|
Tweet |
Taşkın Çulcu Özel
ÖNDER Diyarbakır İmam Hatipliler Derneği Denetim Kurulu Üyesi Eyüphan Kaya, Karaköprü ilçesindeki Cevheri Kültür Merkezi bünyesinde hizmet veren kütüphanede öğrencilerle buluştu.
Selam ve dua ile konuşmasına başlayan Kaya, İslam'ın ilk emrinin "Oku" olduğunu hatırlatarak, okumaya ve yazmaya önem veren bir dinin mensupları olmanın büyük bir nimet olduğunu ifade etti.
"Ne mutlu bize ki okumaya ve yazmaya önem veren bir dinin mensuplarıyız. Kütüphaneye gelen ya okuyor ya da yazıyor. Dolayısıyla doğru bir adrestesiniz. Medeni insanların doğru adreslerinden biri de kütüphanelerdir. Allah sizlerden, anne babalarınızdan ve muallimlerinizden razı olsun." diyen Kaya, kütüphanelerin ilim, irfan ve medeniyetin geliştiği mekânlar olduğunu söyledi.
Sohbetinin ana temasını Veda Hutbesi üzerine kuran Kaya, Hz. Muhammed'in (sav) hutbede kullandığı hitap şekillerine dikkat çekerek, "Peygamber Efendimiz Veda Hutbesi'nde üç defa 'Ey ashabım', iki defa 'Ey ehl-i iman' ve yedi defa da 'Ey insanlar' diye seslenmiştir. Bu da gösteriyor ki Veda Hutbesi'nin mesajları sadece Müslümanlara değil, bütün insanlığa yöneliktir." dedi.
İnsanların inanç bakımından "ehl-i iman" ve "ehl-i davet" olmak üzere iki gruba ayrıldığını belirten Kaya, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin, "Kâfire kem gözle bakma, iman üzere ölmeyeceği ne malûm?" sözünü hatırlatarak, müminlerin imanlarını koruyabilmek için havf ve reca dengesi içerisinde yaşamaları gerektiğini vurguladı.
Hz. Muhammed'in (sav) Veda Hutbesi'ni irad ettiği dönemde yaklaşan vefatına işaret eden gelişmelere değinen Kaya, Cebrail (as) ile gerçekleştirilen "Arz" hadisesi ile Nasr Suresi'nin nüzulünün bunun önemli işaretlerinden olduğunu söyledi.
Veda Hutbesi'nin Hicri 10. yılın Zilhicce ayının dokuzuncu gününde yüz bini aşkın sahabeye hitaben irad edildiğini hatırlatan Kaya, Peygamber Efendimizin, "Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyin... Seneye burada buluşacağımızı sanmıyorum." sözlerinin, hutbenin ümmete bırakılmış bir vasiyet niteliği taşıdığını ifade etti.
Sahabenin hutbeyi büyük bir titizlikle muhafaza ederek sonraki nesillere ulaştırdığını belirten Kaya, "Bugün Veda Hutbesi'ni konuşabiliyorsak bunu o kutlu nesle borçluyuz." dedi.
Kaya ayrıca, Veda Hutbesi'nin irad edildiği 8 Mart tarihinin "Dünya Veda Hutbesi Günü" olarak değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Veda Hutbesi'nin temel mesajlarına değinen Kaya, Cuma günü, Arefe günü ve Mekke'nin kutsallığı gibi insanın canı, malı ve namusunun da dokunulmaz olduğunu belirterek, "Canın, malın ve namusun güvence altında olmadığı toplumlarda huzurdan söz edilemez." ifadelerini kullandı.
Hz. Ömer döneminden örnekler paylaşan Kaya, merhamet, güven ve verilen söze sadakatin İslam toplumunun temel değerleri arasında bulunduğunu söyledi.
Veda Hutbesi'nin temel mesajlarına değinen Kaya, Cuma günü, Arefe günü ve Mekke'nin kutsallığı gibi insanın canı, malı ve namusunun da dokunulmaz olduğunu belirterek, "Canın, malın ve namusun güvence altında olmadığı toplumlarda huzurdan söz edilemez." ifadelerini kullandı.
Hz. Ömer döneminden örnekler paylaşan Kaya, merhamet, güven ve verilen söze sadakatin İslam toplumunun temel değerleri arasında bulunduğunu söyledi.
Irkçılığın İslam'da kesin olarak reddedildiğini vurgulayan Kaya, Veda Hutbesi'nde yer alan, "Arab'ın Acem'e, Acem'in Arab'a, beyazın siyaha, siyahın beyaza üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvadadır." ilkesini hatırlattı.
Selman-ı Farisi'nin, "Ben İslam'ın oğlu Selman'ım." sözü ile Hz. Ömer'in, "Ben de Selman'ın kardeşi Ömer'im." ifadesini örnek gösteren Kaya, İslam kardeşliğinin ırk ve soy üstünlüğünü ortadan kaldıran en güzel örneklerden biri olduğunu ifade etti.
Hz. Peygamber'in, "Size Kur'an ve Sünnet bırakıyorum." hadisini değerlendiren Kaya, Kur'an-ı Kerim'in doğru anlaşılmasının sünnetten bağımsız düşünülemeyeceğini belirtti.
Hafızların Kur'an'ın muhafazasındaki önemine dikkat çeken Kaya, "Kur'an neyi yapacağımızı emreder, Peygamberimiz ise onu nasıl yapacağımızı gösterir." diyerek sünnetin Kur'an'ın hayata yansımış hali olduğunu ifade etti.
Kimya öğretmenliği yaptığı yıllardan örnek veren Kaya, "Hiçbir öğretmen öğrencisine yalnızca kitabı verip deney yapmasını istemez. Başında durur ve rehberlik eder. Peygamber Efendimiz de ümmeti için en büyük rehberdir." dedi.
Faiz sistemi eleştirisi Konuşmasında faizin her türlüsünün yasaklandığını hatırlatan Kaya, faiz sisteminin gelir dağılımındaki adaletsizliği derinleştirdiğini belirterek, "Faiz adeta bir elektrik süpürgesi gibi milyonların cebindeki parayı çekip zenginlerin kasasına aktarıyor. İnsanlığın bu sistemden kurtulması gerekiyor." diye konuştu. ### Gençlere gelecek mesajı Sohbetinin sonunda gençlere seslenen Kaya, kendi gençlik yıllarında dini hassasiyetler nedeniyle önemli zorluklar yaşadıklarını belirterek, Türkiye'nin geleceğine olan güvenini dile getirdi. "Belki sizlere arzu ettiğimiz ölçüde güzel bir dünya bırakamadık. Ancak bizim gençliğimiz oldukça sıkıntılı geçti. Besmele çekmenin bile bazı çevrelerde sakıncalı görüldüğü dönemleri yaşadık. Ülkemiz büyük bir potansiyele sahip. Kanaatim odur ki önümüzdeki 3-5 yıl içerisinde sizler devletin farklı kademelerinde önemli görevler üstleneceksiniz." diyen Kaya'nın konuşması öğrenciler tarafından ilgiyle takip edildi. Program, yapılan dua ile sona erdi.