|
Tweet |
Mehmet Zeki Özer
Selam ve dua ile sohbetine başlayan Eyüphan Kaya, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından bu yılın Mevlid-i Nebi yılı ilan edilmesi dolayısıyla Veda Hutbesi temalı sohbetler gerçekleştirdiğini ifade etti.
Kaya, “İlçe Müftümüz Sacit Emiri hocama bana bu fırsatı verdiği için müteşekkirim, Allah kendisinden razı olsun” dedi.
“İman ettim demekle iş bitmiyor”
İnsanların inanç açısından iki kısma ayrıldığını belirten Kaya, “Bir kısmı ehl-i iman, bir kısmı ehl-i davettir. Ehl-i iman, bir disiplin içinde imanını korumaya çalışırken, diğer kısmının ne zaman iman edeceğini bilemiyoruz” ifadelerini kullandı.
Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin “Kafire kem gözle bakma, iman üzere ölmeyeceği ne malum?” sözünü hatırlatan Kaya, bunun karşılığında kişinin kendi imanını da koruması gerektiğini söyledi.
“Bir defa ‘İman ettim’ demekle iş bitmiyor. İmanını korumak için daima havf ve rica arasında bir disiplin içinde yaşamak lazım” diye konuştu.
“İnsan aklıyla dünya idare edilemez”
2018 yılında Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleştirilen BM Güvenlik Kongresi’ne katıldığını anlatan Kaya, burada yaptığı konuşmadan örnek verdi.
Kaya, “İlk gün birçok kişi konuştu ama hiçbiri Allah ve Resulümden bahsetmedi. İkinci gün ben söz aldım ve dedim ki: İnsan aklıyla dünya idare edilemez. Yüce Allah 124 bin peygamber, 313 resul ve 5 ulül azm peygamber göndererek yaşamanın yolunu bize göstermiştir. Ancak dünden beri bu müktesebattan bahseden olmadı” ifadelerini aktardı.
Kaya, konuşmasının ardından Umman’dan gelen bir profesörün “İşte aradığınız değer budur, hocamın bu teklifini deklarasyona yazın” dediğini belirtti.
“Veda Hutbesi bir vasiyetname hükmündedir”
Hz. Muhammed’in (sav) Veda Hutbesi’ni ölümünün yaklaştığını hissettiği bir dönemde irad ettiğini belirten Kaya, bunun bazı işaretlerle anlaşıldığını söyledi.
Kaya, “O yıl arz hadisesi iki defa gerçekleşmiştir. Ramazan ayında Cibril-i Emin ile karşılıklı Kur’an mukabelesi yapılmıştır. Cibril’in tekrar istemesi üzerine Peygamberimiz bunun vefatına işaret olduğunu ifade etmiştir” dedi.
Nasr Suresi’nin nazil olmasıyla birlikte Peygamberimizin istiğfar ve tesbihi artırdığını anlatan Kaya, Hz. Fatıma’ya da yakında vefat edeceğini söylediğini aktardı.
632 yılında Arafat’ta yüz bini aşkın sahabeye hitap eden Hz. Muhammed’in (sav), “Sözümü iyi dinleyin, burada olanlar olmayanlara iletsin, umulur ki onlar daha iyi anlarlar. Seneye burada buluşacağımızı sanmıyorum” buyurduğunu hatırlatan Kaya, “Bu üç tespiti bir arada düşündüğümüz zaman Veda Hutbesi aynı zamanda insanlar için bir vasiyetname hükmündedir” dedi.
Kaya, “Allah razı olsun ki sahabeler iyi dinlediler, not aldılar ve bize ulaştırdılar. Bugün biz de Veda Hutbesi’ni konuşuyoruz. 8 Mart gününün Dünya Veda Hutbesi Günü olarak değerlendirilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.
“Can, mal ve namus dokunulmazdır”
Veda Hutbesi’nin temel mesajlarına değinen Kaya, “Cuma ve Arife gününün mukaddes olduğu gibi, Mekke’nin mukaddes olduğu gibi; can, mal ve namusumuz da mukaddes değerlerdir ve dokunulmazdır” dedi.
Kaya, “Can, mal ve namusun güvende olmadığı bir toplumda huzur olmaz” ifadelerini kullandı.
Faiz konusuna da değinen Kaya, “Faizin her türlüsü kaldırılmıştır. Faiz ile muamele etmek Allah’a ve Resulü’ne savaş açmakla eşdeğer bir günahtır. Faiz, milyonların cebinden paraları toplayıp zenginlerin kasasına bırakan bir sistemdir. İnsanlık bir an önce bu sistemden kurtulmalıdır” şeklinde konuştu.
