beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan
Bugun...


Devran Sinanoğlu

facebook-paylas
SİYASET İNSAN YÖNETME SANATIDIR
Tarih: 24-09-2026 00:01:00 Güncelleme: 24-09-2026 00:01:00


 

Siyaset; yalnızca parti kurmak, bir partiye girmek, örgütlenmek, seçim kazanmak, milletvekili olmak, hükümete gelmek, makam ve söz sahibi olmak ya da bir yönetim koltuğuna oturmak değildir. Siyasetin özünde insanı sevmek, gönüllere girmek, insanı anlamak, onlara yardımcı olmak, toplumu tanımak ve farklı düşüncelere sahip insanları ortak bir hedef etrafında buluşturma sanatıdır. Yani temsil ettiğiniz fikir şemsiyesi altında bir araya getirmektir. Bu nedenle siyasetin merkezinde her zaman insan ve fikir vardır.

Bir siyasetçinin veya politikacının elindeki en büyük güç; sahip olduğu unvan, para, şan, şöhret, makam veya imkânlar değil. Toplumun kendisine duyduğu güvendir. Güven ise söylemlerden ziyade, davranışlarla, eylemlerle, ahlakla, nezaketle, dürüstlükle kazanılır. Verilen sözlerin arkasında durmak, adaletten ayrılmamak, şefaf olmak, eleştiriye açık olmak ve sizin gibi düşünmeyenlere tahammül göstermek siyasetin temel sorumlulukları arasındadır ve olmazsa olmazlarındandır. 

İnsan yönetmek; insanları kontrol etmek, kendi düşüncelerini empoze etmek, sevdiğiniz rengi ona sevdirmek değildir. İnsan yönetmek; insanların beklentilerini dinleyebilmek, kaygılarını anlayabilmek, farklılıklarını bir zenginlik olarak görebilmek ve ortak aklı ortaya çıkarabilmektir. Çünkü toplumlar tek bir kişinin aklıyla değil, farklı insanların düşüncelerinin bir araya gelmesiyle gelişir ve kalkınırlar. 

Siyasetçi, kendisini toplumun üzerinde gören kişi değil; toplumun hizmetinde olduğunu bilen kişidir.
Makamlar geçicidir. Koltuklar değişir. Görevler sona erer. Ancak geride bırakılan güven, gönüllere girmek, adalet duygusu ve insanlara verilen değer, yani insanlığınız kalıcıdır.

Ötekileştiren, küçümseyen, kibirlenen, kaus çıkaran, düşmanlaştıran ve sürekli çatışma üreten bir siyaset anlayışı toplumsal bağları zayıflatır. Buna karşılık dinleyen, uzlaştıran, farklı fikirleri aynı masada buluşturan ve ortak faydayı gözeten siyaset, toplumun birlikte hareket etme kapasitesini güçlendirir. Buna "İnsan Yönetme Sanatı" denir. Çünkü siyaset yalnızca konuşma sanatı değil, aynı zamanda dinleme sanatıdır da. 

Siyasetçi her şeyi bilen kişi değildir. Aksine, bilmediğini kabul edebilen, farklı konularda farklı kişilerden yararlanabilen, farklı görüşleri dinleyebilen ve gerektiğinde kendi düşüncesini yeniden değerlendirebilen kişidir.
Burada istişare kültürü büyük önem taşır. Devlet yönetiminde ve siyasette ortak akıl ne kadar güçlü olursa, alınan kararların toplumsal karşılığı da o ölçüde güçlenir. Çünkü toplumun sorunları masa başında tek bir bakış açısıyla değil, hayatın içinden gelen farklı tecrübelerle daha doğru anlaşılabilir.

Gerçek siyaset, makamla değil ahlakla; güçle değil güvenle; sloganla değil hizmetle anlam kazanır. Sonuçta siyaset insan yönetme sanatıdır. Fakat bu sanatın en önemli kuralı şudur: İnsanı yönetmek isteyen önce kendisini yönetmeyi öğrenmelidir.
Öfkesini, hırsını, egosunu ve makam tutkusunu yönetemeyen bir kişinin topluma sağlıklı bir yön vermesi mümkün değildir. Çünkü siyasetin gerçek ölçüsü, koltuğa oturmak değil; koltuktan kalkıldığında arkanızda nasıl bir insanlık ve hizmet mirası bıraktığındır.



Bu yazı 81 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI