?
Çünkü burada “tutanak tuttuk” demek bana göre yeterli bir cevap değildir.
Tutanak vatandaşın önündeki demiri kaldırmıyor.
Tutanak kaldırımı güvenli hale getirmiyor.
Tutanak yol üzerindeki tehlikeyi ortadan kaldırmıyor.
Tutanağın anlamı, gereğini yaptırabiliyorsanız vardır.
Bir belediye işi verdiği yükleniciye “bu malzemeleri buradan kaldır” diyemiyorsa burada başka bir sorun vardır.
Diyor ama kaldırtamıyorsa yine sorun vardır.
Hiç demiyorsa zaten daha büyük bir sorun vardır.
Hangisi?
Fen İşleri bunu açıklamalı.
Çünkü belediyenin kendi mevzuatında, ihalesi yapılan işlerin uygulamaya geçirilmesi ve kontrollük hizmetlerinin yapılması Fen İşlerinin görevleri arasında sayılıyor.
Yani kimse Fen İşlerinden fazladan bir iyilik istemiyor.
Görevini yapmasını istiyor.
Şantiye alanının içinde yüklenici ne yapıyorsa yapsın anlayışı olamaz.
Şantiyenin dışına çıkıp vatandaşın kaldırımını ve yolu kullanmaya başladığı anda kamu idaresinin orada olması gerekir.
Üstelik mesele yalnızca görüntü kirliliği değil.
Mesele can güvenliği.
İnşaat demirinden söz ediyoruz.
İnşaat malzemesinden söz ediyoruz.
Yayaların kullandığı kaldırımdan söz ediyoruz.
Böyle bir yerde denetimin amacı, bir insan zarar gördükten sonra tutanak hazırlamak değildir.
İnsan zarar görmeden önce o tehlikeyi ortadan kaldırmaktır.
Denetim dediğiniz şey budur.
Ben şimdi Fen İşleri Dairesi Başkanlığından çok açık birkaç cevap bekliyorum:
Mahabad Kadın Yaşam Merkezi şantiyesi kaç kez denetlendi?
Kaldırım ve yol üzerindeki inşaat malzemeleriyle ilgili kaç işlem yapıldı?
Tutanak tutulduysa hangi tarihlerde tutuldu?
Yükleniciye bunları kaldırması için süre verildi mi?
Verildiyse neden aylarca kaldırılmadı?
Ve dört ay içerisinde tamamlanacağı açıklanan proje neden hala bitmedi?
Bunların cevabı birkaç belgeyle verilebilir.
Verilsin.
Çünkü kamu yönetiminde “biz işlem yaptık” demek yetmez.
Sonuç nerede?
Kaldırım işgal edilmişse kaldırtacaksınız.
Tehlike varsa ortadan kaldırtacaksınız.
Yüklenici uymuyorsa gereğini yapacaksınız.
İş gecikiyorsa nedenini soracaksınız.
Kamuoyuna dört aylık bir takvim açıkladıysanız ve o takvim tutmadıysa çıkıp nedenini açıklayacaksınız.
Bunlar olağanüstü başarılar değil.
Bunlar zaten Fen İşlerinin işi.
Diyarbakır'ın artık sadece kaç temel atıldığını değil, atılan temellerin arkasında ne kadar durulduğunu da bilmesi gerekiyor.
Çünkü belediyecilik sosyal medya paylaşımıyla değil, sokaktaki sonuçla ölçülür.
Bir tarafta dört ayda tamamlanması planlanan ama yedi aya yaklaşmasına rağmen bitmeyen bir proje...
Diğer tarafta aylarca kaldırım ve yolun bir bölümünde kalan şantiye malzemeleri...
Ortada ise cevap bekleyen çok basit bir soru:
Fen İşleri bütün bunlar olurken neredeydi?
Denetlediyseniz neden sonuç alamadınız?
Denetlemediyseniz zaten neden oradasınız?
Fen İşlerinin görevi olup biteni seyretmek değil, sahaya hakim olmaktır.
Sahaya hakim değilseniz de kusura bakmayın, vatandaşın şu soruyu sorması kaçınılmazdır:
Fen İşleri mi, Seyir İşleri mi?