“Erkekler kadınlara hizmetkârdır, kıymetini bilene”
Kadın hakları konusunda Veda Hutbesi’nin önemli mesajlar içerdiğini belirten Kaya, şöyle konuştu:
“Peygamberimiz kadın hakları konusunda bizi uyarmıştır. Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Erkek; barınma, giyinme, yiyecek ve içecek konusunda eşinin ihtiyacını karşılamakla yükümlüdür. Kadın da kocasına ihanet etmemekle, iffetini korumakla yükümlüdür.”
Kaya, “Görüyorsunuz erkekler kadınlara aynı zamanda rençber durumundadır, kıymetini bilene” dedi.
Aile yapısının korunmasının önemine dikkat çeken Kaya, “Kadın hevesine yenik düşüp sokağa düşerse ev annesiz kalır, aile yapımız bozulur. Maalesef şu anda olan budur” ifadelerini kullandı.
“Hz. Hacer’in değeri kadına verilen önemin göstergesidir”
Hac ibadetindeki Safa-Merve arasında yapılan sa’y uygulamasına değinen Kaya, “O koşuşturma Hz. Hacer’in telaşla koştuğu yerdir. Hacer bir kadın, bir zenci ve bir cariyedir. Yüce Allah onu taklit etmeyi haccın bir vecibesi haline getirmiştir. Daha nasıl kadına değer verilsin?” dedi.
Hz. Hacer’in teslimiyetinden örnek veren Kaya, “Hz. İbrahim onu sahrada bırakınca ‘Bu senin tercihin mi, Allah’ın emri mi?’ diye sormuş, Allah’ın emri olduğunu öğrenince ‘Öyleyse Rabbim beni korur’ demiştir” ifadelerini kullandı.
“Üstünlük ancak takvadadır”
Irkçılığın yanlışlığına da değinen Kaya, “Ne Arab’ın Aceme, ne de Acem’in Arap’a üstünlüğü vardır. Üstünlük ancak takvadadır. Hepimiz Âdem’in çocuklarıyız, Âdem de topraktandır” dedi.
Kaya, beyaz tenli bir kişinin siyahi bir insana bakışı üzerinden verdiği örnekte, “Boya da Allah’ın, boyacı da Allah’ın” mesajını aktardı.
Selman-ı Farisi’nin “Ben İslam’ın oğlu Selman’ım” sözünü hatırlatan Kaya, Hz. Ömer’in de “Ben Selman’ın kardeşi Ömer’im” dediğini aktararak birlik ve kardeşlik vurgusu yaptı.
“Kur’an’ın öğretmeni Peygamberimizdir”
“Size Kur’an ve sünnet bırakıyorum” hadisini değerlendiren Kaya, Kur’an’ın anlaşılması ve yaşanmasında sünnetin önemine dikkat çekti.
Kaya, “Hafızlarımıza minnettarız. Allah onların vasıtasıyla Kur’an-ı Kerim’i muhafaza ediyor. İlk hafız-ı Kur’an Resul-i Ekrem’dir” dedi.
“Peygamberimizin hayatı, Kur’an’ın yaşama modellenmiş halidir. Peygamberi devre dışı bırakarak İslam’ı yaşayamayız” ifadelerini kullanan Kaya, şunları söyledi:
“Kur’an-ı Kerim neyi yapmamız gerektiğini emreder, Peygamberimiz nasıl yapacağımızı gösterir. Sünnet, İslam’da yasa ve yönetmelik gibidir. Üstad Bediüzzaman’ın dediği gibi; öğretmeni olmayan kitap, kâğıttan ibarettir. Kur’an’ın öğretmeni ve mübeyyini Peygamberimizdir.”
Kimya öğretmenliği yaptığı dönemi örnek veren Kaya, “Hiçbir kimya öğretmeni öğrencisine ‘Al kitabı, git deney yap’ demez. Kitapla beraber başında durur ve rehberlik eder. Peygamberimiz de bizim için böyle bir örnektir” dedi.
“Cennete gidenler camiye gelenlerdendir”
Konuşmasının sonunda Kelime-i Tevhid’in “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resulullah” olduğunu hatırlatan Kaya, cemaatin anne babalarına, ailelerine ve öğretmenlerine dua etti.
“Cennetin yolu camiden geçer” ifadesini değerlendiren Kaya, “Biz her camiye gelen cennete gidiyor demiyoruz. Ama unutmayın, cennete gidenler camiye gelenlerdendir. Yani doğru adrestesiniz” diyerek sohbetini tamamladı.